Mazlum Der tarafından dün basın mensuplarına gönderilen mail de Dernek Genel Başkan Yardımcısı Av. Emrullah BEYTAR tarafından TCK ’nın 309. madde, Anayasa’yı İhlal suçu, CMK 250. maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet başsavcılığına yapılan başvuru ile Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ ile Dursun ÇİÇEK (Subay) hakkında suç duyurusunda bulunduğu açıklandı.
Dava gerekçesinin kaynağı Taraf gazetesinde yayınlanan haber. “Gazeteye konu haberin dayanak gösterildiği Genelkurmay hareket başkanlığı için ’Kurmay Kıdemli Albay’ unvanlı bir subay tarafından hazırlanmış ’İrticayla Mücadele Eylem Planı’ adlı rapor doğru olması halinde( Taraf gazetesinin 12.06.2009 tarihli nüshada eylem planın altında kıdemli albayın isim ve imzası bulunmaktadır) şüphelilerin TCK’nın 309. maddesinde tanımı yapılmış bulunan anayasayı ihlal sucunu işledikleri Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarından açıkça anlaşılmaktadır. Zira TCK’nin 309. maddenin 1 fıkrasında cebir ve şiddet kullanarak T.C Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenlerin ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası ile cezalandırılacağı kanun koyucu tarafından çok açık ifadelerle amir hüküm haline getirilmiştir.” Denilmektedir.
Açıklanan adı geçen belgeye göre AKP içinde bulunan ajanlar harekete geçirilerek partide bölünme havası yaratılacak, ışık evlerine operasyon düzenlenecek,Ergenekon davası sanıklarının irtica ile mücadele ettikler için tutuklandıkları açıklanacak türünden söylemlerle eylem planı hayata geçirilecek.
Biz bu konunun detayları ile ilgilenmeyeceğiz. İrtica ile mücadele kapsamında bir adım atılacaksa bu kadar uzun uzadıya planlar hazırlamaya gerek yok. Anayasa mahkemesinin AKP’nin kapatılması istemi ile açılan davada vermiş olduğu karar sonucunda ortaya çıkan manzara zaten pek parlak bir resim değildi. Parti kapatılmamış ama oyların çoğunluğu ile çok temiz olmadığı da ortaya çıkmıştı.
Hatırlarsak Umut kitapevine bombalı saldırı yapılmış ve failler halk tarafından olay yerinde yakalanmıştı. O dönemin “iyi çocukları” yargılanırken ilgili Cumhuriyet savcısı da görevinin gereklerini yerine getirmeye çalışmıştı. Davalar davaları izledi ve sonuçta karşılaşılan manzara Genelkurmay başkanının “tanırım iyi çocuktur” dediği muhterem kollanırken davayı açan savcı hem görevinden alındı hem de meslekten ihraç edildi.
Şimdi bombalı bir saldırı olayı ile ilgili genelkurmay başkanının “iyi çocuklarına” dava açtığı için meslekten men edilen savcıların bulunduğu bir ülkede hangi Cumhuriyet savcısının Genelkurmay başkanı hakkında hem de doğruluğu ispatlanmayan bir konu ile ilgili olarak dava açacağını gerçekten merak ediyorum.
“Genelkurmay hareket başkanlığı için hazırlanmış ’İrticayla Mücadele Eylem Planı’ adlı rapordan dolayı Şüphelilerden İlker BAŞBUĞ’un kurumun en üst ve sorumlu bürokratı olduğundan, diğer sanığın ise bizatihi eylem planını hazırlamış olduğundan dolayı haklarında soruşturma açılması hukukun üstünlüğü ilkesinin zorunlu bir gereğidir. Çünkü hukukun üstünlüğü ilkesinin en temel özelliklerinden birisi sistemdeki her karanlık noktaya ulaşıp o noktayı aydınlatmak olarak kabul görülmüştür” denilen dava dilekçesinde belirtilen hukukun üstünlüğü belirlemesinin ülkemizde her zaman işlemediği bilinmektedir.
Mazlum Der gibi tecrübeli bir kurumun bu konuda kesin bir sonuca gidilmeden iddiaların doğruluğu durumunda geçerli olacak bir konuda aceleci davranmasını doğrusu pek anlaşılır değil.
Hukukun üstünlüğü konusuna bütün insan Hakları savunucularının ve hukukçuların tavizsiz yaklaşmaları gerekliliği bir zorunluluktur. Hele hele halkın büyük bir bölümünün desteğini alarak iktidara gelmiş bir parti hakkında olsun ya da başka bir parti hakkında olsun birilerinin senaryolar hazırlayarak yasadışı girişimlerde bulunması kabul edilecek bir durum değildir. Gerekçe ne olursa olsun bunun yargısal denetimle sonuçlandırılması demokrasinin vazgeçilmez temel unsurudur.
Ancak bu temel unsuru yani hukukun üstünlüğü konusunu savunurken kesinleşmeyen bir konuda başka bir hukuk ihlali yapmaktan da uzak durmak gerekmektedir diye düşünüyoruz.Bırakalım başsavcılığın dava açmasını dilerim dava açanlar hakkında da bir dava açılmaz!
Next