GAZETECİLER GÜNÜ KUTLAMALARI
10 Ocak çalışan gazeteciler günü. 49 yıldır değişik etkinliklerle kutlanan bugünde çalışan gazetecilerin sorunları hatırlanır yapılması gerekenler aktarılır.
Gazetecilik mesleği layıkıyla yerine getirildiğinde kutsal bir meslektir. Etik değerleri, ilkeler olan bir meslektir. Gazetecilik sadece karın doyurmak için uğraşılan bir meslekten ibaret değildir. Toplumu doğru temelde bilgilendiren ve doğru temellerde kararlar alınsın diye idarecileri uyaran bir meslektir. Meslek içerisinde şüphesiz alaylısı da var okullusu da herkesin kendi çapında meziyetleri olduğu kabul gören bir algı.
Gazeteciler yaptıkları işte frenleyecek olan temel unsur oto kontrol mekanizması olmalıdır. Çünkü yazdıklarınız doğru bir şekilde araştırılmadan kamuoyunun önüne servis edilmişse yapılan yanlışın sonuçlarını ortadan kaldırmak düzeltmelerle mümkün olamıyor maalesef. Bu nedenle bir vicdan muhasebesinin de olması gerekmektedir.
Gazetecilik mesleğinin yada basının dördüncü güç olarak görülmesinin nedeni kamuoyunda yarattığı etkidir. İnsanların kafalarında bir şeylerin şekillenmesini sağlayan, onların kanaatlerini yönlendiren bir gücü var basının. Bu yüzden toplumun dili, kulağı, gözü olarak kabul görür.
Bu kadar hassas bir alanda emek sarf edenlerin de aynı hassasiyeti çalışmalarına yansıtmaları gerekmektedir. Gazetecilerin üyesi oldukları cemiyet ya da dernekler oto kontrol mekanizmalarının sağlıklı olarak yürütülmesi ve sorunların çözümü konusunda gerekli girişimlerin gerçekleştirilmesi açısından önemlidir.
Batman Gazeteciler ve yayıncılar cemiyetinin kurulması fikrini 1997 tarihinde ortaya attık ve aynı yıl bir cemiyetimiz oldu. Batman gazeteciler ve yayıncılar cemiyeti ilk örgütlenme çatımız oldu. O tarihten günümüze 13 yıl geçti. Şimdi kentimizde birden fazla cemiyet var. Herkes bildiği ve inandığı kulvarda toplandı ve çalışmalarını yürütüyor. Arzumuz ve isteğimiz bugün olmazsa bile ileride tekrar bir çatı altında toplanmak ve bu mesleği hak ettiği şekilde toplam gücümüzle temsel etmeye çalışmaktır. Bu gerçekleşinceye kadar da ilk göz ağrımız olan cemiyetimizde çalışmalarımızı sürdürme kararlılığındayız. Bu konuda doğru yolda olduğumuz ise cemiyetin çalışmalarından ve geldiği durumdan da anlaşılıyor sanırız.
İlk cemiyetimiz olan Batman Gazeteciler ve yayıncılar cemiyetinde Pazar günü bir ilki daha gerçekleştirdik. Çalışan gazeteciler gününü cemiyet binamızda gerçekleştirdik.
Meslektaşlarımız, ilimizin valisi, üniversitemizin rektörü, daire amirlerimiz ve STK temsilcisi dostlar aramızdaydı. Konuklarımızla iki buçuk saati aşkın bir süre ilimizin sorunlarını konuştuk tartıştık. Konuklarımızın hepsi makamlarındaki erkelerini bir kenara bırakıp dostane bir yaklaşım ile konuları ele alıp tartıştılar. Görüşlerini açıkladılar.
Sohbet öylesine güzel bir ortamda sürdü ki on onbeş dakika uğramak üzere gelen konuklarımız iki saatin nasıl geçtiğini anlayamadılar. Valimiz her zaman ki gibi kentimizin sorunlarına duyarlılık gösterilmesini ve uyarıların ve eleştirilerin doğru temelde gelişmesi durumunda kendilerine yardımcı olunacağını belirttiler.
Üniversitemizin rektörü de ilk kez dostane bir şekilde duygularını dile getirdi. Son günlerde kendisi ile ilgili yapılan yayınlar konusunda ki düşüncelerini ifade etti ve emeklerini karşılığını alamamaktan şikâyet etti. Bu karşılık elbette maddi anlam taşımıyordu. Gecesini gündüzüne katarak bir üniversite kurmakla meşgul iken karşılaştığı engellere anlam veremiyordu. Baskıların görevini yapmasına engel olmaya başladığını belirtiyor ve Batmanlıların kendisine değilse bile üniversitelerine sahip çıkmasını istiyordu.
Batman için üniversite olmazsa olmaz koşullardan birisidir. Bizim için üniversite bu kentin geleceği demektir. Bu kentin geleceğini korumak, bu insanların insanca bir yaşam sürmelerini sağlamak, ayakları üzerinde durmalarını sağlamak için az mücadele verilmedi. Bu nedenle bu kentin geleceği üzerine kimsenin oyun oynamaya kalkışmaması gerektiğini hatırlatmakta fayda bulunmaktadır.
Batman üniversitesinin kurulması için yıllarca emek sarf eden insanların emeklerini bir kenara atılması elbette söz konusu değildir. Ancak emekler güzel sonuçlarla taçlandırılırsa bir anlam ifade edeceğini de belirtmek gerekir.
Üniversite yatırımlarının nasıl yapıldığı, kadrolarını kimlerin atandığı, kimin kimi nasıl ve ne şekilde yönlendirdiği konuları tek tek incelenmeye değer konulardır. Bunların yapılması da sayın valimizin ve rektörümüzün konuşmalarından sonra kaçınılmaz olmuştur. Öküzün altında buzağı aramanın bir anlamı yok. Lafı gevelemenin de.
Üniversite işi artık incelemeye değer bir konu haline gelmiştir. Sayın rektörden ricamız çalışmalarına bildiği gibi devam etmesi. Bunca emekten sonra ciğeri kediye teslim etmenin bir anlamı yok. Rektörü yönlendiren ekibin de kendisine bir ayna bulmasında fayda var. Bu memleket göründüğü kadar sahipsiz değildir. Bizler de ayağımızı denk atmalı neyi nasıl ve ne şekilde yazmamız gerektiğin iyi ölçüp biçmeliyiz. Elimizde basın silahı var diye etik değerlerin dışına çıkma hakkımız yok. Basın özgürlüğü başkalarının özgürlüğünü kısma hakkı doğurmaz.
Olup bitenlerle ilgili bir şey demiyoruz şimdi. Araştıralım öğrendiklerimiz paylaşırız, kimse merak etmesin. Kimse bu kente kötülük yapmaya kalkışmasın. Kişisel çıkarlar toplumsal çıkarların önüne geçemez. Çıkar çatışmaları da kentin çıkarlarıymış gibi lanse edilemez.
Next