15 Mayıs günü Kürt dil bayramı olarak kutlanmaktadır. Kürd dili üzerinde özellikle latin alfabesi konusunda önemli çalışmalarda bulunan Mîr Celadet Bedirxan’ın çabaları bugünkü çalışmaların temelin teşkil etmektedir. Her ne kadar günümüz şartları içerisinde yapılan çalışmalar ile dil konusunda detaylandırma bilgileri elde edilmiş olsa ve edilmeye devam etmekte olsa da Kürt dili konusunda çalışmalar yapan araştırmacılar Celadet Bedirxan”ın bu konudaki çalışmalarından yararlanmakta ve kaynak olarak göstermektedirler.
Günümüzde Kürdi Der tarafından sürdürülmekte olan Kürt dilinin öğretilmesine yönelik atölye çalışmalarında da celadet Bedirxan’ın temel taşlarını belirlediği ilkelere ve yola riayet edilmeye çalışılmaktadır.
Celadet Bedirxan, Osman Sabri, Cegerxwin, Qedri Cemil Paşa ve Qadrican tarafından 15 Mayıs 1932 tarihinde “Hawar” adında ilk Kürtçe dergi basımı gerçekleştirilmiştir. O günün şartlarında sahip oldukları imkânlar ve içinde bulundukları sürgün yaşamı ortamında bile boş durmayıp dil konusunda yayın çıkarmaları büyük bir başarı olarak kayıtlara geçmiştir. Bu nedenle de her yıl 15 Mayıs Kürt dil bayramı olarak kutlanmakta ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.
Bu çalışmaların ve etkinliklerin ilimizde de organize edildiğini vurgulamak gerekmektedir. Bu günlerde düzenlenen etkinlikler kapsamında dağıtılan sertifikalardan da anlaşılmaktadır ki Kürtçeyi öğrenenlerin ve yazım dili olarak kullanabileceklerin sayısı her gün artmaktadır. Bu da Kürdi Der’in bugüne kadar sürdürdüğü başarılı çalışmaların sonucudur. Bu başarının sekteye uğratılmadan sürdürülmesinin ve bu alanın çelişkiler alanı haline getirilmemesinin yararlı olacağını hatırlatmak gerekmektedir.
Ülkemizde resmi dil olan Türkçenin dışındaki dillerin korunması ve yaşatılması için herhangi bir çaba gösterilmediği gibi bu konuda yasaklamalar getirilmek suretiyle yaşayan dillerin yok olmasına çanak tutulmuştur. Son dönemdeki çalışmalar ve verilen mücadele sonucunda özellikle Kürt dilinin kullanımı konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiş ise de bir dilin yaşatılmasının özel imkânlara ve girişimcilere bağlanmasının doğru bir yaklaşım olmadığı açıktır. Bu nedenle ülkemizde kullanılan bütün dillerin korumaya alınması, yok olmaması için devlet destekli çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir. Bunun çözümü de diğer ülkelerde olduğu gibi geniş kitleler tarafından kullanılan dillerin resmi dil kapsamına alınarak eğitim ve öğretimde kullanılmasının önünün açılmasından geçmektedir.
Yeryüzünde halen 6500-7000 civarında dilin konuşulduğu ancak korunamadığı için önümüzdeki yıllarda bu oranın yarı yarıya kadar düşme tehlikesi ile karşı karşıya bulunulduğu belirtilmektedir. Kürtçe gibi milyonlarca insan tarafından kullanılan bir dilin de resmileştirilip korunması dünya mirasının korunması anlamının yanı sıra bir halkın varlığının korunması anlamına da gelmektedir.
Ana dilim olduğu halde Kürtçe ile yakın ilişkilerim son bir yıl içerisinde gelişti. Kürdi Der’in katkıları ile aldığım eğitim bu alanda ilerlememi sağladı. Sadece benim değil binlerce insanın bu alanda çalışmalar yürüttüğünü belirtmek gerekmektedir.
Bu alandaki ilerlemeleri Kürtçe çıkarılan yayınlardan ve yazar sayısının artışından da gözlemlemek mümkündür. Günün önemine binaen kütüphaneme bir göz attığımda 24 adet Kürtçe kitabın rafları süslediğini gördüm. Yaşar Kemal’in Yağmurcuk kuşu olan Titirwask’ını Kürtçeye çeviren Brahîm Ronîzêr,İrfan Babaoğlu, Azad Zal, Zerdo Öztürk, Şener Özmen, Abdullah Yılmaz, Rodî Zinar, Delil Mîrsoz. Fewzi Bilge, Arîn Zîn, Dilever Ziraq, Ferzan Şêr, Mehmet Şarman, Ehmed Roniar, Lal Laleş, Gernas Koçer, Şıvanê Kurd, H. Mem ve bavê Nazê gibi yazarların kürtçe yazdıkları eserlerle ve yapılan çevirilerle kürt dilinen gelişimine büyük katkı sunduğunu da belirtmek gerekir.
Anadilin artık siyasilerin de belirttiği gibi ana sütü kadar hak olduğu ve temel insan hakkı olduğu gerçeği ile Kürt dilinin en kısa sürede resmi bir yapıya kavuşturulması dileğiyle kürt dil bayramını kutluyorum. Bu vesile ile bana Kürtçemi ilerletmem için yardım edip eğitim ve öğrenim konusundaki emeklerinden dolayı hocalarım Vildan Ergül Tileği ve Zübeyir Çelik’e ve kürdi der’e şükranlarımı sunuyorum.
“Cejna zimanê Kurdî Pîroz be”
Next