Yazmak yeri geldiğinde dünyanın en tehlikeli mesleği ama yazarlar için de vazgeçilmez olan temel unsur. Yazmak öylesine bir iş ki tek başına istemekle olmuyor. Çok uğraşılması gereken, öğrenilmesi gereken, okunması gereken, denenmesi gereken işlerden sonra gerçekleştirilebilen bir iş. Sabırla harf harf, kelime kelime, cümle cümle dokunması gerekiyor. Uykunun en güzel yerinde uyandığınızda aklınıza bir şeyler gelmişse not tutturan bir duygudan bahsediyoruz.
Ancak bizde yazmak da zorluklarla dolu. Malum zor koşullardan sabır isteyen süreçlerden geçiyoruz. İsteklerimiz var, düzeltilmesini istediğimiz koşullar var. En başta adaletin sağlanması gibi bir talep söz konusu. Red ve inkârın reddini de red edilmeden öncesini de yazmak gerektiğinde daha çok çaba göstermek gerekiyor.
Malum anadilimiz olan Kürtçe ile yaşama başladık. Yedi yaşımıza kadar da bu tek dil meselesi sürdü. Ardından eğitim ve öğretim yaşamı başladı ancak bu biraz sancılı oldu. Çünkü evde konuştuğumuz dil okuldaki dile uymuyordu. Birkaç tokat birkaç sopa derken eğitim ve öğretim dili olan Türkçeyi  de başarı ile öğrenmiş olduk. Ondan sonraki bütün icraatlar resmi dil Türkçe üzerinden oldu. Sosyal yaşamdaki konuşmalar dışında da Kürtçe pek kullanılmadı.
Yaş ilerleyip çoluk çocuğa karıştıktan sonra yeniden aldık kalemi defteri elimize ve başladık anadilimizi yazım kuralları ile öğrenmeye. Kartaf, tîpên kelijandinê, Tewang, Ergativi,daçek, kirde,bireser,pêyv, tîp deyip yeniden öğrenme sürecinin içine girdik.Ardından da dilin gelişimine katkı sunmak amaçlı çalışmalar başladı. Kürtçe kursuna başladığımızda sorulan ilk sorulardan biri de neden öğrenmek istediğimizdi. Ben hocalarıma “yazmak için” dediğimde biraz inanılmayan bir tebessümle karşılık vermişlerdi ama yine de azmimi kırmak istemediler. Emeklerinin karşılığını ilk Kürtçe romanım olan “XWEDABER”  kitabımla vermeye çalıştım. Onlar bana bir eğitmenlik sertifikası verdiklerinde ben de onlara bir kitap hediye ettim. Sanırım bu alışverişten iki kesim de memnun oldu.
Benim yazarken üzerinde hassasiyet gösterdiğim çok konum var ancak Batman sevdasının hep ayrı bir yeri vardır. Bu nedenle kitaplarımda bu renk görünmektedir. Bugüne kadar Türkçe yazdığım dört kitabın üçünün Batmanla ilgili olması da bu durumun göstergesidir. Araştırma inceleme dalında yazılan bu kitaplardan başka bir de edebiyat alanında yazılarımı sürdürmek istedim. Çünkü araştırma inceleme çalışmaları gerçekten insanı aşırı bir şekilde yoran çalışmalar. Her çalışmanın sonunda insan yemin billah edip bir daha yazmayacağım dese de kendini alamayarak başka bir köşeden başlıyor araştırmaya…
Keşke insan onlarca dil bilse de onlarca dilde kitaplar yazsa ancak bu pek mümkün değil. Kürt yazarlar açısından bir çıkmaz olarak duran konulardan biri de Kürtçe yazma meselesidir. Birçok arkadaş istediği halde Kürtçe yazamıyor, bazı arkadaşlar ise Kürtçe yazmaktan uzak duruyor. Kaygıları anlamak mümkün. Çünkü koşullar birçok alanda zorluklar içeriyor. Ancak her Kürt yazarın en az bir Kürtçe eser vermesinin hem Kürtçenin yaşamasına hem de kültürümüzün zenginleşmesine katkı sunacağını düşünenlerdenim.
Bundan sonraki aşamada yazacağım romanım Türkçe olacak. Ardından da nasipse Kürtçe Türkçe yazmaya devam edeceğiz. Ancak hangi dilde yazarsak yazalım yazdıklarımız toplumumuzun gerçekleri ile iç içe olacak.
Jiyana Qurmiçandî bugüne kadar yazdığım altıncı kitabım. Roman olarak yazdığım ikinci kitap ve aynı zaman Kürtçe yazılan ikinci kitabım. Kitap aynı zamanda BATMANE yayınevinin basmış olduğu ilk kitap özelliği de taşıyor. Ama bana göre en güzel yanı toplumsal sorunları inceleyen bir çalışma olması.
Hem kent hem de köy yaşantısının iç içe geçmesi ile sorunların irdelendiği konular ele alınmakta. Son süreçte toplumsal olarak yaşanan sıkıntılar bunların aile yaşantısına etkilerinin işlendiği bir çalışma. Kitabın ne kadar tutulacağını bilmiyorum ancak kendi alanında yabana atılmayacak bir çalışma olduğunu da belirtmem gerekiyor. Her şeye rağmen asıl değerlendirme siz değerli okurlardan gelecek elbet. Yorumlardan sonra da çalışmalarımızdaki eksiklikleri de görme şansına sahip olacağız. Dilerim kitabı beğenirseniz. Emek bizden takdir siz değerli okurlarımızdan olacak.