Kürdi Der (Kürt dili araştırma ve geliştirme derneği) kısa bir süre önce kongresini yaparak yeni yönetimi ile çalışmalarını başlatan bir derneğimiz. İçinde bulunduğumuz hafta da Kürt dil bayramı haftası. Çalışmalarının ana ekseni Kürt dili olan dernek de amaçları çerçevesinde bu haftada etkinlikler düzenleyerek Kürt dilinin önemini ve korunmasına, geliştirilmesine yönelik çaba sarf ediyor. Dernek yönetiminde görev alanların kalitesi de güven verici.

15 Mayıs olarak belirlenen Kürt dil bayramı aynı zamanda Kürtçe çıkan ilk gazete olan Hawar’ın da yayın tarihi.

Kürdi der 15 Mayıs 22 Mayıs tarihleri arasında bir dizi etkinlik planlayarak konuya dikkat çekme gayretinde. Bu çerçevede;

15 Mayısta basın açıklaması ve bildiri dağıtımı

16 Mayısta Amed Tigris ve Mehmet Şahin’ini katıldıkları söyleşi ve Yılmaz Güney sinemasında  “Kaplumbağalar da uçar” adlı önlü Kürt yönetmen Behman Gobadi’nin sinema filmi,

17 Mayısta film gösterimi

18 Mayısta Belediye Bahçesinde “Kürt yemekleri” kermesi ve film gösterimi

19 Mayısta Müzik şöleni, tiyatro gösterimi (Ahmet Kaya halkevi) ve Musa Anter Halkevinde film gösterimi

20 Mayısta Edip Solmaz halk evinde müzik ve tiyatro gösterimi ve Ahmet kaya halk evinde sinema film gösterimi

21 Mayısta Musa Anter Halkevinde Müzik ve tiyatro gösterimi, Edip Solmaz Halkevinde sinema gösterimi

22 Mayısta ise Atatürk parkında müzik şöleni düzenlemişler.

Etkinlik çerçevesinde Cumartesi günü Belediye Konferans salonunda Amed Tigris ve Mehmet Şahin’in sunum yaptıkları Anadilde Çocuk eğitimi ve dünyada dillerin durumu ile ilgili bilgiler edindik.

Katılımcılar Ana dil eğitiminin önemini ve insan psikolojisi üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde sundular. İlkokul çağına kadar Kürtçe öğrenin çocukların bu yaştan sonra Türkçe öğrenirken yaşadıkları değişimin üzerlerindeki etkisi ve yaşamın daha sonraki dönemlerinde dil kullanımı çelişkisine dikkat çektiler.

Ana dilin öğrenilmesi

Seçmeli dil eğitimi

Anadilde eğitim

Kavramlarının çok farklı olduğunu belirten dil uzmanları ve öğreticileri;  Anadil öğreniminin aileden devam etmesi durumunda temel kavramların öğrenildiğini ancak ileri ki yıllarda eğitim dilinin baskısı altında kalındığını vurgularken, seçmeli dil eğitiminin de dilin sürdürülmesi açısından yeterli olmadığını vurguladılar. Asıl olanın insanların ana dilleri ile eğitim ve öğretim görmeleri olduğu böylelikle yaşamın diğer evrelerinde kendilerini tanımlama imkânı bulmalarının mümkün olduğunu ifade ettiler.

Dil kavramının sadece karşılıklı iletişimden ibaret olmadığını belirten uzmanlar, dilen aynı zamanda;

Anlamak

Kimlik

Fikir

Kültür gibi kavramlarında ifadesi olduğuna vurgu yaptılar. Kültürel gelişimde kullanılan dilin aynı zamanda hayatın bütün boyutlarını içerdiğini dilin asimile edilmesi durumunda kültürün de yozlaştığına dikkat çekildi. Yaşamın kentleşme ile birlikte değişikliğe uğradığını sadece dil öğretilerek kültürel yaşamı sürdürmenin mümkün olamayacağına da vurgu yapılarken ailelerin çocuklarına dil öğretmenin yanında sosyal hayattaki gelenek, görenek, yaşam tarzlarını da öğretmeleri gerektiği bunun da ancak sistemli bir ana dil eğitimi ile mümkün olabileceği vurgulandı. Bir dilin ölümünün bir toplumun ölümü anlamına geldiğini hatırlatan Amed Tigris on bin yıllık geçmişi olan Kürt dilinin devlet dili olmadığı halde kendini bugüne kadar yaşatmış olmasının zenginliğinden kaynaklandığını belirtti. Dünyanın değişik ülkelerinde çok dilli bir yaşamın sürdüğünü hatırlatan konuşmacı; Hindistan’da 24 dilin, Bosna da 4 dilin, Belçika da 3 dilin, Fransa da 7 eyalet dilinin (Korsika eğitim ve parlamentoya sahip),İspanyada 4 dilin, İsveç’te 6 dilin

Rusya federasyonun da 21 dilin resmi dil olarak kabul edildiğini belirterek Türkiye’de Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmemesinin anlaşılır bir şey olmadığını vurguladı. İsveç’te halen 160 dil de eğitim verildiğini hatırlatan konuşmacı Avrupa da 2 bin nüfuslu dillerin dahi korunduğunu vurguladı.

Kürdi Der’in etkinlikleri de gösteriyor ki Kürt dilinin resmi dil olarak kabul edilmesi ülkenin bölünmesini değil toparlanmasına sağlayacaktır. Ulus Devletin babası sayılan Fransa da bile yedi eyaletteki dillerin korunması ve bu dillerin tekrar resmi dil olarak kabul edilip eğitim için hazırlıkların sürdürülmesi çalışmaları bu konudaki gelişmeyi göstermektedir.