Sanırım dünyanın hiçbir yerinde, Bir Eylül Dünya barış günü bu yıl ülkemizde düzenlenen kutlamalardan daha güzel şekilde kutlanmamıştır. Savaş içerisinden bulunan hiçbir ülkede, çatışmaların sürdüğü hiçbir ülkede, kan akan hiçbir ülkede bizim ülkemizde olduğu gibi insanlar topluca alanlara akanı ederek hep birlikte barış dememişlerdir. Bu barışseverlerin üzerlerine düşen görevi başarıyla yerine getirmeleri ile mümkün olmuştur.

Hafta sonu İstanbul,Adana ve Diyarbakır’da görkemli barış mitingleri düzenlendi.Hepsini izleme olanağımız olmadı ama Diyarbakır mitinginin coşkusunu,isteğini,tepkisini,tavrını yerinde izleme olanağı bulduk.Diyarbakır’da barışseverler net olarak sorunların barış içerisinde çözümünü talep ettiler.Hem de öyle birer ikişer olarak değil binlerin ortak sesleriyle.

Bölgesel mitinge bölgenin hemen hemen bütün illerinden katılımlar vardı. Herkes kendi sesi ve kendi rengi ile ama daha çok beyaz tonlu giysileri ile oradaydı. Hep birlikte barış diyorlardı.

Açılış konuşmasını yapan Meral Beştaş’tan Tutun savaşta ve çatışmalarda çocuklarını kaybeden annelere kadar, DTP genel Başkanı Ahmet Türk’ten tutun İstasyon meydanının dolduran onbinlere kadar herkes ortak bir tavır ile barış diyordu.

Bir eylül dünya barış günü vesilesiyle Türkiye Barış Meclisince organize edilen ve Kürt sorununun barış ile bitirilmesinin. Dünyadaki çatışmaların anlaşmalarla bitirilmesinin talep edildiği miting anlamıyla kutlanan en güzel mitinglerden biriydi.

Dünya barış günü etkinlikleri dün yapılan basın açıklamaları ile de sürdü. Başta İHD olmak üzere demokratik kurum ve kuruluşlar günün anlam ve önemini belirten açıklamalar ile konuya duyarlılık çağrısı yaptılar. Katılımcılığı savunan barıştan yana olan herkesin ortak sesi barış olarak yankılandı.

Dünyamızda hala değişik ülkelerde değişik nedenlerle insanlar çatışmakta ve her gün oluk oluk kan akmaktadır. Dünya değerleri uzlaşı kültürü ve adil bir tavırla değerlendirildiğinde kimsenin savaşmasına gerek kalmayacağı inancı taşımaktayız. Yüzbinlerce insan birbirini tanımadan sevgiyi tatmadan enjekte edilen düşmanlık fikri nedeniyle ya da başkalarının çıkarları doğrultusunda çatışıp durmaktadırlar.

Birinci dünya savaşının sonucunda da ikinci dünya savaşının sonucunda da başta savaş çıkaranlar olmak üzere herkes savaşların çatışmaların ne kadar zararlı olduğunu görüp pişmanlık duyduğunu belirtmiştir. Bir daha böylesi savaşlar olmasın diye BM başta olmak üzere ülkelerin katılımı ile kurumlar ve kurumsallaşmalar yaratılmıştı ama aradan geçen sürede görüyoruz ki insanlık yaptıklarından pek de olumlu sonuçlar çıkarmamış. Savaş çığırtkanlığı hal sürmekte. Barış diyenler hala horlanmakta…

Etrafımıza dönüp bakalım yanı başımızda ki Irak örneği yeterli dersler vermiyor mu? Bugüne kadar bir milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Yüzbinlerçe kadın dul kaldı, bir o kadar çocuk yetim ve öksüz kaldı, tutuklananlar, tecavüze uğrayanlar, işkence görenler, sürgün olanlar işin çabası. Ülke tarumar olmuş savaşın ne zaman biteceği de belli değil. Saddam adil olabilseydi bütün bunlar olur muydu?

Kafkaslardaki ufak boyutlu çatışmalar çok da farklı değil bir haftalık bir çatışma da bile insanların nasıl perişan olduklarını hep beraber görmedik mi?

Ülkemizde durum çok farklı değil. Hafta sonu iki annenin konuşmalarını dinledik. Her ikisi de çocuklarını kaybetmiş. Karşılıklı cephelerde kaybettikleri çocuklarının son olması talebi ile barış mitingine el ele vererek gelmişlerdi. Bu anneler barış istiyorlardı. Çatışmaların bitmesini istiyorlardı.

Ülkeler çatışırken birbirlerini işgal ederken farklı kültürlerin çatışmalarını da sergilemektedirler. Biz de öylemi aynı kültürü paylaşan aynı değerlere inanan aynı topraklarda yaşayan kardeş kavgası bizimkisi. Onun içindir ki bizim için barış daha çok anlamlıdır. ounn için dir ki savaş bizim için daha çok acı veriyor.

Basını izleyenler hatırlayacaklardı geçen hafta bir asker izin alarak eve gelmişti. Kardeşinin veya abisinin cenaze törenine katılmak için kardeşi nerede vurulmuştu biliyor musunuz? Askerin mensubu olduğu ordu tarafından. Aynı aileden biri orduya, diğeri PKK saflarına…

Bu acı böyle sürmemeli, bu acı bitmeli, kardeş kavgasına son verilmeli ve herkes kendi üzerine düşen görevi yapmalı.

Savaş tamtamcıları sussun artık sıra barışseverlerde diyoruz. Bir Eylülün ve Ramazan’ın barışa vesile olmasını diliyoruz.