İdam cezası suça yönelik olarak verilen en ağır ceza. Geri dönüşü yok. Islah edilme olasılığı yok. Kısaca yok edici bir ceza yöntemi ve modern dünya anlayışında artık genel kabul görmeyen bir ceza sistemi. Bu nedenle de kaldırılması istenmektedir.
Buna rağmen Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve İran gibi ülkelerde halen uygulanmakta olan bir ceza sistemi. Sadece bu devletler mi derseniz elbette hayır ama bunlar ve bunların uydu devletleri bu cezayı uygulamaktan vazgeçmiyor.
SİYASAL SUÇLAR İDAMLA CEZALANDIRILIYOR
Sistem ve ideolojilerin kendilerini koruma reflekslerini anlam mümkündür. Ancak kendini koruma refleksi eğer başka insanların yaşamlarını yok etme pahasına gerçekleştiriliyorsa bu bir felaket anlamına geliyor. Hele hele insanları sahip oldukları düşüncelerden dolayı alıp asıyorsanız, Düşünce ve inanç sistemleri sizinki ile aynı değil diye onları öldürüyorsanız yapılan cinayettir. Bu cinayete yasal kılıf uydurulmuş olması sonucu asla değiştirmez.
Son zamanlarda meydana gelen birkaç örnek ile idam cezası uygulayanların neden yanlış yaptıklarını aktarmaya çabalayalım.
Mısırda Müslüman kardeşler cephesi yapılan seçimleri kazandı ve iktidara geldi. Ancak uygulamaları Mısırda yıllardır süren düzeni alt üst etti. Sonuç geleneksel yöntem oldu ve Mısır ordusu yönetime el koydu. Sonuçta cumhurbaşkanı başta olmak üzere ilk etapta 529 kişiye idam cezası verildi. Bu cezalar daha sonraki mahkemelerde de verildi ve bu sayı yükselmeye devam ediyor.
Elbette verilen kararlar siyasal kararlar ve tasvibi mümkün değil. Siyasal nedenlerle verilen cezaların bu denli ağır olması kabul edilebilir bir durum değil. Mısırdaki bu durum karşısında herkes tepkisini dile getirdi. Sokaklarda yüründü, Basın açıklamaları yapıldı. Pankartlar asıldı. Yapılan elbette yanlış değil. Doğru bir tepki vardı ve insanlar bunu destekledi. Ama bu kararlara en fazla tepki gösterenler ideolojik olarak Mursi ve yandaşlarını destekleyenler oldu.
6 ayda 180 idam
İdam karaları ile ünlü başka bir ülke daha var. İran İslam Cumhuriyeti. Bu ülkede yıllardır bütün uluslar arası tepkilere rağmen idam cezaları veriliyor ve infazlar gerçekleştiriliyor. İnsanları kentin meydanında topluyorlar ve topluluğun gözleri önünde insanları idam ediyorlar. Kepçelerin üzerinde, vinçlerin üzerinde. Ancak Mısırdaki idam kararlarına yürüyüş ve mitinglerle tepki verenler ne hikmet ise İran’daki idam kararlarına karşı ses çıkarmıyorlar. Neden?
Bu çelişkinin sebebi ne?
Mısırdaki insan da İran’daki değil mi?
Hayır, mesele ideolojik. Her ne kadar dile getirilmese bile İran bir İslam ülkesi ve idam edilenler de bu rejimin muhalifleri olunca sessiz kalmak daha uygun pozisyon olarak belirleniyor.
Ancak idam kararlarına insan adına da İslam adına da karşı çıkmamız gerekiyor. Hele hele siyasal suçlar veya fikir ve ifade suçları olarak nitelendirilen konularda verilen idam kararlarına karşı ufacık vicdan sahibi olanların tepki göstermesi gerekiyor. Yanlışı yapan benden ise sesimi çıkarmayayım anlayışı kör, topal ve sakat bir anlayıştır. Başarıya götürme olasılığı yoktur.
Hakkârililer İran’da uygulanan idam cezasını protesto etmek için bir araya gelmişler. Buradaki sivil toplum kuruluşları adına konuşan Hakkâri Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı İrfan Sarı, İran İslam Cumhuriyeti'nin özellikle Kürt gençleri üzerinde uyguladığı idam politikalarının dehşet verici boyutlara geldiğini belirtiyor.
Son olarak idam edilen 2'si kadın 4 tutsakla beraber İran'da idam sayısının sadece 2014 yılında 180'e ulaştığının altını çizerek: "Bu rakamlar, İran İslam Cumhuriyeti'nin geçmişten bu yana uyguladığı mezalimin ne kadar vahşi bir boyuta geldiğinin göstergesidir. Bu rakamlardan yola çıkarak, idamların önüne geçilmesi gerekliliği önem arz etmektedir. Uluslararası insan hakları örgütlerinin, Birleşmiş Milletler'in ve global güçlerin insan hakları açısından görevlerini yapmaları gerektiğini söylüyoruz. Duyarlı bütün dünya halkları, ezilen halkları bu mezalimin karşısında direnişle güçle durmaya çağırıyoruz. İran, Irak ve Türkiye devletlerinin Kürtler üzerinde uyguladıkları baskıcı politikalardan vazgeçmesi gerekmektedir" diyor. 
 Bu aslında her şeyin özeti oluyor. İdam cezaları konusunda iyi yüzlü ve çelişkili politikalarla değil ilkeli bir duruş göstermek gerekiyor. Bu insanlık için gerekli olan bir davranıştır. Çünkü idama sesiz kalmak bir insanlık suçudur!