Seçimlerin en önemli özelliği halkın iradesinin açık bir şekilde yansıtılması ve seçim sonuçlarına tüm kesimlerin saygı duyarak millet iradesine göre kendisine çeki düzen vermesidir.

29 Mart 2009 tarihinde ülkemizde Mahalli idareler seçimleri başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Partiler, kendi politikalarını bir ay öncesinden halka anlattılar ve propagandalarını yaptılar. Kimin eteğinde ne kadar taş varsa hepsi ortalığa döküldü. Bütün bu söylenenlerden sonra vatandaşlar sandıklara giderek vicdanlarının sesine kulak verdi ve seçimini yaptı. Buna göre de siyasi partilerin vatandaş nezdindeki destekleri ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Bütün siyasi partilerin olduğu gibi seçilen ve seçilmeyen herkesin de bu sonuçlara saygı duyması gerekmektedir. Vatandaşın demokratik bir tercihle seçtiği adayların da kararlarını verirken vatandaşın ortaya koyduğu sonuca saygı duyması gerekir.

Bütün bunlara neden anlatıyoruz diye düşünen olabilir onu da hemen açıklayalım.

Bilindiği üzere ilimizin toplam il genel meclis üye sayısı 22’dir.29 Mart seçim sonuçlarına göre il genel meclis seçiminde DTP 97.588 oyla %53,55’lik bir oran tutturmuş ve 11 adayını il genel meclis üyesi seçtirtmiştir. AKP 65.268 oyla % 35,82’lik bir oranla 10 adayını il genel meclisi üyesi olarak seçtirmiştir. DSP ise 1.914 oyla %1,05’lik bir oranla 1 adayını il genel meclisine seçtirtme başarısı göstermiştir. İl genelinde DSP 6. sırada bulunduğu halde Hasankeyf’te aldığı blok oylarla il genel meclisine üye göndermiştir.

İzleyenlerin bilgi sahibi olduklarından eminiz. Son iki seçim sonuçlarında ildeki en çetrefilli seçimlerden birisi de il genel meclisinde yapılan seçimlerdir. Daha evvel farklı partilerden adaylar da seçildiği için partilerin ittifak yapma şansları bulunmaktaydı. Bu ittifaklar il genel meclisinde görev dağılımını şekillendirmekteydi. Bu ittifak çalışmaları neticesinde 1999 seçimleri sonucunda seçilen mecliste görev dağılımı gerekçeleri ile bazı il genel meclis üyelerinin partilerinden ihracı bile söz konusu olmuştu. Daha sonra bu yanlışlık düzeltildiyse de yanlış bakış açısın bir dönem ilgili partinin görev almaması ile sonuçlanmıştı.2004 seçimlerindeki mecliste ise AKP üyelerin çoğunluğuna sahip olduğu için il genel meclisindeki görevlerin tamamını kendi üyeleri arasında dağıtmıştı. DTP tamamen muhalefette kalmıştı.

Son seçimlerde ise enteresan bir tablo ile karşı karşıyayız. DTP yüksek oy aranı ve meclis çoğunluğuna rağmen il genel meclisi görev dağılımında enteresan bir risk ile karşı karşıya bulunmaktadır. DSP den seçilen il genel meclis üyesinin AKP den yana tavır alması durumunda yani gerekçesi ne olursa olsun partisinin farklılığına bakmadan kendisini AKP’den aday göstermeyen AKP safları ile birlikte oy kullanması durumunda oyların eşitliği söz konusu olacaktır. Yani AKP+DSP= 11 üye, DTP = 11 Üye olacaktır. Bu dengenin oylamalarda değişmemesi durumunda görevlendirmelerde kura çekimi dâhil diğer metotlar uygulanacaktır.

İlk etapta sayısal olarak düşünüldüğünde bir tuhaflık yok gibi görünmektedir oysa alınan seçim sonuçlarına göre değerlendirdiğinizde seçmenin iradesinin yansıtılması açısında değişik bir durum ile karşı karşıya kaldığımızı da belirtmeliyiz. Yani iş kuraya kaldığında 97 bin oy toplayan DTP seçmeninin iradesi ile 1914 oy alan DSP seçmeninin şansları eşit olmuş olacaktır ki bu da halk iradesinin sonuca yansımasının önünü tıkayan bir gelişme olacaktır. Tabi aynı durum 65268 oy alan AKP için de geçerli bir durumdur.

Burada bütün mesele DSP’den seçilen il genel meclis üyesinin bu durumda nasıl davranacağına kalmış bulunmaktadır. Her halde il genel meclisi üyeleri arasında bu durum karşısında en fazla vicdani muhasebe ile karşı karşıya kalan meclis üyesi de kendisi olacaktır. Bir yandan seçildiği için sevinen öte yandan denge unsuru olduğu için inanılmaz bir baskı ile karşı karşıya kalma durumu. Bir yandan iktidar partisinin durumu, diğer yandan yerelde iktidar olan partinin durumu.

İki arada bir derede bulunma durumu.

Bu nedenle il genel meclisi toplantısı ve yapılacak seçimler vatandaşlar arasında merak konusu. Herkes buradan çıkacak enteresan sonucu bekliyor.

Bize göre bu durumdan çıkmanın yegâne yolu halkın iradesine eğilimine kulak verip o yönde davranmaktır. Halkın büyük destekle seçtiği iki partiye işi havale etmektir. DTP ve AKP’nin bir araya gelerek alınan oy oranlarını da dikkate alıp ona göre uzlaşı kültürü ile görev dağılımını gerçekleştirmeleri kendilerinden beklenen en iyi davranıştır. Halka hizmet etmenin yegâne yolu öncelikle seçilenlerin bir uzlaşı kültürü sergilemeleridir. Geçmişte çoğunluğu sağlayanların bu kültürü geliştirmemiş olmaları bunun olmayacağı manasına gelmez. Uzlaşı kültürü yerel imkânların hizmete dönüştürülmesinde de önemli avantajlar sağlayabilir. Bizden hatırlatması. DSP’li il genel meclis üyemize gelince yerinde olsak uzlaşı sağlanamaması durumunda bağımsız kalmaktır. Çünkü bu kadar açık fark oy çoğunluğuna rağmen bu oyları yok sayıp kişisel davranmak hiç kimsenin demokratik tavrını geliştirmez. Dileriz meclisten uzlaşı çıkar.