“Devrim Arabaları”, Türkiye’nin ilk otomobilinin yapımının hikâyesini anlatan filmin adı. 1961 yılında Milli Birlik Komitesi Başkanı ve sonradan Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel’in emriyle mühendis ve işçilerimiz tarafından üretilen ilk yeli arabanın adıdır “Devrim”.
Biz yapamayız, biz beceremeyiz, bizden adam olmaz diyen müstemleke kafalılara inat umutla, gözyaşıyla, gece gündüz demeden çalışılarak dört adet olarak üretilen bu otomobilin imalatı nedense durduruldu.
Yapamazsınız diyenlere karşılık “Ya yaparsak” diyenlerin gür sesidir, Devrim.
Yaptırmazlar, dış güçler buna izin vermez diyenler, yıllardır yapmaya çalıştığımız her işte ayak bağı olanlardır.
48 yıl önceki mandacı zihniyet, bugün de sorunlarını çözme azim ve kararlığında olan Türkiye’nin önünü tıkamaya çalışmaktadır. Oysa biz kendi sorunlarımızı aramızda çözebilecek duruma çoktan geldik. Yıllardır konuşulması hayal olan, konuşanların mahkemelerde yargılandığı konuları en yetkili ağızlardan korkusuzca duyabiliyoruz.
Devrim’in yapımına engel olan zihniyet bugün de Kürt sorununun çözümünde ayak bağı olmaktadır. Devrim, o gün üretime geçseydi bugün Türkiye otomobil sanayisi alanında belki de bir numara olacaktı. Devrim, o gün yollara çıksaydı, bugün bizler Avrupa Birliği kapısında bekleyen ülke değil, belki onlarla boy ölçüşebilecek bir düzeye gelmiş olacaktık.
30 yıldır savaş tacirlerinin ekmeğine yağ süren politikacılar ve karanlık odaklar olmasaydı, bugün ülkemiz çok farklı bir durumda olacaktı.
Kendimizle barışık olmamanın bedelini çok ağır ödedik. 30 bin canın yanında milyarlarca doları da dağlara ve taşlara gömdük. Gençlerimizin bir kısmı dağları mekân, diğer kısmı da bunları oradan indirmek için yol eyledi. Sonuç ise gözü yaşlı analar, bacılar, yetim binlerce evlat, sakat ve gönlü kırık binlerce insan.
Umutlarımızı yeşerten bu açılıma başından tepki gösteren, elinin tersiyle iten veya içeriğini tam anlamadan buruşturup çöpe atanlar bilsinler ki, bundan sonra akacak kanın her damlasında onların da vebali vardır.
Baykal, Bahçeli, Ayna kim olursa olsun. Ucuz siyasetle bir yere varılamayacağını anlamak için daha kaç yıl geçmesi gerekiyor.
Kürtler adına söz söyleme hakkını kendinde bulanlar. Halkların kardeşliği projesinin selameti için şimdi çalışmayacaksınız da ne zaman çalışacaksınız? Hiçbir dönemde olmadığı kadar şu anda insanımız umutla doludur. Bu umutları yeşertmek, kardeşliğin pekiştirilmesi için çabalamak hepimizin görevi değil mi?
Artık bu arabaları birlikte yürütelim. Muhtaç olduğumuz benzinimiz, yüreğimizdeki insanlık sevgisinde gizlidir.
Next