Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin Erbil kentinde 15-17 tarihlerinde gerçekleşmesi beklenen Kürt Ulusal Konferansı 25 Kasım'a ertelendi. Böylece iki kezdir belirlenen tarihte konferans gerçekleştirilememektedir.
Daha evvel yapılan çalışmalar neticesinde konferansın 24-26 Ağustos tarihleri arasında yapılacağı açıklanmıştı. Hazırlıklar devam etmiş ve toplantıya çağrılacak olan delegelerin belirlenmesi ve çağrının gerçekleştirilmesi için görüşmeler gerçekleştirilmişti. Ancak bu toplantılar sonucunda hazırlık yapan heyet toplantının ertelendiği açıklamasında bulundu. Ardından yeni toplantı tarihi olarak 15-17 Eylül günleri belirlendi.
Toplantı hazırlıklarını aralıksız sürdüren konferans hazırlık komitesi son olarak saad Abdullah kongre salonunda bir toplantı gerçekleştirdi. Hazırlık Komitesi toplantısının ardından yapılan açıklamada, IKBY'de 21 Eylül'de yapılacak milletvekili seçimleri nedeniyle Ulusal Konferansın 25 Kasım'a ertelendiği ifade edildi.
Peki, konferansın ertelenmesindeki temel sebebin bu olduğuna inanalım mı?
Bize göre açıklanan gerekçe ne bizi ne de Kürt kamuoyunu tatmin etmiştir.
Neden?
Çünkü Irak Kürdistan’ında seçimlerin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı belirlenen konferans toplantı tarihlerinden önce net ve kesin olarak bilinmekteydi. Bu bilgilere rağmen toplantının Ağustos ayında yapılması için karar alınmıştı ancak bu toplantı ertelendi. Ardından belirlenen tarih de bu gerçekler bilinerek belirlenmişti ama her nedense bu toplantı gerçekleştirilemedi ve yeniden ertelendi.
Kürt konferansının toplanmaması için birçok devletin ve karıştırıcı gücün etkin faaliyetler içerisinde bulunduğunu tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Ancak bu konferans Kürtlerin kendi aralarında yapacakları ve belki de ilk kez genel katılımla önümüzdeki sürecin belirleneceği bir toplantı olacak. Bu nedenle büyük önemi bulunmakta. Kürt parti liderleri ve Kürt siyasetinin etkin isimlerinin tamamı bunu çok iyi bilmektedirler.
Yapılacak olan milletvekili seçimlerinde Kürdistan parlamentosu için 111 üye seçilecek. Bunlardan 11 tanesi azınlıklar ve gayri Müslimler için ayrılmış durumda geri kalan 100 milletvekili ise Kürt partileri arasından seçilecek. KYP, GORAN ve KDP etkin olan partiler. Bağımsızlar, PÇDK ve İslami partiler de parlamentoya milletvekili seçtirme mücadelesi verecekler ve 22 Eylülde yeni parlamento belirlenmiş olacak. Sonucun bugünden pek farklı olmayacağı bilinen bir durum. GORAN hareketinin başarılı olup olmayacağı yani gücünü artırıp artırmadığını seçimden sonra göreceğiz. Ancak sonuç ne olursa olsun bu sonucun konferansa olan yansımasının alınacak olan kararlara üzerinde ertelemeyi sağlayacak kadar büyük etkiye sahip olacağını düşünmek gerçekçi bir yaklaşım olmaz bizce.
Ancak bundan daha önemli olan şey hangi güçlerin konferansın ertelenmesi için etkin olduğu gerçeği olacak. Şimdi olasılıkları inceleyebiliriz.
Neçirvan Berzani Temmuz sonunda Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirerek Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Başbakan Erdoğan ile görüşmüştü. Görüşmede Kürt konferansı ve Kürdistan seçimleri başta olmak üzere birçok konunun ele alındığı biliniyor.
KCK’da yapılan yönetim değişikliğinden sonra Murat Karayılan’ın yerine Cemil Bayık seçildikten sonra Kürdistan Parlamentosundan bir heyet Kandil’e çıkarak yeni yönetimi kutladı. Bu kutlama açık bir şekilde gerçekleştirilen toplantı oldu. Bu durum aslında aradaki buzların erimesi için atılan adımlardan birisi olarak da görülmelidir.
Bu gelişmelere rağmen konferans hazırlık komitesi çalışmalarına aralıksız devam etti ve konferansa kaç kişinin katılacağının belirlenmesine kadar bir dizi belirleme yaptı.
Ancak ne hikmetse son anda alınan kararla konferans ertelendi.
Peki, 25 Kasıma kadar ne olabilir?
Kürdistan seçimlerinde parlamentonun yeni yapısı belirlenecek ve güçler dengesi üzerinden yeni delege sayısı ve yaklaşımı belirlenebilir.
Suriye’deki durum netleşebilir ve Rojavan’ın konumu netlik kazanabilir.Bu durumda Rojava yüksek konseyindeki dengeler doğrultusunda ve yeni pozisyona göre karar belirlenebilir.
Türkiye’nin açılımları ortaya çıkar ve PKK ile sürdürülen görüşmelerin seyri belirlenebilir. Bu durumda PKK’nın yeni stratejisi üzerinden konferans kararlarına bir yön verilebilir.
Suriye ve Türkiye’deki Kürtlerin durumu biraz daha netleşeceğinden İran ile izlenecek politika da daha belirgin hale gelebilir.
Bütün bunların bir-iki ay içerisinde belirleneceğini hesaba katarsak konferansın daha sağlıklı kararlar alması için ertelenmesi yerinde bir karar olarak görülmektedir.
Bütün bunlara rağmen erteleme kararında dünya siyasetinde etkin olan güçlerin etkili olmuş olabileceğini de hesap dışı bırakmamak gerekiyor. Bu dönemde kimin hangi adımları atacağı ve nasıl sonuçlar doğacağını görüp öyle kararlar alınması daha mantıklı görülmüş olabilir. ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin Kürt konferansına duyarsız kalmalarını beklemek mantıklı olmaz değil mi?
Her şeye rağmen erteleme gerekçelerinin asıl nedenlerinin kamuoyuyla paylaşılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Çünkü seçimden dolayı erteleme açıklaması bizleri tatmin etmiş değil.
Next