Siyaset başta olmak üzer insanların emek vererek varmak istediği, büyük bedeller ödeyerek elde etmek istediği şeyler niçindir?

İnsanlar neden bir eve, bir vatana sahip olmak isterler?

Sosyal alanda insanlar neden;

 Aileye,

Dostlara,

 Akrabalara,

Vatandaşlara ihtiyaç duyar?

Hayat mücadelesinde insanlar neden kaybetmek yerine hep kazanmak için çabalar?

Bütün bu çabaların nedeni insanca yaşamak için değil mi?

Kim olursa olsun,

Hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun,

Nerede yaşamak istiyorsa istesin,

Neye sahip olmak istiyorsa istesin eğer bir insanın, bir politik hareketin, bir örgütün, bir ülke yönetiminin hedefi insana hizmet ve yaşamı sürdürmek değil ise bu hareketin kendini kontrol etmesi gerekiyor. Çünkü bulunduğu yol yanlıştır.

İnsanların mutluluğunu hedeflemeyen

İnsanların rahat yaşamasını hedeflemeyen

İnsanların onurlu bir yaşam sürmesini hedeflemeyen

İnsanların özgürlüğünü hedeflemeyen ve bütün bularlar birlikte insanların yaşam hakkını korumayan ve hedeflemeyen hiçbir çalışma istediği sonuca ulaşamaz.

Bu nedenle insanlar için mücadele ettiklerini belirten bütün hareketlerin, bütün oluşumların, bütün ülkelerin liderleri icraatlarını gözden geçirmek durumunda olmalıdırlar. Yaptıkların ile istediklerini belirttikleri işler birbirine uyuyor mu, uymuyor mu diye?

Son dönemde ülkemizde yaşanan durumu göz önünde bulundurduğumuzda yaşadığımız olumsuz gelişmelerin yukarıdaki durumla özdeşleşip özdeşlemediğini de anlamak mümkün.

2015 yılının Nisan, Mayıs aylarından başlayarak olup bitenleri bir film gibi hatırlamaya başlayalım. Olup bitenlerin bu ülkeye, bu vatandaşlara, bu yönetime, bu siyasal partilere bir yarar getirdiğini söyleyebilecek kimse var mı?

Bu algılarımızın insanlarımıza, ülkemize, ilişkilerimize zarar verdiğini bir bütün olarak ne zaman anlayacağımızı merak ediyoruz doğrusu.

Sorunların çözümü noktasında ortaya konulan çekişmeler nedeniyle kentlerimiz savaş alanına döndü. Her gün kentlerimizin ortasında, insanlarımızın birlikte bulundukları alanlarda bombalar patlamaya başladı.

Kent merkezlerinde patlatılan bu bombaların insanları yok ettiğini

Kent merkezlerinde süren çatışmaların yaşam hakkını ortadan kaldırdığını

Kentlerde süren silahlı ve bombalı çatışmaların kentleri yok ettiğini ve hiçbir derde derman olmadığını acaba ne zaman anlayacağız?

Bombayı bulan

Silahı bulan

Gücü bulan

Bunu göstermek için elindeki silahı hiç çekinmeden kullanıyor, patlatıyor.

Hedefler ortaya konulurken de her şey insan için, her şey kutsal yaşam hakkı için deniliyor.

Madem öyle o zaman bunca silah neden insanların içinde yaşamlarını yok edecek şekilde patlıyor?

Silahı olan, silah kullanan herkesten talep silah kullanımının durdurulmasıdır.

Çünkü silahlar konuştuğunda insanlar susmak zorunda kalıyor.

Çünkü silahlar konuştuğunda sorunlar çözülmüyor aksine daha da büyüyor.

Çünkü silahlar konuştuğunda kin ve nefret tohumları daha da çoğalıyor.

Bu nedenle silahlar susmalı ve insanlar sorunları konuşarak çözmelidirler.

Ancak bu taleplerin dinlenmemesi durumunda bari insanlık onuru için ve yaşam hakkının korunması amacı ile kent merkezlerini bu silahlardan ve patlamalardan uzak tutulması değerlendirilmelidir. Çünkü vicdan sahibi insanlar olarak bu ortamı oluşturan zeminin bir an önce ortadan kaldırılmasının ve ülkemiz sorunlarının siyaset mekanizması ile çözümlenmesinin herkes için en mantıklı yol olduğuna inanıyoruz. Kent merkezlerinde patlayan her bombanın, atılan her top ve tüfeğin insan ve yaşam hakkını yok ettiğini, kentleri bile yok ettiğini anlamak gerekiyor.

Önce insan önce yaşam hakkı denildiğinde silahların bu seçenekleri ortadan kaldırdığını kabul etmek gerekiyor. Şehirlere ve insanların yaşam alanına yayılan çatışmalar halka zarar verir ve halka zarar veren her adım barış politikalarına da zarar verir.