Değerli Okurlar, halk ve çevre sağlığına duyarlı olduğum için bu konularda sık sık vatandaşların soruları, eleştirileri ve uyarıları ile karşılaşırım. Duyarlı insanlarımıza elbette ki saygılıyım. Keşke şu toplumda çevre sorunlarına duyarlı insanların sayısında patlama yaşansa…
Yıllarca okullarda gönüllü olarak çevre konferansları verdim. Amacım hep duyarlı bir toplumun oluşmasıydı. Şükür ki hesap soranlar çıkıyor…
Mensubu olduğum Batman Çevre Gönüllüleri Derneği’nin bütün faaliyetlerinde rol almam nedeniyle duyarlı halkımızın yakın ilgisi ile karşılaşmaktayım.
Günümüzde aslında çevreye ve ekolojiye duyarlı insanlar çok. Ancak çevre ve ekoloji için mücadeleye atıldıklarında sanki siyasal bir organizasyonda yer alıyorlarmış gibi endişeleri olmaktadır…
Oysa Batman Çevre Gönüllüleri Derneği’nin siyasal bir amacı yok. Bu sivil toplum örgütünün gönüllüleri arasında iktidarın da, muhalefetin de Milletvekilleri, belediye başkanları, il yönetim kurulu üyeleri bile yer almıştır.
Bu çatı altında siyaset yapılmıyor. Daha yaşanabilir bir Batman için mücadele veriliyor, halka bilinç kazandırılmaya çalışılıyor. Yapıcı, yol gösterici uyarı ve eylemlerin tek amacı vardır; daha temiz ve yaşanabilir bir Batman…
Evet, bu mücadeleyi kutsal bir ibadet gibi niteliyorum. Çünkü topluma karşılıksız hizmet vermenin ibadet olduğuna dair sayısız dini deliller vardır.
ELBİSTAN’DA 45 BİN KİŞİ HASTANELİK…
Sadede geleyim. Son günlerde beni arayan ve bazen yüzleştiğimiz bazı duyarlı vatandaşlar Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yaşanan içme suyu zehirlenmesi ile ilgili sorular sormaktadırlar. Elbistan’da Ceyhan nehrinden beslenen keson kuyulardan elde edilen içme suyu ‘Norovirüs Salgını’ olarak yaklaşık 50 bin insanı hastanelik etmişti…
Bir ilçede 50 bin insanın içme suyundan zehirlenmesi ve hastanelik olması sık yaşanan ve görülen bir durum değildir. Ne yazık ki Elbistan’da geçen hafta içerisinde kamuoyuna yapılan resmi açıklamalara göre 45 bini aşkın insan hastanelik oldu, serumlarla ayağa kalktı.
Beni arayan veya yüz yüze görüştüğümüz duyarlı insanlar Batman’da böyle bir tehlike olup olmadığını soruyorlar…
Bu kentin sakinlerinin temiz içme suyu tüketmeleri için yıllarca mücadele vermiş biriyim. Geçmiş yıllarda içme suyumuzda tespit edilen petrol atığı “Fenol” ile kanserojen etkileri bulunan asbestli şehir şebeke borularının değiştirilmesi için belediye yönetimlerine yönelik yazılarım bir kitap oluşturabilir. Karınca kararınca mücadele vermiş ve hem fenolün bertaraf edilmesi, hem de asbestli boruların değiştirilmesine büyük katkım olmuştur.
Bu konuda da duyarlıyım. Elbistan meselesi ile ilgili sorular üzerine bir araştırma yaptım. Bu konuda bilgi vermeden önce Elbistan’da nelerin yaşandığına dair basında çıkan haberlerden kısa bir alıntıyı bilginize sunmak istiyorum:
“Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, izolasyon çalışmasının yapıldığı keson kuyularda incelemelerde bulunarak görevlilerden bilgi aldı. Elbistan’da 45 bin kişinin hastaneye kaldırılmasına yol açan norovirüs salgınının bulaştığı keson kuyular ile Ceyhan Nehri arasında izolasyon yapılmadığını tespit ettiklerini söyledi. Elbistan’da geçen hafta Ceyhan Nehri’nden şehir şebekesine takviye su sağlayan keson olarak bilinen kuyulara norovirüs bulaşmasından dolayı baş dönmesi, yüksek ateş ve kusma şikayetleriyle 45 bin kişi hastanelere başvurdu. Halen bazı vatandaşların aynı şikayetlerle hastanelere başvurduğu ilçede savcılık tarafından başlatılan soruşturma devam ederken, Büyükşehir Belediyesi tarafından nehirden su sızan keson kuyularının izolasyon çalışması tamamlandı. Yapılan ölçümlerde sızdırmazlık raporu olumlu sonuçlanan keson kuyularda, Halk Sağlığı Müdürlüğü’nce yapılacak hijyen testlerinin ardından ilçeye su verileceği belirtildi.
