Batman’lı ünlü şair ve yazar Cigerxwin, ölümünün 27. Yıldönümünde Kürdi Der tarafından Yılmaz Güney sinema salonunda düzenlenen bir etkinlikle anıldı.
Cuma akşamında hafta boyunca çekilen yorgunluğa rağmen salonun dolu olması Batmanlı hemşerilerimizin Kürt edebiyatına olan açlık ve duyarlılıklarının da bir göstergesi olarak algılanabilir. Dinleyiciler arasında herkesim ve görüşten insanların bulunması da konunun edebiyat boyutu açısından önemli bir merhalede bulunduğumuzu göstermektedir.
Düzenlenen etkinliğe katılan konukların kendi alanlarında ün sahibi olmuş insanlardan seçilmiş olması salonu dolduran etkinlerden biriydi.
Ehmede Kürdi
Feratê Dengizî
Hamdiye turgay
Ve Azad Zal düzenlenen etkinlik programının konuklarıydı. Murat Gazioğlu moderatörlüğünde yapılan panelde Cigerxwinin yaşamı ve eserleri konusunda konuklara bilgiler aktarıldı.
Ehmede Kürdi aynı zamanda Cigerxwinin talebesi olarak bilinen bir kişilik, ilerlemiş yaşına rağmen militanik kişiliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Kendi değişiyle halen kırk dört yaşında olmasına rağmen- ki gerçek yaşı yetmişin üzerindedir- yaşam mücadelesini azimle sürdürüyor. Çocukluk ve gençlik çağının tamamını o zamanki cigerxwinin çevresi olan ortamda geçiren Kürdi, bu kişilerle olan anılarını da dünü yaşarmışçasına aktarmaya devam ediyor. Ünlü şair ve yazarla olan yaşantısını anlatırken verdiği örnekler salonu anma gecesi olmasına rağmen güldürmeyi başardı. Bıçak bulunmadığı için karpuzu ikiye bölüp yemeye başlayan şaire söylediği sözler aralarındaki samimiyetin ifadesi olarak kabul gördü.
Daha sonra söz alan Feratê Dengizî ise ünlü şairin yaşamı, kökeni ve kendisine atfedilen sözlerden örneklemeler yaptı. Bu sayede Ünlü şairin ailesinin Bekende’den hisara geldiğini de öğrenmiş olduk. Asıl adı Şehmus olan şairin Cigerxwin olarak kalan ismi ise 1925 seyh sait isyanın sırasında ve sonrasında yaşanan olayların aktarımından kaynaklandığı vurgulandı. Yaşadığı acılar sonrasında kendisine bu adı vermeyi uygun gördüğü belirtildi.
Hamdiye Turgay ise bir şiiriyle başladığı konuşmasında ünlü şairin yaşam felsefesi üzerinde durmayı uygun gördü. Son olarak söz alan Azad Zal da ünlü şairin çalışmalar konusunda bilgiler paylaştı. Birçok eser veren şairin nesir alanında da yazılar yazdığı ve aynı zamanda Kürtçe Arapça bir sözlük hazırlayıp yayınlattığı da verilen bilgiler arasında yer aldı. İlk eseri olan Agır u birusk’tan önce de eserler yazdığını belirten Zal, Şairin ölümünden sonra da şiirlerinin toplandığı kitabın “Aşti” adıyla yayınlandığını belirtti.
“ Ger ez bimirim axa cabana me bixwî tev
 Mizgîn ji Welat bo me di gorê de bîşînin”
dizeleriyle hatırlatılan ünlü şairin yaşamının fakirlik içerisinde geçmesi ardından yaşadığı göç çilesinin artmasına neden olmuştur. Suriyede kurduğu Cennet ve cehennem adlı köylerin hikâyesini şiirlerine de konu eden şairin eserlerinde bu yaşantısını izlerini görmek pek de zor değil.
81 yıllık yaşamında çok sıkıntı çeken şair; fakirlik, eğitimsizlik, yetimlik, öksüzlük gibi sorunlarla boğuştuğu gibi ülkesinin topraklarında da barınma imkânına sahip olamamıştır. 1903 tarihinde Gercüş’ün Hisar beldesinde dünyaya gelen şair 22.10.1984 yılında Stockholm’de yaşama gözlerini yummuştur. Cenazesi Suriye’ye getirilerek burada defnedilmiştir.