Almanya’da Müslüman Merve’nin kanı kurumadan bir vahşet de Çin’den yükseliyor. Çin’deki vahşet ferdi değil, tam bir soykırım ve katliamdır.

            Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlar planlı bir şekilde yok edilmeye çalışılmaktadır. Çin’in totaliter ve baskıcı rejimi, kendi insanı dışındakilere yaşama hakkı tanımamaya devam etmektedir. Tarih boyunca yaptığı zulümlere bir yenisini daha eklemektedir.

            Bizler kime yapılırsa yapılsın mazlumun yanında ve kim yaparsa yapsın zalimin karşısında olmalıyız. Nüfus yoğunluğu ve askeri yapısıyla dünya ülkeleri arasında söz sahibi olan Çin’in, Birleşmiş Milletler’ de veto yetkisine sahip beş ülkeden biridir. Adaleti sağlaması gerekenler zulüm yapıyorlarsa insanlığı büyük bir felaket beklemektedir.

            Nitekim Amerika’nın Irak’ta ve Afganistan’da yaptığı zulümler devam etmektedir. Bu nasıl Birleşmiş Milletler ki, şemsiyesi altına alarak koruyacağı milletlerin göz göre göre soykırıma uğramalarına seyirci kalmaktadır.

            Ürettiği kalitesiz mallarla dünya piyasalarını alt üst eden Çin, şimdi de askerlerine dağıttığı silahlarla uğradıkları zulmü protesto eden insanları acımasızca katletmeye devam etmektedir. Ayrıca kadınlara tecavüz gibi aşağılık hareketlerle bir insanlık suçu işlemektedir.

            Zalim ve zulümlere karşı ne yapılabilir?

            Görünürde dünyayı yöneten güçler bir şeyler yapmaya çalışmaktadır. Aynı güçler İsrail Filistin’i işgal ederken de bir şeyler yapmaya çalışmışlardı. Ancak onlar bir şeyler yapma lütfunu gösterene kadar Filistin’de binlerce insan şehit olmuş, şehirler yerle bir olmuşlardı.

            Aynı senaryo ile tekrar karşı karşıyayız. Birleşmiş ama etkisizleştirilmiş Milletler derin uykudan uyanıp bir bildiri yayınlayıncaya kadar ölü sayısı milyonu bulacaktır.

            Halk olarak bizler de üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Öncelikle dualarımızda onlar için Allah’tan yardım dilemeliyiz. Zalimlerin hasmı ve mazlumların yardımcısı olan Yüce Allah’ın yardımlarını dilemeliyiz.

            Ama en önemli yaptırım da Çin mallarına boykot uygulamaktır. Bu boykotu en kısa zamanda ve ciddi olarak yapmalıyız ki, kısa sürede bunun ne kadar etkili olduğu ortaya çıksın.

            Bu çağrı herkese ve her kesimedir. Herkes sahip olduğu imkânlara göre sorumludur. O halde herkes imkanını en iyi şekilde kullanmalı ve Çin mallarını boykota hemen şimdi başlamalıdır.