Başkan Erkoç, 45 bin kişinin hastanelik olduğu salgına yol açan keson kuyular ile Ceyhan Nehri arasında bölgeden akan su kaynaklarının geçişini önleyecek bir izolasyon yapılmadığını söyledi. Yapılan tespitin ardından kuyular ile nehir arasında su geçişini önleyecek izolasyon çalışmasına hemen başladıklarını belirten Erkoç, kuyularda hijyen sağlanmasının ardından ilçeye su verileceğini ifade ederek şunları söyledi: ‘Burada bir sızdırmazlık problemi varmış, bu olayla tespit edildi. Yani bu sistemde; nehir ile keson kuyular arasında su geçişini önleyecek bir izolasyon olmadığı, yapılmadığını tespit ettik. Bu bölgeden akan su kaynaklarının kuraklık zamanında, keson kuyulardaki suyun azalması döneminde, içeriye doğru hücum ettiğini ve bunun da kirliliğe sebep olduğunu, çeşitli zamanlarda da buranın kirletildiğini ve geçen hafta içerisinde perşembe ve cuma günü bir kirlilik yaşandığı ve buna binaen de virüsün türediği tespit edilmişti. Tespitten bu yana yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Burayı izole ettik, bitirdik. Kuyularımızda da hijyeni sağlıyoruz. Tabi bu hijyen sorumluluğu Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde olduğu için onlardan gelecek testleri bekliyoruz. Halk Sağlığı İl Müdürlüğü’nün talimatları doğrultusunda Elbistan’a su vereceğiz. Ceyhan Nehri’ni de ıslah edeceğiz. Yani bu da bizim en önemli projelerimizden biri. Aşağı bölgeden tahkimat duvarı işine başladık. Elbistan nehrimizin kenarında pis ve harabe bir alan bırakmayacağız. Ceyhan Nehri’ni rehabilite edeceğiz. İnşallah tertemiz bir çevre oluşturacağız. İl merkezi nasılsa, Elbistan’ı da öyle yapacağız. Tabi tahmin edemeyeceğimiz bir olaydı. Bir sızdırmazlık sorunu olduğu aklımıza hiç gelmezdi. Bu bir Dünya Bankası, İller Bankası projesiydi. Burada geçmişte yapılmış ve böyle bir geçişin olduğunu bu olayla birlikte yapılan testlerle öğrendik. O günden bu yana bütün ekiplerimizle çalışıyoruz. Burada su temin edemeyince halkımıza hazır sularla, hijyenik tanklarla su temin ettik. Açık su hariç 1 milyon litre civarında kapalı su dağıttık. Bu problem çözülene kadar dağıtmaya da devam edeceğiz.”
Haberden anlaşıldığı gibi Elbistan’da Dünya Bankası ve İller Bankası projesi olmasına karşın keson kuyular ve Ceyhan nehrinden kaynaklı olarak çok vahim sorun yaşanmıştır. Kentimiz için endişe eden vatandaşlar, şehre su veren kuyuların durumu hakkında sorular soruyordu.
Batman kent merkezine verilen içme suyunun kaynakları hakkında daha önce bu köşede sayısız makale yazdım. Eskiden kentin en eski mazbahanesi çevresindeki su kuyularından kentimizin ihtiyaçları karşılanıyordu. Belediye o kuyuların tümünü kapattı.
Edindiğim bilgilere göre Batman’a su sağlayan kuyular Elbistan’da olduğu gibi ‘Keson’(Etrafı taş duvarlarla örülen su kuyuları) değil. Yine edindiğim bilgilere göre yıllar önce Kozluk’ta keson kuyular vardı, onlar da iptal edilmiş, yerine bu ilçemize Küsket’ten kaynak suyu ulaştırılmış. Batman’ın Keson kuyulardan değil, sondajla 60 metrelik derinden su sağlanıyor. Daha önce 35-40 metre sanıyordum. 60 metre derinlik önemli. Süzülemeyen Fenol hariç, çakıllardan süzülerek geçen su kente verilirken sürekli klorlanıyormuş. Batman’a temiz su sağlanması için yıllarca emek sarf etmiş bir bilim insanından edindiğim bilgilere göre kentimizin Elbistan gibi olma durumu söz konusu değil.
Bu kente temiz içme suyu verilmesinden DSİ, Halk Sağlığı, İl Hıvzıssıhha ve Belediye gibi kuruluşlar sorumludur. İçme suyumuzun temininden, denetimden, tahlillerinden, analizlerinden sorumlu kuruluşlardan daha fazla bu sorunlara kafa yormuş ve hesap sormuş biri olarak inşallah sorunun takipçisi olmaya devam edeceğim. 2009 yılında fenol nedeniyle şehir şebeke içme suyumuzun yemeklerde dahi tüketilmemesi ve halkın etkin şekilde uyarılması için Sağlık Bakanlığı’nın yazısı öncesinde yaptığım uyarıcı yazılardan bir cilt kitap çıkar. Bizleri dinlememiştiler. Sonrasında sorunun üzerine gidildi ve fenol kaynağı tespit edildi. Batman şehir şebeke içme suyunun Refik Saydam Araştırma, TUBİTAK ve ODTÜ merkezlerine gönderilmesini bu köşenin acizane yazarı sağlamıştı. Fenolden sonra bu merkezlerden gelen temiz ve içilebilir raporunu da buradan kamuoyuna duyuran Yazar olduğumu hatırlatayım. Sonuç olarak tehlike görmesem bile her şeye rağmen sularımızın yeniden bahse konu kuruluşlara tahlile gönderilmesini ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını öneriyorum. Yaptığım bu yorumla yetinilmemelidir. İlgililer, özellikle suyun analizlerini yaptıran İl Hıvzıssıhha ve Hlak Sağlığı yetkililerinden bir açıklama yapılsa iyi olacak. Duyarlılığım inşallah sürecektir.
Next