“Çiçek dalında güzeldir.” Atasözünü bilirsiniz. Genellikle bahar aylarında çiçeklerin cazibesine kapılıp dalından koparan çocuklara veya kendini bilmezlere çiçekleri koparmamaları için söylediğimiz sözdür.

Benim burada bahsettiğim ‘Çiçek’ ise demokrasiye kast eden, her tarafı Ergenekon ve cunta dikenleri ile dolu çiçektir. Yanlış anlamadınız, İrtica ile Eylem Planı’nı yazan Albay dursun Çiçek’ten bahsediyorum.

Bu çiçeğin dikenleri o kadar kuvvetli olmalı ki, çok kişinin canını yakmış olmasına rağmen kimse tutup koparamıyor. Kökleri çok derinlerde olmalı ki, yerinden söküp almak için ne Genelkurmay’ın ne de Hükümetin gücü yetiyor.

Bu çiçeğin dikenlerinin toplumda açtığı yaraları görmek için, yeni bir 28 Şubat’ta uyanmak mı gerekiyor? Bu çiçeğin koparılmasına kimler engel oluyor? Engel olanlar da bu cuntanın bir parçası değil mi?

Hükümetin esip gürlemesi ne yazık ki, sorunu çözmekten uzaktır. Dünün iyi çocukları bugün Albay olmuşlar. Çocuklara ne yapıldı ki, babalarına ne yapılabilsin? Şemdinli’de Ferhat’lara sahip çıkabilseydiniz, bugün önünüzdeki dağları daha kolay aşabilirdiniz. Unutmayınız ki, Şirin’lerin sabrı sonsuz değildir.

Umutlarımızla birlikte korkularımız da büyüyor. Bu belge karşısındaki topyekûn karşı duruş umudumuzu artırmakla birlikte, yalpalamalar da korkularımızı artırmakta, umudumuzu bitirmektedir. Albay Dursun Çiçek hala görevinin başındaysa, birileri sizin altınızı oymaya devam ediyor demektir. Kim bilir daha nice Çiçek’ler dikenlerini size ve halkımıza batırmak için beklemektedir.

Bir memur en ufak bir suça değil karışmak, adı bile geçmişse hemen açığa alınıp soruşturma yürütülmekte iken, ülkenin kaderini değiştirebilecek, belki de bir iç savaşa sürükleyebilecek derecede eylemleri planlayanlar çok rahat bir şekilde görevlerine devam edebilmektedirler. Ya o plan gerçekleştirilseydi? Size sormazlar mı, devletin bütün imkânları elinizin altında iken nasıl buna mani olamadınız?

Halkımızın vücudunda diken batacak yeri kalmadı. Halkımız artık Çiçek’lerin dikenlerini değil, kendisini özlemektedir. Emeği ve alın teri ile suladığı çiçeklerin dikenlerinin hep kendisine dönüp batmasından usandı. Artık bu çiçekleri koklamak istiyor. Yada bu Çiçek olmak istemeyenlerden bir an önce kurtulmak istiyor.