12 Eylül 1980 darbesi, Batman’ı da diğer şehirler gibi bir cehenneme çevirmişti.
12 Eylül 1980 darbesi, Batman’ı da diğer şehirler gibi bir cehenneme çevirmişti. En önemlisi, insanlar yarın umudunu yitirmiş, yüzler ve gözlerde sadece yitik umutlar okunuyordu. İşte o darbe günlerinde, o zaman ilçe olan şehrimizde darbenin ağır idarî yükünü taşıyan, daha doğrusu taşımak zorunda kalan iki yöneticimizden biri Batman Kaymakamı Ispartalı Hayrullah Yıldız’dı, diğeri ise Milli Eğitim Müdürü Gercüşlü Mehmet Ertuğrul’du. Darbenin ağır idarî yükünün altında yöneticilik yapan Yıldız ve Ertuğrul’u yıllar sonra İstanbul’da buluşturduk.
Darbe döneminde yaşları 40 olan iki emektar yönetici şimdilerde 80 yaşında ve iki ihtiyar delikanlı. İki eski yönetici emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşti. İstanbul Eminönü-Sirkeci’deki DDY’nin tarihi garının komşusu Marmara Sirkeci’nin giriş kapısında ‘Merhaba’ kafenin kaldırımından Batmanlılara ‘Merhaba’ deyip, eski dost ve arkadaşlarına selam ve sevgilerini yollayan o iki yöneticinin anlatmak istediği çok şey vardı…

42 YIL SONRA BULUŞMA
Batmanlılar, güneş ışınlarının kızgın oklar gibi indiği sıcak yaz aylarından sonra serinliği getiren eylül ayını severdi en çok.
Eylül ayı melankolik hüzündü aynı zamanda ama 12 Eylül darbesi o serinliği de melankolik hüznü de acıya buladı.
O dönemlerde mümkün olduğunca asli görevleri gereği yerine getirmeye, aynı zamanda askeri idareyle uyum sağlamak için bir hayli sorunla boğuşan iki eski yöneticinin yaşadıkları o süreci bugün okurlarımızla paylaşmayı da bir görev bildik.
Aslen Ispartalı Hayrullah Yıldız, 12 Eylül 1980 darbesi öncesi Burdur-Bucak Kaymakamlığı görevini sürdürdüğü son günlerde Ankara’nın Yenimahalle ilçesine atanmayı beklerken, gelen darbe herkesin olduğu gibi onun da tüm hesaplarını altüst etmişti.
O darbe, Yıldız’ı 1980 ile 1983 yılları arasında Batman Kaymakamı yapmıştı.
Batman da ülkedeki diğer iller gibi çok sıkıntılı bir süreçten geçmişti.
Darbe öncesi öldürülen Belediye Başkanı Edip Solmaz’ın yerine TPAO Bölge Müdürlüğü’nün o yıllardaki Güvenlik Amiri emekli Necdet Çakanışık, Belediye Başkanvekili olarak belediyenin başına geçmişti.
1980 darbesi olduğu tarihte Batman’ın nüfusu 86 bindi.
Yani şimdiki nüfusun üçte biri bile değildi.
Belediyede çalışanların sayısı ise 500 ile 600 aralığındaydı.
Bu rakamları dünmüş gibi hatırlayıp bize söyleyen kişi, o dönemin Batman Kaymakamı Hayrullah Yıldız idi.
O zamanlar yerel yönetimde çalışanların hangi ünitede çalışıp çalışmadığının belirsizliği Yıldız’ı rahatsız etmiş ki bir gün tüm personeli toplayarak bir araya getirip uyarmış:
“Yeni bir dönem başlıyor. Herkes görevinin başına.”
“1980 darbesindeki yöneticiliğin ağır idarî yükünü kaldırmak kolay değildi” diyen Yıldız, Sirkeci’deki tarihi garın 1970’li yıllarda Avrupa’ya giden ilk işçilerin dramatik öykülerinin benzerinin 1980 darbesinde Batman’da yaşandığını söylüyordu:
“TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nde yakın dostlarım vardı. TPAO Bölge Müdürü Mehmet Yamaç, TPAO Bölge Müdür Yardımcısı Sıtkı İlker ve TPAO Dispanser Doktoru Kadir Sungur hayatta değil. Onlar benim çok sevdiğim dostlarımdı. O zaman olaylarda yaralanan bir kişinin tedavisini yaptığı gerekçesiyle Batmanlıların çok sevdiği Doktor Sungur, bir ay süreyle sıkıyönetimde cezaevinde yatmıştı. Binbir rica ve yazışmalarla doktorun suçlu olmadığını kanıtlayıp tahliyesini sağlamıştık.”
O dönem kışlada tabur komutanlığına vekalet eden yarbay ve ilçe yöneticileriyle resmi bir bayram kutlaması için Cumhuriyet Alanı yolunu tutan Yıldız, ilginç bir anısını daha anlatıyordu:
“Resmi bir bayramdı ama hangi bayram olduğunu hatırlamıyorum. Darbe sonrasıydı. Yarbay bana döndü; ‘Kaymakam bey, halkın bayramını ben kutlayacağım’ dedi. O sözlerini bitirmeden hemen gerekli yanıtı verdim ona: ‘Eğer bu kentin mülkî amiri ben isem, bayramı kutlamak da bana düşer elbette, sana değil.’” diyerek halkla kendi arasındaki ilişkinin zarar görmemesi gerektiğinin bilinciyle haklı bir itirazda bulunmuştu.
