2006 Yılındaki sel felaketinden sonra alınan en doğru kararlardan biri de yeni yerleşim birimini Güney’e, yani Batı Raman’ın sağlam zeminlerine kaydırmaktı. 19 yıl öncesindeki sel felaketinde içinde yaşama olanağı kalmayan konutlarını kaybedenler için Kuyubaşı-Cegerlu’da yeni konutlar inşa edildi.
Geçen hafta sonu, sahada gözlemler yapmak amacıyla, TOKİ’nin yaptığı o bölgeye gittik. TOKİ konutlarının çevresinde özel sektörün yaptığı onlarca konut sitesiyle yeni bir yerleşim bölgesi meydana gelmiş. Kimine göre o mahalleye Yeni Şehir, kimine göre de Kardelen veya Kuyubaşı bölgesi deniliyor. Bu açıdan bakıldığında, büyük şehir olmaya aday olan şehrimiz ilk semtlerini de oluşturduğunu gördük…
SEMBOLİK YAPILAR KORUNMALI
Dünya şehirleşme tarihi incelenirken, eski yerleşim alanlarının korunması gerektiği ilkesi ile hareket edildiği ve yeni yerleşim yerlerinin eski şehirlerin uzağına inşa edildiği görülmekte.
Bu özel korumanın neden bu kadar önemli olduğuna dair yazılanlardan çıkan sonuçta ilk sırayı; geçmişin izlerini taşıdığı ve gelecek nesilleri, atalarının ve kendi zamanlarının aynı mekanlarda buluşturmak amacı almakta.
Ekonomik gelişmişlik düzeylerine bakılmaksızın bütün dünyada, eski şehir merkezlerinin özel koruma statüsüne alındığı ve gerekli restorasyon çalışmalarıyla bu alanların özellikle korunduğu görülmektedir.
Genelde ülkemizde, yerelde şehrimizde ise eski yapıların dirençlerinden dolayı farklı seçenekler üzerinde durulur.
Öncelikli seçenek, mekanik ömrünü tamamlamış binaların yıkılmasıdır.
Bu doğru bir tercihtir, yalnız yenilenen her bölgede sembolik yapıların korunması gerektiğini belirtmeliyiz.
Yenileme çalışmalarıyla bölgenin ekonomik değeri büyüyeceği için, gönüllü olarak korunması istenmeyebilir ama yerel yönetimin alacağı bir kararla o yapıları değerinden bir rakamla satın alıp, resmi bir korumaya alabilir.
Tabii hiçbir hak kaybına yol açmamak üzere.

HIZLA GELİŞEN O BÖLGE
İluh Deresi’nde 19 yıl önce yaşanan felaketin ardından gelişen Batı Raman’ın eteklerindeki Yeni Şehir bölgesi, üniversite yerleşkesiyle birlikte yeni yerleşim alanına dönüştü.
O bölge son 15 yılda inanılması güç bir şekilde değişti.
Deprem uzmanları, Batman’ın sağlam zeminli olan Yeni Şehir bölgesine tereddütsüz onay veriyor.
Hemen herkesin sağlam zemine sahip olduğuna dair görüş birliği içinde ve gelişeceğinin farkında olduğu o bölgede konutlar hızla yükseliyor.
Yeni Şehir, Kardelen ve Kuyubaşı-Cegerlu, Batman Üniversitesi yerleşkesi yol güzergâhıyla birlikte hem ticaretin hem de sosyal yaşamın merkezi olacak adreslerden biri.
Büyükşehirlerin diğer bir özelliği de şehir merkezlerinin tek bir noktada değil, farklı bölgelerin kendi merkezlerini oluşturmasıdır.
Zemini sağlam olduğu için çok katlı yapıların peş peşe yükseldiği Yeni Şehir bölgesi bir cazibe merkezi olurken, kent merkezinin oynak zemininden kaçanlar şehrin yeni alanlarına taşınmak zorunda kaldı.
ESKİ ŞEHİR MERKEZİ UNUTULMASIN
Sonuçta İluh Deresi’nin çevresi 19 yıl aradan sonra yarısı ıslah edildi.
TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nün 2.5 kilometreyi bulan ihata duvarını 20 metre geri çekmesiyle o bölge rahat bir nefes almıştı.
