15 Temmuzda gerçekleştirilmek istenen askeri darbe girişimi ordu içindeki destek düzeyi, katılım anlaşmazlığı ve istihbaratın alınması neticesinde başlatılmış olmasına rağmen başarılı olamadı. Bu başarısızlıkta halkın darbeye direnç göstermesinin ve medyanın karşı çıkışı da etkili oldu. Bu sayede demokrasimiz ipten dönmüş oldu.
Darbe girişiminin hemen ardından hükümet gerekli önlemleri almak için düğmeye bastı. Darbe girişiminde bulunanlarla ilişkileri olduğu belirlenen birçok kişi hakkında gözaltı kararı, soruşturma, meslekten el çektirme ve tutuklama gibi uygulamalar gerçekleştirildi.
Bu durumu eden bulur gerçeği ile kıyaslamak gerekiyor. Lakin buna rağmen uzmanlar ve siyasilerden edinilen bilgilere göre mesele henüz bitmiş değil. Ülkenin kaosa sürüklenmesi için pür dikkat çalışanlar var. Vatandaşın ve yöneticilerin de bunların ekmeğine yağ sürmemeleri gerekmektedir. Darbe başarılı olmuş olsaydı şimdi ülkede sıkıyönetim vardı. Olmadı olağan hal devam ediyor lakin önlemler hızla alınıyor.
Arada fark çok.
12 Eylülde darbe başarılı olduğunda şunlar olmuştu:
-TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
-650 bin kişi gözaltına alındı.
-1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
-Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
-7 bin kişi için idam cezası istendi.
-517 kişiye idam cezası verildi.
-Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).
-İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
-71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
-98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.
-388 bin kişiye pasaport verilmedi.
-30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.
-14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
-30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.
-300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
-171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.
-937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.
-23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
-3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
-400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
-Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
-31 gazeteci cezaevine girdi.
-300 gazeteci saldırıya uğradı.
-3 gazeteci silahla öldürüldü.
-Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
-13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
-39 ton gazete ve dergi imha edildi.
-Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
-144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
-14 kişi açlık grevinde öldü.
-16 kişi “kaçarken” vuruldu.
-95 kişi “çatışmada” öldü.
-73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi.
-43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.
Bunlar olmasın diye bu kez yurt genelinde darbeye hayır dedik. Demokrasiye sahip çıktık. O halde sonuçların da darbecilerin istedikleri gibi olmaması gerekiyor. Bu yüzden yönetimin adım atarken farkını ortaya koyması gerekiyor. Suçlular ayıklanırken, önlemler alınırken arada masum insanların gitmemesi için azami dikkat önemlidir.
Bu işin elbette faturası olacak. Yapanın yanına kar kalmamalı ki başkaları bir daha bu yola sapmasın ancak ormanda av ararken ormanı yakmamak temel prensiptir. Demokrasinin gereği budur. Zaten yeterince eksik ve gediğimiz var bir de yenilerini ekleyerek başkalarının eline malzeme vermemek gerekiyor.
Next