BART- Batman kültür ve sanat Derneğinin fotoğraf Kulübü geçen hafta düzenlediği etkinlikle Batmanlı fotoğraf severleri yine bir araya toplamayı başardı.

Etkinliğin hazırlayıcısı arkadaşımız Selim Toprak idi. Biz dünyayı çocuklardan ödünç aldık slayt sunumu ile bizleri çocukların dünyasına götürdü. Toprak, içindeki çocuk hasretini. Çocuk sevgisini vizörden görüntülerle bizlerle paylaşmayı denedi. Ve bizler anladık ki çocukluk dünyası ayrı bir dünyadır.

İlginçtir son haftanın temel faktörü çocuklar oldu. Düzenlenen etkinliklerde, düzenlenen eylemlerde, düzenlenen bayramlarda, düzenlenen sunumlarda hep çocukları konuştuk. Sevilen, horlanan, çalıştırılan, dövülen, ölüme yollanın çocukları…

Uğurları, Seyfileri, Abdulsametleri, Leylaları, Ayşeleri, Tuğbaları konuşup durduk.

Çocuklar bizim geleceğimiz. Onları nasıl yetiştirirsek geleceğimize de öyle yön vereceğiz.

Sokakları tanırlarsa sokaklarda kalacaklar, dağları tanıtırsak dağları seçecekler, okulları tanıtırsak okulları özleyecekler, işyerlerini, fabrikaları dükkânları tanıtırsak onlarla uğraşacaklar yani onları nasıl yönlendirirsek, onları nasıl yönetirsek onlar da kendilerini öyle görüp öyle davranacaklardır.

Bir Kızılderili atasözü; “biz dünyayı çocuklardan ödünç aldık” diyor Selim Toprak sunumunun tanıtım kartında. “Bir de yarınlarının güven altında olduğunun müjdesini vermek istiyoruz çocuklarımızsa, bak sizi gerçekten düşünen anne ve babalarınız var. Sizde ki insan yaşıyor diyeceğiz.”

Gerçekten çocuklarımıza yarınları güven içinde olan bir gelecek bırakmak için çabalıyor muyuz? Belki bazılarımız elinden gelen çabayı göstermeye çalışıyor ancak gerçeğin üzerindeki sır perdesini araladığımızda çocuklarımız için daha iyi bir gelecek bırakmak için yeterli gayreti sarf etmediğimizi söyleyebiliriz.

Caddelere çıktığımızda yine çocukları minik elleri ile ekmek kavgasının içinde buluyoruz. Babaları, anneleri, ağabeyleri, ablaları iş bulamadığı için iş yine onlara kalıyor. Utancın karın doyurmadığı yerlerde utançsızlığın simgesi olarak kullanılıyorlar. Kimisi kirlenen araba camlarını temizlerken, kimisi ayakkabı boyacılığı yaparken, kimisi ithal malı oyuncakları satarken, kimisi çekirdek, kimisi eşya satarken belirsizlik içinde geleceğe yöneliyor.

Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Sokak çocuklarının topluma kazandırılması çalışmaları çerçevesinde geçen senelerde eczacılar odası ile ortaklaşa yürütülen çalışmada çocukların meslek edinmesine çalışılmıştı. Bu tür çalışmaların sürdürülmesi bir zorunluluk haline gelmiş. Bundan daha önemlisi ise çocukların küçük yaşlarında çalışmak zorunda kalmaması için iş olanaklarının geliştirilmesi gerekiyor. Ebeveynlerini birer çalışma olanağı yaratırsak belki çocukları daha verimli alanlara yönlendirme şansına da sahip olabiliriz.

“Ödünç aldığımız dünyadan geriye ne bırakacağımız kocaman bir muamma. Ama acılarımızı, gözyaşlarımızı, borçlarımızı onlara bırakırken, suyu, temiz havayı, yeşili ve umudu da beraberimizde götürüyoruz” diyen Selim Toprak, geleceğimiz olan çocuklara gelecek bırakırken bile çok gaddar davrandığımıza vurgu yapıyor.

Selim Toprak, yüreğinin sesine kulak vererek içlerinde kin taşımayan, sevgilerini de acılarını da olduğu gibi bizlerle paylaşan kelimeleri seçerken en doğal dili kullanan çocuklarımızı bize hatırlatmaya çabaladı.

Yaşam kaygıları içinde zaman zaman unutuverdiğimiz o büyülü dünyaya bizleri tekrar götürmeye çabaladı. Bunun için emek harcadı, zaman harcadı, sevgi harcadı. Yüreğindeki çocuk hasretini, çocuk sevgisiyle bizlerle paylaşmaya çalıştı. Bu emeğinden ve çabasından dolayı dostları olarak onu kutladığımızı belirtiyor daima yanında olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz.

Çalışmalarından dolayı hem Selim Toprak’ı hem de Batman Kültür ve Sanat Derneği Fotoğraf kulübünü kutluyoruz.