Deniz Baykal’ın çam devirme filminin ortaya çıkmasıyla Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığa gelmesi sonrasında CHP’de insana değişiklik mi yapılıyor fikrini depreştiren gelişmeler yaşanıyor.
Öncelikle CHP içindeki değişiklikleri yakından takip etmeye çalıştığımızı belirtelim. Çünkü biz bunu bir ihtiyaç olarak görüyoruz.
Birincisi, Türkiye’nin sol kulvarda güçlü bir siyasal partiye ihtiyacının olduğu açıktır. Günümüz şartlarında kendini yenileyerek bu olasılığa en yakın olabilecek parti CHP gibi görünüyor.
İkincisi, dünyadaki siyasal ve sosyal gelişmeler perspektifinde ülkeyi çağdaş normlarla ileriye taşıyabilecek bir siyasal parti ihtiyacı da ortada.
Üçüncüsü, tama üyelik için müzakere süreci devam eden AB üyesi ülkelerde sosyal demokratlar iktidara gelip neredeyse iktidar sürelerini doldururken aynı paralelde Türkiye’de sosyal demokratların ana muhalefeti bulunmaz göreve olarak kabul etmiş olmaları hatta CHP yönetimi kimliği çerçevesinde sosyal demokratlığı bırakıp milliyetçi muhafazakârlığa yönelmesi bu alanda bir boşluğa neden olmuştur. Ve bunun doldurulması gerekmektedir.
Kısacası, bize göre Türkiye’de sosyal demokrat bir hükümete artık ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak CHP’nin Baykal mantığı ile bunun gerçekleştirmesi pek mümkün değildi. Şimdi bir değişim hareketi kokan davranışlar görünce değişim konusundaki hassasiyetimiz de depreşmeye başladı.
Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçtikten sonra partisinde neleri değiştirmeye çabaladığına bir bakmak gerekir.
Genel başkan yardımcılığı mekanizmasının hayata geçtiği yeni bir yönetim modeli.
Genel Sekreterliği zayıflatan ve Önder Sav hegemonyasına kırmaya çabalayan adımların atılması.
CHP’nin halkın partisi olduğu, elit bir tabakanın etkisinden kurtulmaya çabaladığı imajı.
Sosyalist enternasyonale yeniden dönüş gayretleri.
Ülkenin demokrat ve sol çevreleri ile barışma gayretleri. Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etmesi gibi.
Lider olma kararlılığı çerçevesinde adımlar atma gayretleri vb.
Bunlar CHP için elbette olumlu adımlar. Ancak bu adımların tek başına CHP’yi iktidar yapamayacağını belirtmek gerekir. Daha evvel yazdığımız yazılarda da belirtmiştik.
Türkiye’de sol’un iktidara gelmesi için bölük pürçük yapısından vazgeçip birleşmesi gerekmektedir. Ancak blok hale gelmiş olan bir sol dinamiklerini kullanarak iktidarı yakalayabilir. Bu da CHP içinde en az AKP içinde bulunduğu kadar Kürtlerin bulunması ile mümkün olabilir.
Bunun mümkün olabilmesi için de CHP’nin Kürtler konusundaki politikalarının AKP politikalarını bir adım geride bırakan adımlardan ve ilkelerden oluşması ve samimi olması gerekir. İşte değişim de bu noktadan sonra başlayabilir. Değişim kemikleşmiş yapıların yıkılarak yererine yeni anlayışları getirmesi durumunda değişim olur. Yoksa aynı mantıkla sürücü değiştirmek değişimi gerçekleştirmez.
Next