Rahmetli Turgut Özal’dan sonra halkın içinden çıkan bir Cumhurbaşkanı Sayın Gül. Kendisinden önceki bir çok Cumhurbaşkanı halka yukarıdan, fil dişi kulelerden bakarken, Sayın Gül, belki de güvenlik birimlerine fazla sıkıntı vermeyeceğini bilse daha rahat halkın içine karışacak, ki nitekim bugün rahatlıkla bir çayhanede oturup vatandaşlarla çay içmesi de bunun bir göstergesidir.
Türkiye gerçekten değişiyor. Yavaş da olsa, zorlama ile de olsa değişiyor. Halka bakış açısı değişiyor, halkın içinden çıkanlar, babası memur, işçi, esnaf olanlar başbakan ve cumhurbaşkanı olabiliyorsa, bir şeyler değişiyor demektir. Bu kadar basit mi diyeceksiniz? Daha önceki Cumhurbaşkanlarına baktığımızda evet bu kadar basit diyebiliriz.
Sayın Gül’ün ülke sorunlarına, özellikle Kürt sorununa bakışı gerçekten olumlu. Her ne kadar çözüm önerileri hemen uygulanmasa da, devletin zirvesinin bu konuya bakış açısının değişmesi, her yerde olumlu havayı da beraberinde getiriyor.
Batman Belediyesi’ni ziyaret etmesi çok yerinde olmuştur. Bu davranış O’nun halkın temsilcilerine olan bakış açısını da açıklamaktadır. Bölgede sevilen bir insan olan Sayın Gül, bu hareketiyle bu sevgiye gerçekten ne kadar layık olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Dikkatimi çeken bir diğer husus da, Sayın Gül’ü karşılayanlar, selamlayanlar, O’nunla konuşanlar da davranışlarında ve duygularında oldukça samimiydiler. Hiç kimsenin başkasına rol yapma gereği duymadan içten gelen bir sevgi ile insanımız Sayın Gül’ü karşıladı ve bağrına bastı. Ne bir aşırılık, ne bir eksiklik. Batmanlılara da ancak bu yakışırdı. Tebrikler Batman ve tebrikler Batmanlılar.
BATMAN HEMŞEHRİLERİNİ ARIYOR
Üniversiteleri açılış törenlerini izlerken nedense içimde bir burukluk meydana geliyor. Okuduğum ve izlediğim kadarıyla üniversitesi yeni kurulan bir çok şehrin varlıklıları doğup büyüdükleri şehirlerine vefa borçlarını ödemek için adeta birbirleriyle yarışmaktadırlar.
Alın size Mardin, Karabük, Bitlis ve diğerleri. Bir de bize dönüp bakıyorum. Ben bunun kaynağını daha çok Batman’ın köklü bir geçmişinin olmamasına, yeni kurulmuş bir şehir olmasına bağlıyorum. Diğer şehirlerimiz tarihsel olarak gerçekten (Karabük hariç) kökleri geçmişe dayanan şehirler. Batman’da bir süre kalıp gidenler de kendilerini Batmanlı saymıyor herhalde. Buna rağmen olması gereken yerde değiliz. Bizim işadamlarımız, bizim hayırseverlerimiz yok mu? Bu insanlarımız arkalarından ölümsüz eserler bırakmak istemiyorlar mı? Bütün mallarını çocuklarına ve torunlarına mı bırakmayı düşünüyorlar? Kimse beraberinde bir şey götüremediğine göre, bunca mal varlıkları ne olacak. Varisler arasında kin ve husumetten başka neye yarayacak?
Batman gerçekten sahipsiz. Bu ve buna benzer yazı başlıklarının haddi hesabı yok. Herkes bu durumdan yakınıyor ama, bir şeyler yapması gerekenler elleri kenetlenmiş duruyor. Ne zamana kadar bu sahipsizlik? Ses verin beyler! Ölmeden önce sizi hayırla yad edeceğimiz eserler bırakın. Gençliğinize, çocuklarınıza sahip çıkın. Batman’ı ilim,irfan yuvası yapmak için daha ne bekliyorsunuz?
Next