Ülkedeki gelir dağılımında bir adaletsizlik olduğu varlık sahiplerinin daha çok varlığa ve paya ülke çilesini çeken çalışanların ise yokluk ve açlık ile uğraştıkları gerçeğini dile getirdiğimizde birileri rahatsız olabilir. Ancak bu ülkenin yurttaşları olarak Yurtiçi hasıladan gelen gelirlerin dağılımında bir adaletsizlik var diyoruz. Hükümetin bu konuya daha fazla duyarlılık göstermesi gerekiyor.
Denilebilinir ki sermayeye karşı mısınız? Böyle bir şey mümkün değil. Hatta sermayeyi destekliyoruz ama hak edilerek kazınılan sermayeyi, ülkeyi yatırıma götüren, ülkenin kalkınması için kullanılan sermayeyi. Hakkı ile elde edilen başkasının hakkının kısıtlanarak alınmayan sermayeyi destekliyoruz. Çünkü bu sermaye gittiği her yere iş ve aş götürür.
Lakin gelin görün ki bazı sermayeler de bariz bir şekilde dikkat çekiyor. 17 Aralık operasyonunda yolsuzluk adı altında biraz da komplo kokan girişimler oldu. Bu hükümet kanadından dört bakanın koltuklarından olmasına neden oldu ama sonra gazetelere yansıyan haberlerde ortaya çıkan yeni gelişmeler olayların yabana atılır cinsten olmadığını da gösterdi. Taraf gazetesinin mart ayından yayınlanan bir haberinde Ulaştırma ve Haberleşme Eski bakanı Binali Yıldırımın ailesinin 2002 yılından bu Denizcilik sektöründe gösterdikleri ilerleme dikkat çekiyor.
Haber özetle şöyle;”…………Uluslararası deniz odalarının kayıtlarına göre, Yıldırım Ailesi’nin doğrudan ve dolaylı olan yaklaşık olarak 17 kuruluşu ve 30 gemisi yer alıyor.Yıldırım Ailesi’nin denizcilik alanındaki yatırımları, acenta ile start verdi. Ulaştırma Bakanlığı’ndan evvelki dönemlerde Yıldırım ve çocukları küçük feribotlar kiralayarak yük taşıması gerçekleştiriyorlardı. Bu zamanda aileye ilişkin bir gemi bulunmuyor daha fazla kiralık feribotlarla faaliyetler yürütülüyordu. Yıldırım’ın bakan olmasının peşinden ise şirketlerin başına Erkan Yıldırım geçti. Ve kısa zaman içinde Yıldırım Ailesi’nin gemileri hem de şirketleri arttı.
İLK DERİN DENİZCİLİK KURULDU
Yıldırım ailesinin denizcilik sektöründe doğrudan ve ya dolaylı olarak kontrol ettikleri 17 şirket yer alıyor. İlk şirket şirketi ise 6 Şubat 2002 tarihinde Derin Denizcilik ile start verdi. Şirketin yönetim kurulu başkanlığını ise Erkan Yıldırım yapmıştı. Şirketin yönetiminde Binali Yıldırım’ın kızı Bahar Büşra Yıldırım Köylübay, Binali Yıldırım’ın oğlu Bülent Yıldırım, Bülent’in eşi Seda Yıldırım, Büşra’nın kocası Özkan Köylübay da katıldı.Erkan Yıldırım, 2003’te İtalya’dan 445 bin euroya HAPPY DOLPHİN Feribotunu satın aldı. Feribot için 1.5 trilyon harcandı. Erkan Yıldırım, Vatan Gazetesine o zamanda verdiği röportajda gemiyi İzmir Çeşme’de sahip olduğu iki acentadan kazandığı paralar ile aldığını söylemişti. Derin Denizcilik’in halen Sis ve Son 1 adlı iki gemisi yer alıyor.Yıldırım Ailesi’nin denizcilik alanında kontrol ettiği doğrudan ya da dolaylı şirketlerinin isimleri ise şu şekilde: “Derin Denizcilik İstanbul, Sefine Denizcilik Yalova, ZealandShipping Hollanda, Q Shipping Hollanda, Castillo Real Estate Hollanda, Baychart İstanbul, Chart-it Hollanda, Ceren Denizcilik İstanbul, North Bulkers Panama, Brother Navigation Marshal Adaları, Zeytin Denizcilik İstanbul, OGEM Marina, Metro Gemi Acentalığı, Eydo Denizcilik, Davet Gıda İnşaat, Su Bilgi Teknolojileri, Sekmen Otomotiv.”Taraf”
Şimdi bir an şapkayı önümüze koyup düşünelim. Eğer bizim bu kadar süre içerisinde değil 30 gemi bir tek vagonumuz olsaydı neler yapılırdı. Kimsenin malında gözümüz yok ancak bu durum denizin tuzlu suları içinde bile kokuyor gibi?
Next