20 Aralık 2008 tarihinde “başka bir dünya mümkün” şiarı ile kurulan Mezopotamya Sosyal formu ilk etkinliğini 26–30 Eylül tarihleri arasında Diyarbakır’da başlatıyor. Hazırlık çalışmalarını aylardır sürdüren form aktivistleri nihayet start için döğmeye başlayacakları tarihe ulaşmayı başardılar.

 Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ırkçılık, milliyetçilik,  sömürgecilik, militarizm, kapitalizm gibi toplumsal çürüme biçimlerinin ortaya çıkmasını İnsanın insanla demokratik olmayan ilişkisi sonucuna,   devasa barajlar yapılmasını, genetiği değiştirilmiş gıda maddeleri üretilmesini, küresel ısınmayla sonuçlanan üretim modelleri kullanılmasını ve doğal dengenin bozulmasını ise İnsanın doğa ile demokratik olmayan ilişkisinin sonucuna bağlıyan Mezopotamya sosyal formu kurucuları bu ilişkilerin düzeltilmesi durumunda başka bir dünyanın mümkün olduğu tezini savunuyorlar.

İnsanın doğa üzerindeki egemenliğine;Çoğunluğun azınlık, beyazın siyah, erkeğin kadın, büyüğün küçük üzerindeki tahakkümüne;Başta halkların sömürüsü olmak üzere tüm sömürü biçimlerine;Yoksulluğu bir kader, sosyal adaleti sadece sistemin güvenliği için bir araç olarak gören anlayışa;İnsanı ihtiyacı kadar üretime teşvik etmeyip aksine çılgın bir tüketimi kışkırtan, kârı merkezine koyup insan ve doğayı hiçe sayan kapitalist sisteme; Daralan pazar paylarını artırmak, yeni pazarlar bulmak, piyasaya hareketlilik getirmek ve kapitalist sistemin krizini aşmak için başlatılan tahakküm savaşlarına;Sistemi korumak ve süreklileştirmek amacıyla geliştirilen tüm iktidar biçimlerine;Toplumu tepeden tırnağa kuşatan militarizme karşı mücadele etmeyi benimseyen form aktivistleri; Üretilen ekonomik değerlerin sosyal adalet içinde herkesle eşit bir şekilde paylaşılmasını;Her kesimin kendisini yaşatıp geliştirmesi için ifade ve örgütlenme özgürlüğünü;Tarihsel, kültürel, sosyal ve doğal varlıkların korunarak gelecek kuşaklara taşınmasını;Her bireyin ve her grubun sosyal, siyasal, kültürel, dinsel, cinsel tercih ve değerlerini yaşamasını, yaşatmasını ve sahip çıkabilmesini; İktidar yapılanmaları tarafından değişik toplumsal kesimlerin varlık nedenleri olarak gördükleri değerlerine yönelik doğrudan ya da dolaylı bir şekilde gerçekleştirilen saldırılara karşı demokratik ve meşru nitelik arz eden savunma tarzını farklı biçim ve araçlarla yürütmesini;Savaşlara karşı çıkmayı, barış için mücadele etmeyi ve vicdani reddi;Ekolojik dengenin korunmasını temel alarak her türlü yeraltı ve yerüstü zenginlikler ile kültürel varlıkların getirisi olan değerlerin öncelikle yerelde tutulması, bundan kaynaklanan getirinin yerelde kullanılmasını;Ekonomik ve sosyal değerlerin adil paylaşımını; engelli, çocuk, yaşlı, işsiz, yoksul gibi yaşamlarını güçlükle sürdüren dezavantajlı kesimlere yönelik sosyal politikaları ve sosyal adaleti savunmayı hak olarak gördüklerini ifade ediyorlar.

Form ilkeliri ise şu şekilde belirlenmiş;

1-MSF sadece bir etkinlik değil, yeni liberal politikalara, ayrımcılığa, savaşa, cinsiyetçiliğe, her türlü tahakküm ilişkisine karşı eleştirel bir duruşa sahip olan tüm toplumsal hareketleri ve bireyleri buluşturmayı hedefleyen politik bir süreçtir.

2-MSF, katılımcı örgüt ve hareketlerin eylemliliklerini yerelden ulusal düzeye taşımalarını, küresel bağlamda aktif katılımı amaçlamalarını ve dayanışma içinde yeni bir dünya yaratmak adına denemekte oldukları değişim getirici pratiklerini küresel gündeme oturtmalarını teşvik eden bir süreçtir.

3-MSF, çoğulculuğu ve çeşitliliği barındıran merkeziyetçilikten uzak, katılımcıların görüşlerini özgürce ifade edebileceği, şiddeti içermeyen toplumsal faaliyet tarzlarını ve ayrımcılığa uğrayan birey ve gruplara karşı pozitif tutumu benimser.

4-MSF sadece protestolarla sınırlı olmayıp, toplumsal hareketlerin ve bireylerin, deneyimlerini paylaşacakları, eğitici etkinlikler düzenleyecekleri, dayanışma ağları kuracakları, ortak mücadele takvimleri oluşturacakları ve birlikte ütopyalar, alternatifler geliştirecekleri bir zemin olmayı amaçlar.

5-Bu zeminde ayrımcılığa uğrayan tüm çevrelerin seslerini duyurmaları için olanaklar yaratılması temel hedefler arasındadır.

6-MSF, bireylerin ve grupların katılımını garanti altına alan şeffaf ve demokratik bir süreçtir.*MSF süreci içinde kararlar, oy çokluğuyla değil, mutabakata dayalı olarak alınır.*MSF bölgesel, ulusal, uluslar arası düzeyde tüm toplumsal hareketlerin temsilcisi olma iddiasında değildir.

7-MSF bir örgüt, bir kampanya, bir ittifak veya federatif bir yapı değildir.

Bu anlayış ve ilkeler doğrultusunda çalışmalarını yürüten Mezopotamya Sosyal formu ortadoğunun ilk forumunu Diyarbakır’da başlatıyor. 

Forumda buluşmak üzere…