Tarihi mirasımız Hasankeyf’in baraj suları altında kalmaması ve korunması amacı ile bugüne kadar sürdürülen çalışmalara yeni bir ivme ve bakış açısı kazandırılması amacı ile geçen gün bir değerlendirme toplantısı yapıldı.
Hasankeyf ile ilgili bugüne kadar sürdürülen çalışmaların bir değerlendirmesinin de yapıldığı toplantıda konu ile ilgili bugüne kadar sürdürülen çalışmalarda görülen aksaklıkların da ilgili kurum ve kişiler tarafından masaya yatırılması sağlıklı bir yaklaşım tarzı olmuştur denilebilir.
Kurumsal ve kişisel katılım düzeyinin artması başta organizede görevli sekreterya başta olmak üzere herkesi sevindiren bir gelişme oldu.
Toplantıya başkanlık eden Belediye Başkanı Necdet Atalay’ın toplantıyı yönetme ve olaya bakış açısı önümüzdeki dönemde bu konuya olan duyarlılığı artırma çabalarına güçlü bir destek sağlayacak desek yanılmış olmayız sanırız.
Bu yargıya da Atalay’ın konuya gösterdiği yaklaşım tarzından varıyoruz. Toplantının katılımcıları olan kurum ve kişiler konu ile ilgili görüş ve önerilerini ortaya koyarken ortaya çıkan genel kanı tarihi ilçemiz Hasankeyf’in tarihsel misyonunun korunması için diğer kurum, kuruluş ve kişilerin katılımının sağlanması amacı ile desteklerinin istenmesi ve katılımlarının sağlanması yönündeydi. Bu amaçla oluşturulan komisyonun en kısa sürede çalışmalarına başlayacak olması da umutları artıran bir gelişme olacaktır.
Toplantıda kararlaştırılan önemli bir konu ise Hasankeyf’in tanıtımının sağlanması amacı ile yeterli doküman ve tanıtım malzemesinin sağlanmasıydı. Bu amaçla broşür, belgesel çalışması, afiş, fotoğraf gibi görsel tanıtım araçlarının hazırlanması çalışmalarına hız verilmesi kararı alındı.
Ulusal ve uluslar arası arenada gerekli tanıtım ağının oluşturulması ve konuya duyarlılığın artırılması için gerekli ve olanaklı olan top yolların denenmesi ve kamuoyu oluşturulması çabalarının hızlandırılması kararlarının alınmış olması bu konudaki umutları artırmaktadır.
Toplantının bize göre en etkili ve anlamlı yönü ise Hasankeyf’in korunması çalışmalarının ortak bir kararlılıkla kurum, kuruluş ve katılımcı kişilerin ortak kararları ile yönlendirilmesinin yerinde olacağı kanaatinin oluşmasıydı. Bu karar önemliydi. Çünkü bugüne kadar Hasankeyf’in sular altında kalmaması için mücadele eden ve kamuoyunca bilinen iki yapı mevcuttu. Bunlardan biri ve en eski olan Hasankeyf Gönüllüleri Derneği diğeri ise son zamanlarda bu alanda faaliyet sürdüren Hasankeyf yaşatma girişimiydi.
Hasankeyf Gönüllüleri Derneği çalışanları bu işi gönüllülük çerçevesinde yürüten Batmanlı doğaseverlerden oluşmaktaydı. HGY’nin konuyla ilgilenmesi daha profesyonel bir bakış açısı ile olsa bile Batman ayağının zayıf kalması değişik eleştirilere neden olmuştur. Bu nedenle daha geniş olanaklar ve sekreteryaya sahip olmasına rağmen tabana dayalı destek konusunda sıkıntılar yaşanmıştır.
İşte tam bu noktada Atalay’ın olaya bakış açısı bu sorunun ortadan kalkmasına olan inancımızı geliştirmektedir. Atalay’ın; “amaç Hasankeyf’tir bir kurumu yaşatmak değildir. Farklılıklarımız ortaklaşmamızı engellemiş görünüyor. Bunu düzeltmemiz gerekiyor. Gerekirse yeni bir ad ve yeni bir yapılanma ile çalışılabilir” yaklaşımı ortak hareket etme konusundaki umutları artıran bir gelişme olmuştur.
Yerel çalışma alanlarında yapılan çalışmalarda yerel unsurların etkin bir şekilde değerlendirilmesi her zaman daha kalıcı sonuçlar doğurmaktadır. Bir yerde yaşanmasa da o yer için mücadele etmek elbette mümkündür. Ancak mücadele ettiğiniz yerin asıl unsurlarına rağmen bunu yapmaya kalkışırsanız belki mücadele edersiniz ama taban desteğinden de yoksun kalırsınız. Kendilerini dışlanmış hisseden yerel güçler konuya karşı duyarsızlaşır ve zaman içerisinde sunmaları gereken desteği sunmamaya başlarlar. Bunu da doğal bir refleks olarak algılamak gerekir. Bir mücadeleyi sürdürmek için ilada o yerin yerlisi olmak gerekmiyor ama o yerin yerlisinin de kendisi ile ilgili alınan kararlarda söz sahibi olması gerekir, yaklaşımının da gözden kaçırılmaması gerektiğini belirtmeliyiz.
Son gelişmelerden sonra Hasankeyf’in sular altında kalmaması için sürdürülecek olan çalışmaların hız kazanacağı görülüyor. Kredi sağlamaya aday olan konsorsiyum üyesi firmaların bu kararlarından caydırılması için 6 Temmuz’a kadar hareketli bir süreçten geçeceğiz gibi görünüyor.Yeni bir yaklaşım tarzı ve yeni bir moral desteğiyle.
Next