Başka milletlerin de mutlaka dil ile ilgili önemli günleri vardır. Bir halk ya da millet kendi dilinin bayramını kutlarken aynı zamanda bu konuya gündeme getirmekte ve ortada bulunan eksik ve aksaklıkları da dile getirmektedir.
Kürtlerin dil bayramı olarak kutladıkları 15 Mayıs tarihi Hawar dergisinin yayın hayatına başlama tarihidir. Bu dergi Celadet Ali Bedirhan tarafından 15 Mayıs 1932 tarihinde Suriye’nin başkenti Şam’da yayınlanmaya başlamıştır. Toplamda 57 sayı çıkan dergi Kürtçe çıkarılmış olup ilk 23 sayısı Latin ve Arap harfleri ile diğer sayıları ise sadece Latin harfleri ile çıkarılmıştır.
Celadet Ali Bedirhan bu çalışma ile Kürtçenin Latin harfleri ile yazılması konusunda etkili olmuştur.
Kürt dilinin öğrenilmesi ve yazım dilinde kullanılması çok kolay olmamıştır. Kürt topraklarının Arap işgaline uğraması sırasında ilk yasakların başladığına tanıklık etmekteyiz. Ardından da özellikle yazım ve edebiyat alanında Arap harflerinin kullanımı başlamıştır. Bunda Kürtlerin islam dinine geçmesinin büyük etkisi de olmuştur. Ancak Kürt edebiyatı dönemin olanakları içerisinde Fars ve Arap edebiyatı karşısında kendisini koruyamamıştır. Özellikle yazım alanında eğilim egemen dillerin lehine gelişmiştir.
Bu durum karşısında da halk kendi dilini sözlü şekilde kullanma ve koruma eğilimini sergilemiştir. Bu nedenledir ki Kürt edebiyatında sözlü edebiyat yazılım edebiyatın çok üstende bir güce ve kapasiteye sahiptir.
Cumhuriyet döneminde de Kürtlerin etnik kimlikleri ile tanınmaları ve kültürel varlıkları ile değerlerini sürdürmeleri engellerle karşılaşmıştır. Bu nedenle de Kürtçe yazılı eserlerin çoğalması mümkün olamamıştır. Zaman zaman ortaya çıkan girişimler ise yine baskı ve cezalandırmalarla karşılaşmıştır. Çarşıda pazarda bırakalım yazı yazmayı Kürtçe konuşanlar bile para cezası ile cezalandırılmışlardır. Ancak bütün baskılara rağmen Kürt dilinin kendini koruması ve bugüne kadar yok olmadan gelmesi büyük bir başarı ve çabanın eseridir.
1980 askeri darbesinin bütün baskılarına rağmen Kürt edebiyatı yazım alanında ilerlemeler kaydetmiştir. Bu sürecin baskılarından da kaynaklı olarak olsa gerek 90’lı yıllardan itibaren bu alanda ilerlemeler görmekteyiz.
Günümüzde artık ibrenin yönü değişmiş ve Kürt dilinin her alanda kullanılması imkânı doğmuştur. Ancak ortadaki imkânlar özel çabalarla kullanılabilmektedir. Yoktur denilen bir halktan varlığı kabul edilen bir halka dönüşüm olmuştur. Varlığı kabul edilmeyen bir dil günümüzde artık yetersiz olarak kabul edilse bile okullarda seçmeli olarak okutulmaktadır.
Ülkemizde artık sadece Kürt dili üzerinde çalışmalar ve yayınlar yapan yayınevleri fuar açabilecek kapasiteye ulaşmaktadır. Kürtçe yazılmış binlerce kitaba ulaşma şansına sahip olduk. Ancak bütün bunlar Kürt dili ve edebiyatının korunması için yeterli değil. Çünkü bir dilin korunması ve yaşatılması büyük emekler ve çabalar istemektedir. Büyük maddi ve manevi desteğe ihtiyaç bulunmaktadır ve bunu insanların şimdi yaptıkları gibi kişisel imkânları ile gerçekleştirmeleri pek mümkün görünmüyor. Şu andaki ilerleme tamamen edebiyatı ve dile gönül verenlerin büyük özverileri ile sağlanmış bir ilerlemedir. Canlarını dişlerine takarak yazı yazanlar, kitap yazanlar ve bunları aç kalma pahasına yayınlayanlar sayesinde bugünkü aşamaya gelinmiştir. Bu durum bir başarımıdır diye sorulursa elbette başarıdır lakin yeterli midir denilse cevap hayırdır.
2015 yılı Kürt dil bayramı sevindirici gelişmelerle kutlanmaktadır. Ülkenin değişik yerlerinde mutlaka değişik paneller ve etkinlikler düzenlenecektir. Bu yıl Amed 1. Kitap fuarının da bu haftaya denk gelmesi dil konusundaki çalışmaların daha fazla dikkat çekici olmasını sağlayacaktır.
İçinde bulunduğumuz mevcut olanaklar ile Hawar dergisinin çıkarıldığı dönem kıyaslanmayacak kadar farklı unsurlar içeriyor. Bugünkü çalışmalar “HAWAR” çağrısına verilen bir cevap niteliğindedir. 1932 tarihinde Hawar diyenlere binlerce kitaplar şimdi Amed’ten karşılık verilmeye çalışılıyor. Bu konudaki çabayı ve çalışmaları da görmezlikten gelemeyiz.
Yeterli mi? Elbette değil. Daha halkın söylemlerinde varlığını koruyan ve yazım alanına aktarılmayan binlerce eserlik miras var. Kürte edebiyatçılarına düşen bu alanda daha çok eserler yazmak ve Kürt dilinin gelişimine katkı sunmaktır. Bütün dillerin varlıklarını korudukları ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmadıkları bir dünya dileğiyle Kürt dil bayramını kutluyoruz.
Next