Şimdi de sıra İluh Deresi’nin üçüncü etabında.
Yarım asırdır, Batman’ın eski yerleşim biriminin olduğu İluh Deresi’nin çevresi sel felaketlerinde birçok yapıya zarar vermişti.
Şehrin eski yerleşim yerindeki yapılar ve alanlar, rekreasyon öncesi orada yaşayan herkes o derenin acımasız yıkıcı gücünün tedirginliğiyle bekler durumdaydı.
O eski yerleşim biriminin devamı olan Çarşı, Kısmet, Yeni Mahalle, Aydınlıkevler ve Meydan Mahalleleri, geceleri neredeyse tamamen terk edilmiş, hayalet mahalle gibi bir hal alıyor.
Batman’ın yeni ve güvenli yerleşim bölgesi olarak planlanan semtler ile eski yerleşim birimlerindeki sosyal yaşam tamamen farklı diye yazarsak yanılmamış oluruz.
Malum her mekan, kendi ekonomik gerçeği dayatıyor ve oradaki yaşamı bu gerçeğe göre dizayn ediyor.
Eski mahalleler, zorunlu ve acil ihtiyaç olan yerinde kentsel dönüşümü dört gözle bekliyor.
Geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin birçok şehrinde yapılacak sosyal konut projelerinin sayı olarak en büyük ve en geniş olanı açıklanmıştı.
Batman’ın ilk etapta kent merkezinde ihtiyaç duyduğu 2.300 konut yapılması kararlaştırılmıştı.
Bu konut sayısı Batman’a yetersiz gelse de bu şehrin asıl beklentisi, eski yerleşim birimlerinde oturanların yerinde kentsel dönüşüm projesinin bir an önce başlamasıdır.
DEV SAĞLIK YATIRIMLARININ OLDUĞU BÖLGE
Kaba inşaatların büyük bölümü tamamlanan şehir hastanesi ve Batman Üniversitesi bünyesindeki Diş Hekimliği Fakültesi’nin olduğu Petrolkent ile İrmi Mahallelerinin çevresi, oluşacak hareketlilikten dolayı bu bölge yeni konut sitelerine ihtiyaç duyacak.
Çünkü bu iki dev sağlık kuruluşu tamamlandığında Güney çevre yolunun sağında ve solundaki arazilerin büyük bölümü yeni konut sitelerine dönüşecek.
Yeni konut alanlarının hızla geliştiği Kuzey bölgesine şimdi de alternatif bölge olarak Güney bölgesi olacak.
Şimdide o bölgede yapılacak yeni konutların altyapısı oluşturulmalı.
Çok değil, 25-30 yıl önce günümüzdeki Eğitim-Araştırma Hastanesi’nin yapıldığı Tilmerç-Demiryolu çevresinde çok katlı konut ve modern konut siteleri yoktu.
O bölge şimdi villa tarzı yapılaşmadan tutun da belki de kentin en lüks konutlarının olduğu semt oldu.
Yukarıda da değindik; bu şehrin hızla gelişecek bölgelerden biri de iki yeni büyük sağlık kuruluşunun yapıldığı Petrolkent ile İrmi çevresi olacaktır.
Bir zamanlar o bölgeye ‘varoş’ semt yakıştırması yapanlar, şimdiden o iki mahallenin çevresindeki arazileri alabilmenin çabası içinde.
Batman hızla büyürken, şehrin ortasında kalan eski mahalleler de kentsel dönüşüm projesi kapsamında yeniden inşa edilebilir, edilmelidir de…
Çünkü bu bölgeler bizim geçmiş hazinemizin olduğu mahallelerdir.
Daha önce de değindik, tekrar değinmekte yarar var; Cumhuriyet ve Şirinevler Mahalleleri de kentsel dönüşümde ‘pilot’ semtler olarak yeniden inşa edilebilir.
Pilot semt olması yerel yönetime çok büyük bir prestij sağlayacağı unutulmamalıdır.
Bu iki mahalle, eski şehir merkezi ile yeni şehir bölgesini birbirine bağlayacak semtler olacaktır.
Böylece eskiden yeniye, yeniden eskiye yolculuk yaparken, bizi biz yapan köklerimizi de güçlendirmiş olacağız.
Özetle; Batman’ın eski yerleşim bölgesinin unutulmaması gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz.
Next