MEMLEKETİN GÜNDEMİ VARSA

BENİM DE KÖŞEM VAR

Değerli Batman Çağdaş okurları, bundan sonra her pazartesi bu köşeden Batman´ın ve de Türkiye´nin haftaya iz bıraktırdıkları gelişmeleri penceremden sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Ayrıca siz değerli okurların görüşlerini de Çağdaş okurlarıyla paylaşmaya çalışıp, sizin merak edip öğrenmek istediğiniz (ekonomi, siyasi, sağlık v.b.) konuların cevaplarını siz değerli okuyucular için konunun uzmanlarından öğrenip sizlere cevap vermeye çalışacağım. Ayrıca köşemde her haftanın enlerini gerekçeleriyle birlikte sizlere duyurmaya çalışacağım. Umarım bu köşeden faydalanıp feyiz alırsınız…

 

***********************

Haftanın anlamlı (!) mizahı:

Kürt ailelerinin çok çocuklu olması,  bazı Türk kardeşlerimizin gelecekte ülkenin Kürtlerin eline geçeceği kaygısını uyandırması haftanın anlamlı (!) mizahı olmayı hak etmiştir.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi´nde gazeteci Abbas Güçlü´nün, verdiği Araştırmacı Gazetecilik dersinde Anayasa değişikliği tartışması esnasında son sınıf öğrencisi olan geleceğin gazetecilerinden(!) bir Bayan Türk arkadaşımın şu görüşleri: “Biz Türkler, siz Kürtlerin çok çocuk yapmasından çok çekiniyoruz; çünkü çok çocuk yapmanızın altındaki asıl düşünceniz nüfus çoğunluğuyla ülkeyi ele geçirmenizdir” şeklindeki görüşünü dile getirmesi ülkenin durumunu ve geleceğini gözler önüne seriyor. Gerçi genç gazeteci arkadaşım ve Türk kardeşlerim bu kaygıyı üzerlerinden atabilirler artık; çünkü başbakan Erdoğan da, bunun farkına varmış ki(!) önlem amacıyla: Türk kardeşlerimize de en az üç çocuk yapın önerisinde bulunuyor…

 

 

*****************

Haftanın Gözdesi:

Arif Arslan-Reşat Yiğiz ikilisi

İlk haftada gazetemizin yazı işleri müdürü Arif Arslan ve başarılı muhabiri Reşat Yiğiz´i haftanın gözdesi seçmemin gerekçesi; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Konrad Adenauer Stiftung´un ortaklaşa düzenlediği 2009 ´Yerel gazetecilik ödülleri´ yarışmasında birincilik ödüllerini almaları. Arif Arslan, haber dalında; Reşat Yiğiz ise fotoğraf dalında aldıkları ödüllerle köşemin bu haftaki gözdeleri oldular. Kendilerini kutlar, başarılarının devamını dilerim…

Haftanın Kara Tahtası:

Geçen hafta Batman´da olaysız sona eren ve sağduyunun galip geldiği Newroz sonrasında Vali Ahmet Turhan´ın; “Şenlikte destek gördüğümüz” dediği Newroz tertip komitesine Emniyet Müdürlüğü´nün soruşturma açması tertip komitesini şaşırttı. Ve böylece bu talihsiz durum haftamızın kara tahtasında yerini almış oldu.

 

Öğrenmekte Yarar Var

Millet vekillerimizden M.Emin Ekmen´in iş talebi ve diğer gerekçelerle günde ortalama 60 kişi tarafından arandığını.. Her gün 30-40 kişinin de mecliste kendisini ziyaret ettiğini, bu arayan ve ziyaret edenlerin çoğunun iş talebinde bulunduğunu biliyor muydunuz? Geri kalan diğer hemşerilerimizin ise özellikle bürokraside işini çözemeyenlerin olduğunu. Ayrıca BDP milletvekilleriyle sürekli irtibat halinde olduğu özellikle de vekillerimizden A. Akat Ata ile taş atan çocuklar ve diğer durumlar için görüşmelerde bulunduğunu vekilimiz Sayın Ekmen´den öğrendim, bunları bilmeyenler de böylece benden öğrenmiş oldu.

*****************

Sizden Gelenler:

Bu hafta, Ankara Üniversitesi Psikoloji bölümünde okuyan ´´Tuba İzmir´´ adlı öğrencimizin başörtüsü yasağıyla ilgili anlamlı görüşünü sizlerle paylaşıyorum:

       “Doğasında özgürlüğü barındıranlar hiçbir zaman insani değerlerin kısıtlanması karşısında boyun eğmemişlerdir. Onurluca yaşamak da bu değil midir zaten. Özgürce düşünmek ve akabinde özgürce davranabilmek.
       ilkokul sıralarından şimdiye kadar hep bize özgürlüğümüzün sınırının bir başkasının özgürlüğünün başladığı yer olduğu öğretildi. Peki niye ´´Baş Örtüsü´´ sorunu adı altında bir özgürlük kısıtlanması yapılıyor ki? Baş örtüsünün yasaklanıp, bayan öğrencilerin okul kapılarından geri gönderilmesi bir hakkın ihlalini teşkil etmiyor mu sizce, hem de en temel haklardan olan eğitim hakkının? Bu yasağın gerekçesi olarak da sözüm ona medenileşmenin gösterilmesi de apayrı bir konu.. Bu yasağı getirenler kendi düşüncelerini dikte ederek öyle yaşamamızı dayatıyorlar.Ya düşüncelerindeki çelişkilerin farkında değiller ya da bizleri koyun zannediyorlar. Ama ne biz koyunuz ne de onlar çoban. Zamanı geldiğinde onlar da yaptıklarının ne kadar utanç verici bir hata olduğunu anlayacaklardır; ancak tarih acımayacaktır onlara ve bu ayıbın utancıyla yaşamaya mahkum edecektir onları… Dilerim Medenileşmeyle Demokratikleşme arasındaki  güçlü bağ koparılmaz ve de insanlar Medenileşme adı altı zulme uğramaz…”   Bu konuda ne güzel de söylemiş Üstad Mehmet Akif:

Bacımın örtüsü batmışsa zalimin gözüne,

Billah acırım tükürüğe, tükürsem yüzüne,

Medeni olmak açmaksa bedeni,

Desenize hayvanlar bizden daha medeni…

 

 

Haftanın Sözü:

Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür. (Schiller)