Tevhid, kainattaki herşeyin bir ve tek olan yaratıcıya bağlı olduğu gerçeğine dayanır. Bütün insanlar aksini iddia etseler bile O yine tek yaratıcı ve tek ilahtır. Ve yine bütün insanlar varlığını inkar bile etseler O yine vardır ve sonsuza kadar olmaya devam edecektir. Çünkü O Mustafa İslamoğlu’nun deyimiyle “yüzde tüz Allah’tır.” Batman en güzel ilkbahar günlerinden birini daha yaşadı. Alemlerin Rabbi’nin yine alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberinin doğumuna denk gelen bu hafta münasebetiyle Batmanlılar O’nun sevgisiyle bir kez daha gönüllerini doldurmanın hazzını yaşadılar.
Hayatını İslam’a e Kur’an’a adamış alim ve mütefekkir Mustafa İslamoğlu’nun verdiği konferans gerçekten dinlemeye değerdi. Kapalı spor salonunu dolduran ve sayıları binleri bulan Batmanlılar ve Batman dışından gelen misafirler iki saate yakın zamanın bir anda akıp gittiğine tanık oldular.
Kainattaki dengeyi bozan insanoğlu çeşitli şekillerde bunun cezasını da çekmektedir. Havayı, suyu ve toprağı hoyratça kirleten bizler aslında tevhide de aykırı hareket etmiş oluyoruz. Eşit haklara sahip olarak yaratılan insanları dillerine, cinsiyetlerine ve renklerine ayırarak da aynı ilahi kanuna muhalefet etmiş oluyoruz. Muhalafet ettğimiz bu kanunlar yüzünden yeryüüzünde bir türlü huzuru ve barışı da yakalayamıyoruz.
İlahi kanuna muhalefet eden Firavunlar ve onların çağdaş temsilcileri nedeniyle bütün dünyada özellikle de İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı durmak bilmemektedir. Kendilerine Müslümanım diyen Müslümanlar birbirleriyle uğraşarak geçirdikleri vakitleri yeryüzünü fesada veren şer güçlerle uğraşarak geçirselerdi bugün değil İslam coğrafyası bütün dünya belki daha huzurlu olacaktı. Çünkü Müslüman yeryüzünün halifesidir. Bu halifelik ona yeryüzünü imar etmek üzere verilmiştir, kan dökmek ve ifsat etmek için değil. Değerli Alim Mustafa İslamoğlu’nun üzerinde durduğu diğer konu da, müslümanların sadece kendileri için yaşamamaları gerektiğidir. Kapitalizmin ferdi ilahlaştırdığı ortamlarda herkes kendini kurtarmaya çalışırsa, bu sistemin mağdurlarına kim sahip çıkacak? İslam mazlumun dinini, milliyetini, cinsiyetini ve rengini sormaz. Allah’ın bize bahşettiği şefkat kanatlarımızı sadece kendi çocuklarımıza değil, yeryüzünde zulme uğramış bütün çocuklara açmamız gerekir. İslam’ın her soruna olduğu gibi günümüzdeki sosyal, iktisadi ve siyasi sorunlara da çözüm üretmiştir. Ancak İslam’ı yedeğine alarak ve sadece Peygamberini (SAV) kutsayarak sorunları çözmek mümkün değildir. İslam hiçbir milletin veya devletin tekelinde değildir. İslam’a sırt çeviren hangi millet olursa olsun, zelil olmaya mahkumdur. Tüm milletler olduğu gibi, mazlum ve ümmetin yetimi olan Kürt halkı da bugün hergünden daha fazla İslam’ın birleştirici ve hürriyet bahşedici emirlerine muhtaçtır.