Vatan, bir toprak üzerinde yaşayan ve kendini o vatana bağlı hisseden herkesin vatanıysa eğer, Hak hukuk adalet herkes için eşitse eğer, Herkesin doğuştan gelen vazgeçilmez hakkıysa yaşam,
Vatanı ve milleti çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmak ise hedef,
Kimsenin aç ve açıkta kalmaması için çırpınmak ise sosyal devlet, kardeşliği sağlayan sevgiyi yücelten bağlılık ise dindaşlık
Ve asıl olan özgürlük ise eğer…
O zaman soruyorum;
Bu savaş niye?
Diyeceksiniz ki ne savaşı? Savaş mavaş yok. Oysa benim her akşam haber kanallarında izlediğim görüntüler sizleri yalanlıyor.
Günde bir insanımızın öldürülmüş olmasına sayı azdır diye neredeyse sevinecek duruma gelmiş olmaktayız.
Ölen uzaydan gelmiyor. Bu topraklarda doğmuş, Bu topraklar için görev almış, bu toprakların özgürlüğü için mücadele ettiğine inanmış, bu toprakların çocukları. Tenlerini soğuktan ve sıcaktan koruyan, tanınmalarına vesile olan elbiselerin renginin ne olduğu, üzerinde hangi rütbelerin bulunduğu fark etmiyor.
Çünkü bu insanlar benim insanlarımı ve ölüyorlar, öldürülüyorlar, birbirilerini öldürüyorlar.
Kime sorarsanız daha fazla özgürlük için diyor.
Vatanın bağımsızlığı için diyor.
Eşiklik için adalet için diyor.
Vatan için diyor.
Yapmayın gözünüzü seveyim!
Yapmayın!
Özgürlük dediğiniz, vatan dediğiniz, barış dediğiniz, kardeşlik dediğiniz, sevgi dediğiniz kavramlar eğer sizler de yaşarsanız bizleri mutlu eder.
Sizin toprak altında olduğunuz bizim ise sizi seyretmek ve acı duymaktan başka bir şey yapamadığımız yaşam tarzı bizi mutlu etmiyor.
Sizsiz, sizin çatıştığınız, sizin öldüğünüz topraklarda yeşeren çiçeklerin sizin kanlarınızla sulandığını bildikçe nasıl rahat edebileceğimize inanırsınız ki?
Bizim vicdanımız, sizleri dağ başlarında, mağara içlerinde, ağaç kovuklarında, sığınaklarda ölümü beklerken görmeye el vermiyor.
Bizim vicdanımız, dağ başlarında, vadilerde, karakol siperlerinde, gözetleme kulelerinde ölmemek için gözünüzü kırpmadan beklemeye razı değil.
Bizim gönlümüz, sabah hoşça kalın deyip evden ayrıldığınızda akşam döner mi diye meraklı gözlerle bakan eşlerinizin, çocuklarınızın bu stresli yaşamına da eyvallah demiyor.
Biz; adınız, rütbeniz, sembolünüz, diliniz, ırkınız ne olursa olsun bu vatanın evlatları olarak çatışmalarla yaşamanızı istemiyoruz.
Bu yüzden barış diyoruz.
Bu yüzden kardeşlik diyoruz.
Bu yüzden gözüne kan bürümüşlerin bütün ısrarlarına rağmen kanınız dökülmesin diye mücadele vermeye çalışıyoruz.
Ölümlerinizi seyir ede ede ölümü beklemek bizi özüyor.
Barışseverler bu yüzden kılıç değil, Kalkan oluyor.
Kin değil, sevgi besliyor.
Ölümü değil, yaşamı savunuyor.
Ey, bu vatan adına bu vatanı ve evlatlarını çatıştırmaktan yorulmayanlar!
Size soruyorum; Gözünüzü kan mı bürümüş? Gerçekleri ne zaman göreceksiniz? Evlat acısı yaşamadan anlamayacak mısınız? O çocukların annelerinin de var olduğunu ne zaman anlayacaksınız. Operasyonlarınız, ölümleriniz, celatlıklarınız yaşamdan daha mı önemli!
Next