Demokratik Toplum Partisi çok demokratik seçim barajı! Nedeniyle Bağımsız adaylarla seçime girip mecliste grup oluşturacak sayıda milletvekiliyle temsiliyet hakkı kazanınca Sayın Başbakan onlarla el sıkışmak için şart koşmuştu.

Ya DTP’liler “PKK teröristtir” diyecek ya da elleri sıkılmayacaktı.

Seçimlerde bağımsız oldukları halde seçilmiş olmak,

Halkın temsilcileri olarak meclise gelmiş olmak,

Demokratik yöntemleri kabul ederek, siyaset diliyle istemlerini dile getirmek, ellerinin sıkılması için yeterli neden olamamıştı. Nasıl olsa onlar 22 kişiydiler oysa Sayın Başbakanda tamı tamına 75 Kürt milletvekili vardı. Birilerinin elini sıkacak olsa kendi Kürtlerinin elini sıkacak olup bitecekti.

Mecliste herkes DTP’lilerin elini sıktı ama bir türlü demokrasi gazisi Başbakan el sıkmaya yanaşmadı.”Kubbeler miğfer ve minareler mızrak” olduğunda demokrasi gazisi olan Tayip Erdoğan Başbakan sıfatı ile demokratik değerlerden uzak durmaya başladı.

MHP lideri Devlet Bahçeli bile el sıkma eylemi gerçekleştirdi ama Sayın Başbakan bir türlü DTP’lilerle el sıkışmadı.

Sayın Başbakanın kimlerin ellerini sıktığına bakınca bir an düşünüp gerçeğin de farkına varmaya başladık.

Sayın Başbakan Hizbullah liderinin elini sıkmaktan her hangi bir sakınca bulmamaktadır. Oysa Bu zat da ABD tarafından terörist ilan edilmişti.

Sayın Başbakan Sudan lideri EL Beşir ile de el sıkmaktan geri durmamıştı. Uluslar arası savaş mahkemesi hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

Sayın Başbakan İran devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecat ile de el sıkışmaktan geri durmamaktadır. ABD’yi büyük şeytan olarak tanımlayan bu zatı muhterem de dünyada en fazla idam cezasına imza atan devletler sıralamasından ilk üçte.

Kısacası Sayın Başbakan önüne gelen herkesin elini sıkarken ( ki bu zatı muhteremlerin büyük çoğunluğu uluslar arası kamuoyu tarafından olumsuz sıfatları ile tanımlanmaktadırlar.) Kendi ülkesinde kendi yasalarının meşru gördüğü ve seçimle meclise gelen bir siyasal partinin liderinin elini sıkmayacağını belirtmektedir.

Sayın başbakanın elini sıktığı yada ellerini sıkmaktan çekinmediği siyasi liderlere bakınca insanın içinden elini koruması geliyor.

Gazze için fırtınalar koparırken, Darfur için kılını kıpırdatmayan bir anlayışla hareket ederseniz,

Demokrasiyi savunup diktatörlerin elini sıkarsanız,

Kendi seçilmişlerinin yerine başkalarının teröristlerini saraylara davet ederseniz,

Uluslar arası kamuoyu nezdinde güvenirliliğinizi yitirirsiniz.

Ne demişti hazreti Mevlana; “ Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”

Hesap yaparken vicdanı unutmamak gerekir.

Sahip çıkarken gerçeklerden uzaklaşmamak gerekir.

Hakka taparken haktan uzaklaşmamak gerekir.

Zulmü ve diktatörlüğü savunanların değil hakkı ve kardeşliği savunanların ellerini sıkmak gerekir.

Gazze de ölen çocuğun da

Darfur da ölen çocuğun da

Diyarbakır da ölen çocuğunda

Yanında olmak gerekir.

Hepsini kucaklanmayanların ellerinden uzak durmak gerekir.