Sanki akılların tutulduğu, idrak ve sağduyunun tatile çıktığı günleri yaşıyoruz. Demokrasinin temeli seçimdir, ama bu seçim galiba yıkımı da beraberinde getirecek. Yıllardır rahat yüzü göremeyen bölge insanı, herhalde artık bu durumu kaderi olarak belleyecek.
Madem ki seçim olacak, o halde herkes demokratik kurallar çerçevesinde dilediği yerde miting yapma hakkına da sahiptir. Hiçbir bölge kimsenin tekelinde olmadığı gibi, hiç kimsenin başkasının oylarına ipotek koyma yetkisi de yoktur. DTP’ nin ülkenin her tarafında demokratik ölçüler içerisinde miting yapma hakkı olduğu gibi, Ak Parti veya diğer partilerin de istediği yerde istediği zaman miting yapma, açılış yapma hakkı vardır. Hele ülkenin Başbakanının tabii ki, ülkenin her karış toprağına gitme, orada kendisine oy verenlere hitap etme hakkı vardır. Bunu engellemeye çalışmak hiçbir demokratik tepkiye sığmadığı gibi, adını Demokratik Toplum Partisi olarak koyan bir partinin demokrasi anlayışına da hiç yakışmıyor.
Başbakanı, hükümeti, yıllardır süregelen kötü yönetimleri, Kürt sorununun çözüm yollarını eleştirebilirsiniz. Bu, düşünen, sorgulayan, eleştiren her kişinin, Türkiye’de yaşayan, adı ne olursa olsun, hangi dilden, hangi ırktan, hangi düşünceden olursa olsun herkesin hakkı. Ancak 72 milyon ülkede yalnız siz yaşamıyorsunuz. Bu ülke herkese yetecek kadar geniş, hepimizi barındıracak kadar cömert, insanları da birbirlerine feda olacak kadar civanmerttirler. Bu coğrafya, birbirlerini Allah için seven, Allah için savaşan, Allah için ölen Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Laz’ların hikâyeleri ile doludur.
Seçim zamanı gelecek ve sandıklar kurulacak. Demokrasiye inanmış bireyler olarak herkes halkımızın vereceği kararı saygıyla karşılamak zorundadır. Milleti bir şeyden anlamaz sanmayın. 1983 seçimlerini yaşayanlar hatırlar. Kenan Evren’in açık dayatmalarına rağmen rahmetli Turgut Özal, sandıktan birinci olarak çıkmamış mıydı? Peki 12 Eylül 1980’de darbe yaptığında büyük bir çoğunluk olarak “kurtarıcı” olarak görülmemiş miydi? Ne oldu. Halkın iradesine darbeciler bile ipotek koyamadı. Siz ne yaparsanız yapın veya Başbakan ne yaparsa yapsın, en sonunda halkın dediği olacak. Eğer halka inanıyor ve güveniyorsanız, halk en iyi hakemdir.
Şehir şehir, ilçe ilçe, köy köy gezip yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı anlatmak, halkımızın rahatı için projeler üretmek, yaşadığımız şehirleri sevdiğimiz halkımızın medeni bir şekilde yaşaması için güzelleştirmek, yerli yatırımcıları bölgeye çekmek için çaba sarf etmek ve bunun için çalışmak inanın sizleri halkın gözünde daha çok büyütecektir.
Bununla beraber bölge milletvekillerinin bir araya gelip, gerginliğin bitirilmesi için çalışmaları halkımızın nezdinde takdire şayan bir etki bırakacaktır. Yıllardır rahat yüzü göremeyen, evlatlarını kaybeden, yerinden yurdundan edilen halkımız artık huzuru özlemektedir. Lütfen bunu da çok görmeyin efendiler.
Next