“Yağınca tufan şeklinde yağar” derler ya bizde de durum buna benziyor.2014 yılı seçim yılı. Bir yandan Mahalli idareler seçimleri hazırlıkları, bir yönden de meslek odalarının seçimleri hummalı bir şekilde sürüyor.

Malum herkesin gözü Belediye ve İl Genel Meclisi adaylarında olunca bu arada süresi gelip kongresini yapacak olan odaların çalışmaları da arada kaynıyor.

Oysa oda seçimleri oldukça önemli. Hem sivil toplum örgütleri olarak tanımladığımız dernek ve oluşumların hem de meslek odalarının yöneticileri tabanlarının sesi ve hak savunucusu ve de temsilcileri olacaklarından, önümüzdeki süreçte nelerin öncelikli yapılacağını belirleyecek olan kişiler olacak.

Bu da önümüzdeki iki yıl boyunca kentte izlenecek öncelikle politikaların neler olacağını belirleyecek.

Hal böyle olunca doğal olarak seçilecek kişi ve yönetimlerin ya da başkan ve yöneticilerin liyakat sahibi olmaları ve tabanın desteğini almaları zorunluluk arz ediyor.

Mesele bununla bitmiyor. Meslek odaları ve Sivil Toplum Örgütleri toplumun tabanındaki demokrasi organları olarak da önemlidir. Buralarda birebir demokratik kuralları oturtamazsak ve savunamazsak ortaya çıkan temsilliyet tabanın temsilliyeti olmaz ve doğaldır ki ortaya çift başlı bir anlayış çıkacak. Baş bir yana gövde bir yana savrulacak. Demokrasiyi oturtmak ve doğru temsiliyeti yakalamak için tabanın söz ve karar sahibi olduğu ancak çalışmaları kural ve ilkelerin belirlediği bir yönetim anlayışını hakim kılmak gerekiyor. Bunun ne demek olduğunu biraz daha açalım.

Odalar ve Sivil toplum örgütlerinin yeni yönetim ve yönetici adayları seçilmeleri durumunda nasıl bir çalışma planı ile ve hangi ilkelere göre hareket edeceklerini tabanlarına seçimlerden önce izah etmeliler. Yoksa demokrasinin temelini oluşturan bu organlar kafa kol ilişkilerine göre yeniden dizayn edilirse korkarız ki ne tabanlarının ve üyelerinin isteklerine cevap verecekler, ne de toplumsal konularda yeterli duyarlılık sahibi olacaklardır. Kimin kafasına göre seçilmişlerse ve kim kollarından tutmuşsa onun yönlendirmeleri ile hareket edecek hale geleceklerdir ki bu da eğer taban veya üyelerin istekleri ile uyuşmuyorsa o oda veya sivil toplum örgütünün sadece yönetim kademesinin kendini temsil etmesine neden olacak. Yani tabanla bir alakası olmayacak. Sözlerinin ve yaptırımlarının bir önemi olmayacak. Daha doğrusu seçilmiş olsa bile bir kıymeti harbiyeleri olmayacaktır. İki kişiyi bir araya getirmekte zorlanacaklardır.

Durum böyle olunca oda yönetimleri seçilirken

1-     Tabanını veya üye profilini ve meslek grubunu temsil edebilen yönetici ve yönetimler seçilmelidir

2-     Seçimler yapılırken tabanın nabzı iyi algılanmalı çoğunluğun istediği adayların seçilmesine özen gösterilmelidir

3-     Seçilen kişilerin hem kendi meslek gruplarını veya üye tabanlarını temsil edecek yeterli mesleki tecrübe ve bilgiye sahip olmalı hem de temsilliyet kabiliyeti ve sorunlarını ifade edebilme yeteneğine sahip olmalıdır.

4-     Seçilen kişilerin uzlaşma kültürüne sahip olması ve kapsayıcı olmalarına önem verilmelidir

5-     Tabanın veya üyelerin kafasını karıştıracak fikirlerden kaçınılmalı tabana doğru temelde bilgiler aktarılmalıdır

6-     Adaylar veya listeler kesinlikle kafa kol ilişkilerine göre düzenlenmemelidir. Adayların kime yakın olmasına göre değil hangi adayın tabanı iyi temsil ettiğine bakılmalıdır.

7-     Demokratik kural ve kriterler herkes için eşit şekilde uygulanmalı ve asla demokratik ilkelerden taviz verilmemelidir.

Kural ve maddeleri artırmak mümkün ancak sanırız bu kadarı da yeterli bir fikir oluşturur. Bu veya benzeri kriterlere uyulmadığı zaman seçimlerde sorunların yaşandığını tabanın veya üyelerin birlik ve beraberlik sembolü olan yönetimlerin taraf haline geldiği ve odaların üye tabanı içerisinde bölünmelerin olduğunu yeni küskünlerin yaratıldığını biliyoruz.

Nereden biliyoruz?

BATSO seçimlerinde biliyoruz mesela.

Sözü yerinde söyle demiri tavında döv demişler. Bu nedenle biz sözümüzü hatırlatıyoruz.

İş ehline ve liyakat sahibi olana verilmelidir ki istenen sonuçlar alınabilsin. İlkelerle gelen ilkeli iş yapar kafa kol ile gelen sadece kafaya iş yapar. Dileriz oda seçimleri herkesin uzlaştığı ve iyi bir temsilliyet ve liyakat örneğinin verildiği bir sonuçla sonuçlanır.