Yeryüzünde barış içerisinde kardeşçe yaşam için coğrafyaya, dile, dine, ırka bağlı olmadan savaşa hayır demek gerekiyor. İnsanlar ölmeden, insanlar açlık ve sefalet içerisinde sürünmeden namusları iki paralık olmadan, onurları postalların altında ezilmeden barışseverlerin harekete geçmesi gerekiyor.
İnsanların doğuştan gelen temel haklarına saygı duyan herkesin dünyanın neresinde olursa olsun savaşlara hayır demesi gerekiyor. Ülkesinde dünyaya büyük bir demokrasi örneği sergileyerek “değişim” sloganı ile devlet başkanlığına seçilen Barack Obama’nın dış ülkeler içerisinde savaşmak için gözüne kestirdiği ülke Kuzey Kore.
İkinci dünya savaşından sonra 1948 yılında kurulan Kore Demokratik Halk cumhuriyeti Devlet Başkanı Sun il tarafından idare edilen şimdilerde ise oğul İl tarafından yönetilen sosyalist bir ülke. Bir milyondan fazla aktif silahlı gücü bulunan Kuzey Kore aynı zamanda nükleer güce sahip ve biyolojik silahlar konusunda hayli ilerlemiş durumda. Ülke gelirinin %30’undan fazlası silaha ayrılıyor. İnsanları açlıkla mücadele eden kapılı kutu.
Biz Kore’yi 1950–1953 tarihleri arasında meydana gelen Kore savaşından biliyoruz. Amerikanın yanında yer alan Türkiye buraya asker göndermiş ve askerlerimizin çoğu hayatını Kore topraklarında anlamını ve nedenini bilmedikleri. Taraf olmadıkları bir savaşta kaybetmişlerdir. Halen yaşamakta olan Kore gazilerimiz mevcut. Onlara yaptığımız en büyük iyilik girdikleri anlamsızca savaş nedeniyle bedava Belediye Otobüslerine binmek ve birkaç akçe gazilik maaşı bağlamak.
Dünya haberlerini takip edenler Kuzey Kore ya da tam adıyla Kore Demokratik Halk Cumhuriyetinin ordusunu alarma soktuğunu bilirler. Gerekçe her yıl Güney Kore ve ABD’nin beraber yaptıkları 12 günlük askeri tatbikat. Görünürde bu tatbikatın amacı Güney Kore’nin savunmasını güçlendirmek ama Kuzey Kore aynı şekilde düşünmemektedir. Kuzey Kore Uzaya uydu gönderme çalışmalarını sürdürürken ABD bu çalışmanın uzun menzilli füze fırlatma çalışması olduğunu ve böyle bir fırlatmanın gerçekleştirilmesi durumunda uyduyu düşüreceklerini belirtmektedir. Kuzey Kore yönetimi böylesi bir saldırının savaş nedeni kabul edileceğini belirtiyor.
Taraflar niyetlerini tam olarak ortaya koymasalar bile Kuzey Kore bölünmüş bir Kore istememekte ABD ise bulduğu Güney Kore gibi bir müttefiki kaybetmek istememektedir. Bu nedenle çıkarılmak istenen savaşın gerekçesi olarak doğal olarak nükleer silahlanma kılıfı olacaktır.
ABD, Güney Kore’ye destek amaçlı gerekçelerle Kuzeye saldırır mı bilmiyoruz ancak emareler bunu göstermektedir. Geçen Kore savaşında 3 milyondan fazla can kaybı olmuştu. Kayıplar içinde bizim de insanlarımız vardı. Biz böyle bir savaşı istemiyoruz. Nükleer silahlanma suç ise bütün devletlerin bu kurala uyması gerekmektedir. Güçlüler pozisyonlarını korurken diğer devletlerin böylesi bir silahlanmaya gitmelerine karşı çıkılması ne kadar hakkaniyete uyar acaba?
Uzaya uydu göndermeye bile çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleme getirmeye çalışan ABD’nin yeni başkanı Yunanistan’dan önce Türkiye’ye ziyaret etmeye gelmesinin altında birçok gerekçe var.
Ortadoğu’da BOP’un uygulanması,
Iraktan kayıpsız ve daha az maliyetle çıkılması
Afganistan ve Pakistan’da radikal İslamcı militanlarla mücadelede Türkiye’nin gücünden faydalanılması gibi.
Dileriz ve umarız ki bu taleplerin yanı sıra Kuzey Kore ile ilgili yapılan palanlarda Türkiye’ye tekrar rol biçilmiş olmasın. Çünkü biz şimdiden hem Kore de bir savaşa, hem de Kore’ye asker göndermeye karşıyız biline.
Next