Yaşanan olayların ve ortaya çıkan sorunların çözüme kavuşturulması için yapılması gereken iş, ilkeli davranmak ve bu davranışı süreklileştirmektir. Aksi durumda dönemsel etkileşimler nedeniyle ve dönemsel koşullar nedeniyle dün ak dediğinize ertesi gün kara demeye başlarsınız ki bu da çelişkili bir durum ortaya çıkarır ve inandırıcılığı yok eder.
YEREL KOŞULLAR
Sorunların çözümü noktasında zaman zaman sorunun yaşandığı yerellerde, geneli de etkileyebilecek koşullar ve olaylar yaşanabilir. Lokal olan bu olaylar karşısında aynı tavır sergilenmediği zaman ilkesel duruş zedelenir. Muhatap filan yerde böyle bir karar alınmışken veya uygulama yapılmışken burada neden böyle bir tavır takınıldığını sorgular ve haklı bir konuma düşer. Konumsal bu haklılık aslında yaptığının doğruluğundan değil yapılan farklı uygulamanın sonucundandır. Bu nedenle yerel ve lokal koşullar değerlendirilirken ilkesel duruşların göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Bu durum en fazla da coğrafyamızda yaşanmaktadır. Ortadoğu yaşamı çelişkiler yumağı halinde sürüyor. Suudi Arabistan’dan tutun, İran’a kadar, Türkiye’den tutun Irak’a kadar, Suriye’den tutun Mısır’a kadar yaşanan çelişkiler politikası.
Ayak oyunları, sırttan vurmalar, ihanetler, teslimiyet diz boyu. Herkes kendinden yana olanı hançerlemek için sıra bekliyor. Yandaşını, kardeşini, sınırdaşını kurtlar sofrasında yem yapmak için uğraşıyor. Üstelik bir sonraki yemeğin kendisini olacağını bile bile!
TENCERE DİBİN KARA
Konu eleştirmeye gelince de ortada duran durum “Tencere Dibin Kara Seninki Benden Kara” durumundan farklı değil. Herkes çözümden ziyade başkasının yaptığı eksik ve aksaklıktan bahseder ve karşı tarafı suçlu duruma düşürmeye çalışır. Peki, bu durum olumlu bir sonuca ulaştırıyor mu? Elbette hayır!
İSLAM COĞRAFYASI
Bu kadar çelişkili bir durum yaşayan alanın merkezinde İslam coğrafyası olarak da tanımlanan bölgemizin gelmesi biraz ilginç değil mi? Renk ve ırk ayırımını ortadan kaldırmaya yönelen, zengini fakiri aynı hizaya sokmaya çalışan, rütbe ve yükselmeyi çalışmaya ve emeğe dayandırın bir felsefenin etki alanında bu çelişkilerin yaşanmasını sadece iktidar olma hırsına ve gücüne mi bağlamak gerekir yoksa işin içinde başka şeyler mi var?
Bütün bu hengâmenin içinde bir de Kürtlerin durumu var elbet. İslamcısı, Sosyalisti, Demokratı, Muhafazakârı daha dereyi görmeden soyunmaya kalkıyor! Altta kaldığının, kanının emildiğinin farkına varmaktansa yanındaki ile didişmeyi meziyet sayıyor. Kürtçedeki tanımlama ile “ Bi kerê nikare bazdide kurtan”(Eşeğe gücü yetmiyor semere koşuyor)
Örneğin İslamcılar Mısırdaki idam kararı için sokak ve caddeleri idama hayır, kardeşlerimizin asılmasına seyirci kalmayalım pankartları ile doldururken ideolojisini savundukları İran İslam cumhuriyeti 59 Kürdü asmak için gün sayıyor ve ne hikmetse bu kesimler bu kararları görmezlikten geliyorlar. Tabi bu çelişki inandırıcılığı da ortadan kaldırıyor. Sadece bu kesim mi böyle yapıyor hayır. Muhafazakâr Demokratlık iddiasında olan KDP’nin son zamanlarda ortaya koyduğu politikalar da düşündürücü Rojavadaki Kürtlere yönelik yaptırımları, kamplardaki durum, Sınırlara hendek kazma çalışmaları, Kendinden olmayan parti, dernek ve basın yayın kurumlarını basma ve tutuklamalar gibi.
Bir de Rojavada basın yayın organı çalışanlarının tutuklanmalar var elbet.
Yani başkasının ayakları altında inim inleyen Kürtler bu aralar birbirleri ile uğraşmaktan epey zevk alır duruma geldiler. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor.
Bu memlekette kim hangi sloganla kendini ön plana çıkarıyorsa aslında dediğine ne kadar sadık kaldığını da kontrol etmek gerekiyor. Bu İslamcısı için de, muhafazakârı için de, Sosyalisti için de geçerli bir durumdur. Herkes etrafındaki herkesi askeri gibi görme algısına sahip ki bu kabul edilebilir bir durum değil. Kimse kimsenin askeri değil. Yapılan doğru ve ilkeli ise, yapılan genel kabule şayan ise, yapılan halkın ortak çıkarlarına sahip çıkmaktan ibaret ise elbette desteklenir. Ama yapılan birlik ve beraberliğe çomak sokmaktan ibaret ise değişik kılıflar altında iktidara gelme çabası ise kimse kusura bakmasın. Bir de herkesin konuşurken dikkat etmesi gereken bir durum var ki o da aynaya bakmaktır. Ellerinin temiz olup olmadığına, imajlarının nasıl olduğuna bakmadan sloganlar atmak sonuca götürmüyor!
Next