19 Mayıs, 1936 yılından beri Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bu bayramdan akıllarda kalan sadece lise öğrencilerinin her sene değişik spor faaliyetleri farklı kıyafetlerle sergilemeleridir.

            Tabii bu hareketleri belli bir süzen içinde yapabilmek için de aylarca derslerinden değişik zamanlarda alınarak çalıştırılırlar. Bir saat süren bu etkinliklerden sonra her şey eski tas eski hamam mantığıyla devam eder.

            Bu tür bayramlarda devlet büyükleri değişik mesajlarla gençlerin ülkenin geleceğinin garantisi olduklarını, ülkenin gençlere emanet edildiğinden bahsederler.

            Adı Gençlik ve Spor Bayramı ama hiç kimse bu gençler nerede spor yaparlar, hangi alanlarda spor yaparlar, yarışmalara, olimpiyatlara hazırlanmak için hangi tür imkânları vardır diye soran olmaz. Hangi okulumuzun hangi spor alanında kayda değer başarıları vardır? Kazanılmış başarıları küçümsemek anlamında değil söylediklerim. Elde edilen başarılar da imkânsızlıklar içinde çalışan fedakâr öğretmen ve öğrencilerimizin çabaları neticesinde kazanılan başarılardır.

            Gençlerimizi kahve köşelerinden, internet kafelerin olumsuz ortamlarından, kötü çevre ve arkadaşlıkların etkisinden kurtarmanın yolu onları spora teşvik etmektir. Bu amaçla her ilde Gençlik ve Spor Müdürlükleri kurulmuştur.

            Batman’daki Gençlik ve Spor Müdürlüğümüzün faaliyetlerine ne yazık ki pek tanık olamıyoruz. Merak ediyorum, hangi spor dallarında kaç genç yapılan etkinliklerden faydalanmaktadır? Ve hangi branşlarda hangi başarılar elde edilmiştir? Gençlik ve Spor Müdürlüğümüzün okullarımıza yönelik hangi tür çalışmaları vardır? Gençleri oraya çekmek, yeteneklerinin olduğu spor dallarında onları yetiştirmek için neler yapılmaktadır?

            Asıl önemli olan konu da kapalı spor salonunun içinde bulunduğu acınacak durumdur. Bahçesindeki dökülen basket sahasını mı, duvarlarındaki aşk yazılarını mı, çevresinin çöplüğü andırmasını mı, çevre düzenlemesinin berbatlığını mı dile getirelim bilemiyorum.

            Burada Belediye’ye de bir çift sözümüz olacak. Stadın çevresine atılan toprak ve moloz yığınlarını kaldırmak için kaç bahar daha geçmesi ve bizim bu köşede kaç yazı daha yazmamız gerekir? Bu ne umursamazlık ve çevreye saygısızlık? Stadın çevresi rahatlıkla bir yürüyüş parkuruna çevrilebilecekken çöp yığınlarından geçilmiyor.

            Sayın Gençlik ve Spor İl Müdürümüz, lütfen kapalı spor salonuna ve çevresine artık sahip çıkınız. Mahalle sakinleri artık bu kötü manzaralardan bıktı.

            Ve Sayın Belediye Başkanımız, stadın çevresine lütfen bir el atın artık. Bu çevreyi yeşil alan ve yürüyüş alanı olarak düzenleyeceğiniz günleri mahalle sakinleri dört gözle beklemektedir. Eğer bu sorunlara el atmamaya devam ederseniz, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü de lütfen kutlamayın. Çünkü artık kuru laflara halkımızın karnı tok.