Bu gün iki farklı kurumdan söz etmek istiyorum. Ancak isim vermemek gerekiyor. Çünkü biri mahkemelik olmuş durumda. İkincisi ise şimdi değil ama ileride isim vererekten bir yazı daha yazacağımdan şimdilik es geçiyorum ama şimdilik.

Birinci kurumdan başlayalım. Çalışan yetkililerinden biri şehrimize tayin ile gelmiş bir kişi. Yetkisi gereğince harcama kalemlerini inceler ve rakamların kabarık olduğunu görür. Bir kalem var ki zaten evlere şenlik. Lokanta masrafları bile fatura edilmiş alınan malzeme olarak. Adam idealist. Devlet malı=yetim malı ki öyledir de zaten. Sorumlu kişiye bu durumu sorar. Ancak hakarete uğrar. Kurumun başındaki zevatın odasında da tartışma sürer ve saldırıya uğrar. Kendini çok iyi koruyabileceği bir eğitim almasına rağmen şiddete başvurmaz. Ancak kurumun en tepesindeki kişi bile kendisinden yana tavır sergileyeceği yerde bu kişiye çıkışır. Saldırıya uğrayan bu kişiye, saldıran kişiyi gaza getirmek, tahrik etmekle suçlar. Aradan birkaç gün geçer ve idealist memur yasal işlem başlatır. Niçin ilk gün polise bildirmedin diye sorulur kendisine. Şok olduğunu, böylesi bir durum ile ilk defa karşılaştığını söyler.

Şehrimize yabancı insanlara böyle davranırsak bu tüm Batman’ı lekeler. Adam harcama kalemlerinde oynama yapmışsa (ki bunu bağımsız yargı kararı ile görmeden bir şey diyemeyiz) neyse cezası çeksin.

Batman Valisi idealist bir insan. Haluk İmga’dan sonra şehrimize gelen en kararlı ve dürüst Vali profilini çiziyor. Kendisine bu köşeden selam ve bayram tebriğimizi gönderir, bahse konu kurum ile ilgili bir araştırma yapmasını tavsiye ederiz. Kurumun ismi bizde saklı. Ancak küçük bir araştırma sonucu sanırım öğrenebilir. Kurumdaki aksaklıkları zaman zaman yazılarımızda dile getirdik ve sanırım bu söz bunun için ideal bir anlam taşıyor: Temizlik imandandır.

Gelelim ikinci kuruma. Bu bir Banka. Banka müdürleri nasıl olur? Kibar, beyefendi. Ancak gördüğüm banka müdürü kibarlık ve beyefendilik konusunda bir hayli eksik. Banka müdürü değil de bir zamanların Topkapı seyahat firmalarından birinde yolcuları çekmeye çalışan çığırtkan sanırsın. Kaba-saba bir tip. Televizyonlarda gördüğümüz o centilmen banka müdürü prototipi nerede, bu nerede? Sordum esnafa, tanıyanlara. Dediler ki sana özel bir uygulama değil bunun ki. Adamın yaradılışı böyleymiş. Yapma ya ? Ne zamandan beri saygısızlık ve kabalık insanın en saf hali olan Yaradılışa bağlanıyor. Bakalım orada bir Ordu Komutanı veya Vali olsaydı sözüm ona yaradılışına bağlı kaba olan bu banka müdürü yine öyle alaylı ve kaba konuşmalarını sürdürecek miydi? Kesinlikle hayır. Bu kişiyi şimdilik deşifre etmeyeceğim. Ancak zaman zaman yolumuzun düştüğü, vatandaşın işini gördüğü bu banka ve kahramanımız tarzını değiştirmezse o zaman gereğini yapacağım. Adını yazacak, genel merkezine de bu durum ile ilgili şikayetimizi dile getireceğim. Hayatın merkezinde insan vardır. İnsana saygı yoksa, banka genel merkezlerinin bir ton para verip de cicili bicili reklam yapmasına da gerek yok, kandırmasınlar vatandaşı. Reklamlarda güler yüzlü, çalışkan göstereceksin ancak uygulamada tam tersi. Her şeyden önce bankanızın imajını zedeler bu kişiler