Yeni bir öğretim yılı daha başlarken ana babalar da çocuklarının başarılı olması için en az çocukları kadar yorulacakları günler de başlamış oluyor. İyi okul, iyi öğretmen arayışlarıyla birlikte dershane ve özel öğretmen endişesi de birlikte kendini hissettirmeye başladı.
Şüphesiz ki çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamada yukarıda saydıklarımızın önemi yadsınamaz. Ancak her şeyin bunlarla bitmeyeceği de muhakkaktır. Çocuklarımızın iyi bir lise ve iyi bir üniversite kazanması için gösterdiğimiz çabayı iyi bir insan, iyi bir aile reisi ve iyi bir anne olmaları için de göstermemiz gerekir. Onlara sadece iyi para getiren bir meslek seçmelerini değil, kendilerinin ve kendileri ile birlikte aile ve toplumlarını mutlu kılacak meslekleri seçmelerini de sağlamak zorundayız.
Bu amaçla çocuklarımızın hem ders başarılarını artırmak hem de mutlu birer birey olmalarına katkı sağlayacak birkaç öneriyi sizlerle paylaşmak istedim. Prof. Dr. Haluk Yavuzer’ in Çocuk Eğitimi El Kitabından derlediğim önerilerle sizleri baş başa bırakmak istiyorum.
Ödev Yapmada Çocuğa Yardım Etmeli miyim?
1-Çocuk kendi görevleriyle baş başa kalmalıdır. Onun görevini üstlenip, sorununu çözmeye kalkışan anne ya da baba, yaşam boyu böyle bir angajman (bağlantı) altına girmiş olur. Bu nedenle çocuk dersini çalışırken ebeveynden aynı masayı paylaşmaması beklenir. Ancak anlaşılmayan sorular için çocuk ebeveynine başvurabilmelidir. Ödevini yapmadığı zaman çocuk kendi sorununu öğretmeni karşısında kendi başına çözebilme yollarını bulmalıdır.
Çok Çalışmak mı, Etkili ve Verimli Çalışmak mı?
2- Başarıda önemli bir faktör çok çalışmak değil etkili ve verimli çalışmaktır. Bu nedenle çocuğa zamanı iyi kullanmasını ve yönetebilmesini öğretin. Programını öyle yapsın ki ders çalışmanın yanı sıra bir spor ya da müzik etkinliğine zamanı kalsın, tüm gününü masa başında verimsiz bir şekilde geçirmesi yerine, aktif katılımıyla ya da pasif izleyici olarak değerlendireceği bir programı (basketbol oynama, tiyatro izleme gibi) destekleyin. Burada önemli olan çocuğun derse ve ders dışı faaliyetlere yeterince, uygun bir zaman ayırabilmesidir.
Önce Ders Sonra Televizyon
3-Eğer çalışma davranışının sıklığı artırılmak isteniyorsa, çalışma, hoşlanılan ve sık yapılan bir başka etkinlikten önceye alınır. Bu kurala göre çocuğun hoşlandığı işi yapabilmesi için önce belirli bir miktarda ders çalışması gerekecektir. Örneğin, televizyon seyretmekten hoşlanıyor ve her akşam belirli bir süre TV seyrediyorsa kendisi için şöyle bir kural koyabilir:” her gece televizyon seyretmeden önce şu kadar sayfa bitmeden televizyon seyretmemek “ gibi. Böylece çocuk belli bir süre ders çalışmayı planlamış olacaktır.
Başarısızlık Yoktur, Öğrenilecek Dersler Vardır
4- Başarıda ölçü başkaları değil, bireyin kendisidir. Doğru olan başkalarıyla yarışmak yerine bireyin kendisiyle yarışmasıdır. Eğer çocuk bugün, düne oranla olumlu bir değişim göstermişse bu başarı sayılmalıdır. Anne –baba şunu akıldan çıkarmamalıdır:”Başarısızlık” diye bir şey yoktur. Yalnızca “öğrenilecek dersler “ vardır. Büyüme, bir bilgi kazanma, deneme-yanılma, cesaret gerektiren deneyimler sürecidir. Başarısızlıkla sonuçlanan girişimler de, o son başarıyı getiren hamle kadar değerli ve katkılıdır. Bu nedenle çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın. Rekabeti, çocuğun kendi potansiyelinin tavanında performans göstermesini sürdürmenin bir yolu olarak görün. Çocuğun başarısı elinden gelenin en iyisini yapmaktan kaynaklanmaktadır.
Beklentileriniz Gerçekçi Olsun
5- Çocuğunuzu iyi tanıyarak “beklenti düzeyinizi” gerçekçi kılabilirsiniz. Aksi taktirde sizin hayal gücünüze, kapasitesini bilmediğiniz çocuğunuzu sığdırmaya çalışmanız kimseye yarar sağlamaz. Ebeveynin “yüksek beklentisi” çocuğun cesaretini kırar. Ebeveyni hayal kırıklığına uğratma telaşı ise çocukta başarısızlık kaygısına neden olabilir.
Başkalarıyla Kıyaslamak Yerine Destek Olmak
6- Çocuğa yapabileceğiniz en büyük yardım ilgi ve yetenekleri doğrultusunda onu yönlendirmek, ihtiyacı olan desteği (özel öğretmen, kurs v.s) ona sağlamak, sorununu çözmede yardımcı olmaktır. Çocuğu, başarılı kardeş ve arkadaşlarıyla kıyaslamak, aşağılamak, yarar yerine zarar getirir.
Çocuğu Olduğu Gibi Görmek
7- Bütün bu bilgilerin ışığında; çocuğunuzu olduğu gibi, kendisi olarak görmeyi öğrenin. Kapasitesine ve bireysel özelliklerine en uygun öğretim yöntemini (altını çizerek, anlatarak,veya özetleyerek çalışma gibi) seçmesi konusunda onu destekleyin.
Çocuğu Kendinizle Kıyaslamayın
8- Anne ve baba olarak geçmiş okul yaşantınızdaki başarılarınızı çocuğunuzun tekrarlamasını beklemek ya da elde edemediklerinizi çocuklarınızı zorlayarak elde etmeye çalışmak, sadece kendinizi tatmin etmekten öte bir işe yaramaz.
Gelecek yazımızda çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimize yönelik önerilerimiz olacak.
Next