Demokratik Toplum Partisinin, Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları coğrafyanın güçlü partisi olduğunu inkâr etmek mümkün değil. Bunu hem partinin yetkilileri hem de bu partiye oy vermeyen kesimler çok iyi bilmektedirler. Dolayısıyla bölge için atılan her adımda, alınan her kararda bu partinin refleksinin ne olacağı bir şekilde dikkate alınmaktadır.
Önümüzdeki süreçte yani 29 Martta yerel yönetimlerin başına geçecek zihniyeti ya da zihniyetleri belirleyecek olan bir seçim yapılacak. Türkiye genelinde yapılacak değerlendirmeler ile bölgede yapılacak değerlendirmelerin farklı olduğu açıkça kendini belli ediyor.
Bölgede sistemle entegrasyonu sağlamış olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile yarışacak olan tek parti Demokratik Toplum Partisidir. Diğer partiler Fırat’ın doğusundan çoktan ellerini eteklerini çekmiş bulunmaktadırlar. Meydanı AKP’ye bırakarak ne kadar yanlış yaptıklarını birkaç yıl sonra dizlerini dövdüklerinde anlayacaklardır.
1 Ocak 2009 tarihinden bu yana seçim süreci başlamış bulunmaktadır. İşler kademeli olarak yürüyor. Yüksek seçim kurulu seçim sürecinde izlenecek olan takvimi açıkladığı gibi gereğini de yerine getiriyor. Yani süreç hızla işliyor. Ocak ayını tamamladık gibi. Önümüzdeki şubat ayı yoğun çalışmaların olacağı bir ay olacak. Mart ayında ise gövde gösterisi yaşanacak. Herkes ve kesim elinden geldiğince son kozlarını oynayacak ve vatandaşlardan oy toplamaya çalışacaktır.
Buraya kadar işleyen süreçte bir anormallik yok anormallik ilimizde ve özellikle en güçlü olan parti olan Demokratik Toplum Partisinde yaşanıyor.İzleyeceği strateji ve yöntem konusunda çok öncelerden çalışmalar yürüttükleri halde tabanın karşısına net söylemle çıkma yerine, süreci yayarak adeta zaman kazanma çabalarına sahne oluyor.Önceleri aday adayı belirlemesi konusunda tarih belirlendi ardından iki kez bu tarihler uzatıldıktan sonra aday netleşti.Bu sürecin yanlış işlediği kendilerinin de açıkladıkları bir gerçek.Olup bitenden sonra beklenti adayın ve meclisin net olarak belirlenip kamuoyunun bilgisine sunulmasıydı.Şurası bir gerçektir ki Demokratik Toplum Partisi tabanı adaylar üzerinde tartışma taraftarı değildir.Genel merkezce kabul gören aday tartışmasız kabul edilmektedir.Öyle anlaşılmıştır ki her ne kadar net olarak ortaya konulmamış ise de Genel Merkezin Adayı Sayın Atalay olmuştur.Buna rağmen Sayın Atalay’ın aday olduğunun açıklanmasının bu kadar zamana yayılmasını anlamış değiliz.Bu konuda DTP’nin bir stratejisinin olmaması imkânsız gibi görünüyor ancak enteresan olan bu stratejiyi tabanın bilmemesidir.Bu gecikmenin sebebini kime sorduysak net bir yanıt alamadık.Her kes ve kesimin aday beklentisi netleşmiş duruma geldiği halde açıklamanın bu kadar geciktirilmiş olması kafalarda soru işaretleri yaratmıştır.
Batman stratejik öneme sahip olan bir il. Bu nedenle Batmanda seçime girecek ve seçimi kazanma azminde olan siyasal partilerin her şeyi en ince noktasına kadar hesaplamaları gerekmektedir. Özellikle siyasal partilerin aday belirleme stratejileri net değilse bile seçim çalışmalarına yönelik stratejilerinin net ve vatandaşlarca anlaşılır olması gerekmektedir. Bu nedenle Demokratik Toplum Partisi gibi güçlü tabana sahip olan bir partinin seçim stratejisini halkla paylaşması faydalı olacaktır. Bu stratejinin mutlaka değişik boyutları olacaktır. Alan belirleme ve alana göre propaganda yürütme esas olacaktır. Sağlıklı bilgilerin edinilmesi ve bu bilgilerin iyi değerlendirilmesi lazımdır. Ancak bunların yapılabilmesi için de birilerinin düğmeye basması gerekmektedir. Yeter ve artar denilen zaman işlemeye devam ettiğinde ne kadar hızlı hareket edilmesi gerektiği de ortaya çıkar. Yarış aynı zamanda siyasal partiler için zamanla yarışmaktır. Seçimlerde akıntıya karşı mücadele edildiği hatırdan çıkarılmamalıdır. Akıntıya kapılmanın rehaveti ile hareket edip kıyıya çıkmayı beklemek her zaman sağlıklı sonuçlar çıkarmaya bilir.
Futbol izleyicileri çok iyi bilirler. Birçok önlü takım tek bir futbolcusunun fiyatına yetişmeyen takımlar tarafından dize getirilip yenilmişlerdir. Bu yenilgiler aslında o takımların kapıldıkları rehavetten, rakiplerini küçümsemelerinden kaynaklanmıştır. Yoksa dişe diş oyun oynansa yenilmelerine imkan yoktur. Bu siyasi partiler içinde aynı olabilir. Sandıklar açılıp oylar sayıldıktan sonra kimsenin beklemediği sonuçlarla karşılanmaması için herkesin stratejisini kamuoyuyla paylaşıp, kadrolarını netleştirip çalışmasında fayda bulunmaktadır diye düşünenlerdeniz.
Atı alan Üsküdar’ı geçmeden, Demokratik Toplum Partisinin stratejisini duysak sanırım herkes gibi bizler de sevineceğiz.
Next