Bu köşeyi takip edenlerin dikkatlerinden kaçmamıştır.23 Nisandan bu yana sürekli olarak çocukların konumu ve durumları ile ilgili hatırlatmalar yapmaya çabalamaktayız.
Çünkü çok iyi bilmekteyiz ki, ülkemizde cezaevlerinde uzun bir süre kaldıktan sonra topluma karışanlarda suç oranı düşmemektedir. Aksine cezaevi kültürü ne yazık ki insanları daha çok organizeli işlerde görev almaya yönlendirici rol almaktadır.
Ancak bundan daha da önemlisi uluslar arası çocuk hakları sözleşmeleri kapsamında baktığımızda da ulusal hukukumuzda uluslar arası normlarla uyuşmayan uygulamaların varlığı nedeniyle pratikte sorunlarla karşılaşmaktayız.
Karşılaştığımız sorunlardan biri de çocukların siyasi gerekçelerle terörle mücadele kanununlar çerçevesinde yargılanarak cezaevlerine atılmasıdır.
Özellikle Kürt sorunundan kaynaklı toplumsal eylemlerde güvenlik güçlerine taş attıkları, direndikleri ve kamu düzeni ile kamu varlıklarına zarar verdikleri gerekçeleri ile binlerce çocuk tutuklanmakta ve cezaevlerine gönderilmektedir.
Adalet bakanlığının verilerine göre bugün cezaevleri kapasitelerinin üzerinde tutuklu ve hükümlü barındırmaktadır. Cezaevlerinde bulunan insanların yüzde ellisinden fazlası tutuklu konumunda yani ceza almamış insanlardan oluşuyor. Ve bu duruma rağmen 2.700 çocuk bu cezaevlerinde tutulmaktadır.
Elleri kirli, vücutları terli, ceplerinde veya ellerinde taş olduğu gerekçeleri ile gözaltına alanın ve cezaevlerine gönderilen binlerce çocuk…
Ülkemizde bu çocuklar ve ya yaşıtlarının karıştıkları binlerce eylem ve etkinlik oldu. İstenen hiçbir eylemin olmamasıdır elbet. Gönül isterdi ki kimse zevk ve sefadan başka bir şey düşünmesin ama açıktır ki bu olaylar oluyor ve sorumluları da bu olayların oluşumuna neden olan zeminleri düzeltemeyenler olarak görülmelidir. Sorunları oluşturan zeminleri düzeltemeyenler, sorunu çözmeye yanaşmayanlar çözümü kaba kuvvette, insanları tutuklamada, çocukları tutuklamada bulmakta ve alanlar sorunların tartışma merkezleri, çatışma merkezleri halene getirilmektedir.
Otuz yıllık çatışmalı ortamın günah keçileri olarak çocuklar görülmemelidir. Sadece çocuklar değil bugün siyasi nedenlerle cezaevlerinde bulunan onbir bin civarında insanımız bulunmaktadır. Düşündüğü için, düşüncesini ifade ettiği için ya da yardım ve yataklık ettiği gerekçeleri ile tutuklu ve hükümlü olan onbinlerce insan. Ve kaybedilen yüzlerce yıl…
Bu ülke artık sorunlarına çözümler bulmak, kanayan yaralarını tedavi etmek, insanları içlerine yerleştirilen kin ve nefret tohumlarından arınmak zorundadır. Bu ülke bedeli ne olursa olsun artık kardeş kavgalarından, kem gözlerden. Açlıktan, sefaletten, dağ başlarından, işkence merkezlerinden kurtulmak zorundadır.
Bu ülke artık siyasi kaygılardan dolayı siyasetçilerini hapislere atan, siyasetçileri siyaset yapıyorlar diye içeri atmaktan, insanları çatışmaya zorlayıcı tedbirler uygulamaktan vazgeçmelidir.
Bu ülke okullarda, anne kucaklarında olması gereken, korkudan geceleri koğuşlarda yatamayan çocuklarını demir parmaklıklar ardından tutmaktan vazgeçmelidir.
Bu ülke siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlarını tartışarak, görüşerek, paylaşarak çözmek zorundadır. Çatışarak, küserek, gizleyerek sorunların bitmediğini otuz yıllık çatışmalı ortam bizlere çok iyi göstermiştir.
Bu ülkede kim iyi bir şey söylerse onun söylediklerini dikkate almalıyız. 23 Nisanda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliden güzel bir öneri geldi. Çocuk bayramı vesilesi ile cezaevlerinde bulunan çocuklara af getirilsin önerisinde bulundu. Bugüne kadar bu zatın partisinden ve kendisinden bu ülke için hayırlı olan veya benim öyle gördüğüm ikinci öneridir bu ve destekliyorum.
Herkes çocuk affı denirken aslında kastedilen şeyin ne olduğunu çok iyi bilmektedir. İktidarın korku sendromu yoksa eğer bu öneriyi de dikkate alarak tecavüz, cinayet gibi rehabilitasyonu gerektirici suçlar dışında cezaevlerinde kalan çocukların serbest kalmasını sağlayıcı kanunu düzenlemeler yapılmalıdır. Hatta bu düzenleme siyasi suçlar için genel bir çerçevede ele alınmalı ve diğer ihtimaller göz ardı edilmemelidir. Kanun 18 yaş altı çocuklar için genel bir af niteliği taşımalı ve çocukların evlerine dönüşleri kolaylaştırılmalıdır.
Çocukların cezaevlerinden salınması ile ilgili düzenlemeler yapılıncaya kadar konuyu hassasiyetle izleyeceğimizi de belirtmekte fayda görmekteyiz. İktidar çözüm yeridir ve biz çözüm istiyoruz.
Bu konu ile ilgili olarak Bölge Milletvekillerinin çaba içerisinde bulunmalarını bekliyoruz. Siyasi partilerinin adı ve düşünceleri ne olursa olsun. Bu konuda MHP´den daha geride değilim diyen varsa ileride olduğunu göstermelidir.
Next