Devlet ile vatandaş arasında bir antlaşma özelliği taşıyan anayasalar, topluma yol göstermesi, yönlendirmesi gerekirken, bazen ülkemizde olduğu gibi toplumun gerisinde kalabilmektedir.
85 yıllık Cumhuriyet tarihimizde 1927 anayasası hariç diğer anayasa metinlerinin hepsi olağanüstü dönemlerin ürünüdürler. Bu anayasaları yapanlar, tahakkümcü, totaliter bir zihniyete sahip olduklarından, zamanla bu anayasalar da toplumun ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmişler. Darbeciler, yaptıklarının cezayı gerektiren bir eylem olduğunu bildiklerinden, kendilerinin yargılanmasını önlemek için geçici maddeler de eklemeyi ihmal etmemişlerdir.
Zaaflarla dolu olan, hata yapması mümkün, bilgisi sınırlı insanoğlunun yapacağı bütün yasaların mutlaka bir tarafının eksik olacağı muhakkaktır. En mükemmel hukuk adamlarını da bir araya getirseniz mutlaka yapacakları anayasa metinlerinde eksiklik olacaktır. Çünkü hatasız kanun koymak sadece ve sadece insanların yaratıcısı ve mutlak Hâkim olan yüce Allah’a aittir.
Ülkemizde yapılan en son anayasa bir darbe anayasasıdır. Bu anayasa darbeciler tarafından oluşturulan kurucu meclis tarafından yapıldı. Tabii meclisteki milletvekillerinin de nasıl oraya gittiği de çoğumuzun malumu.
Bugün gelinen noktada yeni ve sivil bir anayasa kaçınılmaz olmuştur. Nedense bu anayasa, ihdas ettiği kurumların gölgesinde kalmıştır. Anayasa Mahkemesi, anayasanın üzerinde bir role sahip olmaya başlamıştır. Anayasayı yapanlar bile artık değiştirme gücüne sahip değildirler. Ülkenin bütün kaderi dokuz hâkimin elinde kaldı.
Ak Parti bu alanda ne yazık ki, beklentilere cevap veremedi. Yeni ve sivil bir anayasa yapma konusunda yavaş hareket etmesi, siyasi olarak iyi bir sınav vermemesine neden olmaktadır. Bu durum ideolojiden arındırılmış, ferdi hürriyetlerin önünü açan, gereksiz kurumlardan arındırılmış bir anayasa yapma talebinin toplum tarafından daha yüksek sesle dile getirilmesine neden olmaktadır.
Bu dileği yüksek sesle dile getiren sivil inisiyatiflerden biri de “Genç Siviller Hareketi” dir. Toplumu ilgilendiren hemen her konuda destek ve tepkilerini sivil ve orijinal bir üslupla dile getiren bu hareketin son çalışması da “sivil yeni bir anayasa” konusundadır. Toplumda değişim dalgaları artık üstten gelmiyor. Tabana yayılan hürriyet ve sivilleşme talepleri artık karşı konulamaz bir hal almaya başlamıştır.
Bu amaçla Doç. Dr Ferhat KENTEL ve Genç Siviller Hareketinden Gazeteci Yıldıray OĞUR’ un katılacağı panel 2 Kasım 2008 günü (yarın) Belediye Toplantı Salonunda yapılacaktır. Aynı zamanda 7 Kasım 2008 tarihinde 82 Anayasası tekrar oylanacaktır. Darbecilere, darbe yönetimlerine ve askeri zihniyete dur demek için panele katılım sağlayıp, Gülistan Caddesinde İnsan Hakları Anıtı Önünde kurulacak sandığa “Hayır” oyunu vererek, bu konudaki sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışmalıyız.
Türkiye karşı karşıya olduğu sorunları ancak yeni sivil bir anayasa ile aşabilir. Toplum mühendisleri ülkenin önünü açmamak için yeni ve sivil anayasayı yaptırmamak için her yolu denemektedirler. Suni gündemlerle meşgul edilmekte, gerilim politikaları tırmandırılmakta, ülkenin birikimleri heba edilmektedir. Bu kaostan çıkış yolu sadece ve sadece devletin halkına güvenmesi, geniş katılımlı, özgürlükleri ön plana çıkaran bir anayasa yapma iledir.
26 yıl önce oluşturulan anarşi ortamını bahane ederek anayasalarını halka dayatanlara karşı sesimizi yükseltmenin zamanı gelmiştir. Hep birlikte “Göstere Göstere Hayır” diyoruz.
Next