Yıllardır özlemi çekilen demokratikleşme açılımlarının önüne setler çekilmeye çalışılsa da artık su yolunu bulmuş ve akmaya devam edecektir.
Demokrasinin savunucusu olması gereken siyasi partilerin bir kısmı, demokratikleşmenin önündeki en büyük engel durumuna düşmüşlerdir. Statükonun bekçisi generaller ile saf tutmuş bir hale gelmişlerdir.
Bütün partiler görevi askerlik olanların söylediklerini şerh etme yarışına girdiler. Sanki söylenen çok hikmetli sözlermiş gibi, herkes kendine göre tevil etmeye çalıştı. Kırmızı çizgiler daha da kalınlaşmaya başladı. Bu çizgileri kim neye göre bırakıyorsa.
Neyse ki, geçmişteki hatalardan ders çıkarmışa benzeyen hükümetin açıklamaları bir an için umutsuzluğa kapılmışken tekrar umutlanmamıza zemin hazırladı. İnşallah bu konuda yanılmayız da, 25 senemiz daha kaybolup gitmez.
Toplumun büyük çoğunluğu demokratik açılımlara ve Kürt sorununun çözümüne yeşil ışık yakmışken, birileri elindeki dur işareti ile kırmızı ışık yakmaya çalışmaktadır. Bunlar hep yeşil ışık ihlali yaparak bugünlere gelmiş olan ve milletin hak ve hürriyetini gasp etmiş kişi ve kurumlardır. Bir kısmı silahlı güçler, bir kısmı da sermayedarlardır.
Birileri şimdiye kadar onlara milyar dolarların hesabını soramadığı için kendilerini milletin ve devletin hamisi görenler, diğerleri de bunlardan güç alarak halkın ekonomik gücünü sömürenlerdir.
Ama asıl söz sahibi olması gerekenler, çocuklarını bu toprağa 80 yıldır gömmüş ve gömmeye devam edenler ile akşam evine ekmek götürmek için kızgın güneşin altında 12 saat çalışanlardır.
Tek kelime Türkçe bilmediği için Cumhurbaşkanına derdini anlatamayan yüreği yanıklar ile çocuğunu dağların bağrına gömen anaların sessiz çığlıklarıdır bu kardeşliği getirecek olan. Barışı istemeyenler bu anaları bir arada görmeye tahammül edemeyenlerdir.
Kürt sorununu konuşmak bile, açılımın kendisidir. Önemli olan zihinlerdeki tabuları yıkabilmektir. Zihinlerdeki engelleri aştıkça korkularımızdan kurtulacağız. Yıllardır korkularımızı besleyenlerin ellerindeki yemleri alacağız.
Bu önemli eşiği aşmaya çalışırken birilerinin kapıları kapatmak istemelerine aldırış etmeyeceğiz. Derinlerin hesaplarını bozmak için daha derin düşüneceğiz.
Bunun için diyoruz ki. İyi niyetli açılımlara sahip çıkıp desteklemeliyiz. Yanlış hesap yapanların hesaplarının Bağdat’a gitmeden döneceğini unutmamalıyız. Ve yine unutmamalıyız ki, en zor ve engebeli yollara bir adım atılarak çıkılır. Adımları sağlam ve kararlı atanları yollarından hiçbir engel çeviremez.
Next