O sıkıntılı yılları anlatırken, darbe döneminde kamu yöneticisi olarak da ne sancılı bir dönem geçirdiğini şöyle anlatıyordu Yıldız:
“1980 darbesi sonrası hatırladığım kadarıyla 1982 yılıydı. Batman’da büyük bir tatbikat yapıldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Orgeneral Kenan Evren idi. Beraberindeki kuvvet komutanlarıyla Batman’a çıkarma yapmıştı. Tatbikatın merkezi Korik ile çevresindeki yerleşim yerleriydi. Tatbikatın olduğu alanın çevresindeki yerleşim birimlerinin caddeleri başta olmak üzere tüm altyapı sorunlarını çözmüştük.”
45 yıl öncesinin darbesinde yaşananları dün gibi anımsayan Yıldız, hazineye ait arsaları ecrimisil ile düşük bedelle alan bazı çevrelerle etkin mücadeleden de söz ediyordu:
“Hazinenin arsalarını çok düşük bedelle alıp köylülere fahiş bedelle icara verenlerle az mücadele etmedim. Beni o dönemlerde üst düzey yetkililere şikâyet ediyorlardı. Ancak doğru olduğuna inandığım işleri sorunsuz yaptığım için de takdir alıyordum. Görev sürem bittiğinde bana istediğim kadar Batman’da kalmamı söylediler ama ben kabul etmedim. Sonradan daha iyi görevlere atandım.”
Böylesi adaletli ve kamu hukukuna duyarlı bir mülkî amire sahip olduğumuz için bugün bile hâlâ kıvancını yaşıyoruz.
CANALP’I KUTLADI
“Batman Çayı kenarındaki hazine arsalarını yeni OSB’ler ile meslek sitelerine ayırdığı için de Vali ve Belediye Başkanvekili Ekrem Canalp’ı kutlamak istiyorum” diyen Yıldız’a hemen, bağlantı kurarak Canalp’la konuşması için telefonumuzu uzattık.
Emekli Vali, telefonun ucundaki Canalp’la kısa bir sohbetten sonra şu ifadelerle:
“Neredeyse aradan yarım asır geçti. Şimdi de aynı uygulamanın benzerini yaptığınız için Batman’ın şimdiki valisi olarak sizi kutluyorum. Olması gerekeni yapıyorsunuz. Böyle devam edin” diyerek tebrik etti.
Özellikle 1980 darbesi için ayrı bir parantez açmak istiyordu Yıldız:
“O günlere dair anlatacağım çok şey var. Artık hepsi geride kaldı. Mesleğimin en zor ve de güzel yılları Batman’da geçti diyebilirim. Batman il olmayı çoktan hak etmişti. Gebze Kaymakamlığım görevinde Batman ‘il’ olunca çok mutlu olmuştum. 1993 yılında Amasya Valiliğine atandım. 3 yıl görev yaptım. 1999’da da İstanbul depreminde koordinatör valiydim. O zaman İstanbul Valisi Erol Çakır’dı.”
Şimdilerde meslek hayatının en sakin günlerini geçiren Yıldız, tarihi garın önünden geçmiş yıllara dalıp giderken, onu can kulağıyla dinleyen emektar eğitimci Mehmet Ertuğrul da 1980 darbesinde hatırladığı olayları anlatıyordu.
“EĞİTİMCİLER DE TEDİRGİNDİ”
1976-1988 Yılları arasında Batman Milli Eğitim Müdürü Gercüşlü Mehmet Ertuğrul idi.
12 Yıllık süreçte 10’a yakın kaymakamla çalışan emekli eğitimci Ertuğrul, söze ilginç bir anısıyla giriyordu:
“Sayın Valim, siz bir ara galiba izinliydiniz. Size ulaşamıyorduk. Dönemin Batman Emniyet Müdürü Süleyman Bey bizi ha bire sıkıştırıyordu. Birkaç eğitimcinin görevden alınması için diretiyordu. Biz de sizin onayınız olmadan kimsenin görevini değiştirmek istemiyorduk. Darbenin gazabına uğramaktan çekinenler çoktu. Hemen her yetkili bıçak sırtında görev yapıyordu. Siz olmamış olsaydınız birçok eğitimci hem kutsal saydığı görevinden hem de ekmeğinden olacaktı.”
Ertuğrul hoca Milli Eğitim Müdürlüğü yanı sıra Batman’da birçok eğitim yuvasında müdürlük de yapmıştı.
Onun da en sancılı dönemi 80 darbesi olmuştu.
Aslında iki yöneticinin 80 darbesinde yaşadıkları birçok sorun daha vardı.
Onlar mümkün olduğunca aslı görevlerinin gereğini yerine getirmeye, aynı zamanda askerî idareyle uyumu sağlamak için bir hayli sorunla boğuşmuşlardı.
1980 darbesinde yaşları 40 idi.
Şimdilerde ise 80’i buldu.
Özetle; Batman’ın iki emektar yöneticisinin tarihi garın gölgesinde Batmanlılara ‘Merhaba’ adlı bir tesisin tabelası altında verdikleri mesaj çok anlamlıydı.
Biz de Batman halkı adına “baş göz üstüne” diyerek selamlarını alıyor ve saygılarımızı sunuyoruz.
Başta da yazdığımız gibi Batmanlılar Eylül ayını çok severdi ama 12 Eylül darbesiyle birlikte o ay, acıyla eşdeğer bir aya dönüştü.
Bugün acıların yaşandığı o aylarda; acıyı sağaltmak için yapabildiklerini yapmaktan çekinmeyen yöneticilerimizin olduğunu öğrenmek, bu kış gününde sıcak bir duygu oldu bizler için.
Next