Barış ve Demokrasi Partisi Batman il yöneticileri ile Merkez ilçe yöneticileri Parti Meclisi üyesi Osman Ergin eşliğinde önceki günden başlayarak Sivil Toplum kuruluşlarını ziyaret etmeye başladı.
Yapılan ziyaretlerin nedenlerine geçmeden evvel bir belirleme yapmak gerekmektedir. Öncelikli olarak STK’ların etkin çalışmaları ve dayanışma içerisinde olmaları durumunda nasıl bir güce sahip olduklarının yönetim tarafından görülmüş olmasının sevindirici olduğunu belirtmek gerekir.
Takdir edilmelidir ki STK’lara siyasi parti gibi bakmak ve ona göre onlardan beklentiler içersine girmek yanlış ve eksik bir bakış açısıdır. Aynı şekilde STK’ların da birer sivil toplum kuruluşu olduklarını unutup siyasi parti edası ile davranmaları da yanlıştır. Çünkü Sivil toplum kuruluşları isimlerinden de anlaşılacağı gibi birer oluşumdurlar ve amaçları siyasal otorite üzerinde baskı oluşturarak lehlerin kararlar çıkarılmasını sağlamaktır. Siyasal partiler gibi iktidarı hedefleyen değil iktidarı etkileyen bir yapı durumundadırlar.
Bunu durup dururken açıklama gereği hissetmiyoruz elbet. Kamuoyunda ve yapılar içerisinde bir rol karışıklılığı görüntüsü yaratıldığı için siyasal arenada sapla saman bir birine karıştı gibi görünüyor da ondan bu hatırlatma. Son dönemlerde neredeyse STK’lar üzerinde siyasal mekanizma içerisinde yer almaya çalışmak bir moda haline geldi gibi. Sivil Toplum Kuruluşu yöneticilerinin politikaya atılmaları elbette en doğal hakları. Buna itiraz eden yok ancak siyaset yolunda ilerlerken yöneticiliklerini yaptıkları kurumlarını bu amaçlarına ne kadar bulaştırdıklarını da hesaplamak zorunluluğu hissetmelidirler.
STK’ların bu tür davranışlarının yanı sıra siyasal partiler de kendilerine yakın olan STK’ları değerlendirirken bu kuruluşların birer Sivil Toplum kuruluşu olduklarını doğrudan siyasal alana müdahalede taraf olmadıklarını hatırdan çıkarmamaları gerekir.
Kısacası bu alandaki ilişkiler birbirine müdahale şeklinde değil birbirini destekleme ve ortak hareket etme şeklinde yürütülmelidir ki herkesin kendi yapısı ve rengi ile ortak oluşumun içerisindeki rolünü benimseyip hareket etmesi mümkün olsun.
Bu belirlemeden sonra gelelim BDP heyetinin STK ziyaretlerinin içeriğine. Yapılan ziyarette üzerinde durulan iki konu vardı. Bunlardan birincisi içinde bulunan süreç ile ilgili görüş alışverişi ikincisi ise yapılacak olan 1 Mayıs kutlaması için destek çağrısında bulunmak. Bu amaçla Sendika ve emek örgütleri başvurularını yapmış durumda. Yani cumhuriyet meydanında izinli, legal bir kutlama gerçekleştirilecek. Bu amaçla bu ayın 26.27.28 ve 29’unda halkevlerinde durum değerlendirmesi ve toplantılar gerçekleştirilecek. Sırası ile Musa Anter, Mehmet Sincar, Ahmet kaya ve Edip Solmaz Halkevlerinde yapılacak olan toplantılarda halk bilgilendirilecek.
1 Mayıs kutlamaları için BDP tarafından 50 bin adet el ilanı dağıtılacak. Merkez başta olmak üzere köyler dâhil beş ilçede toplantılar gerçekleştirilerek yurttaşlar bilgilendirilecek ve halkın rahat bir şekilde kutlamaya katılması için çaba gösterilecek.
BDP yöneticileri 1 Mayıs kutlamalarının emekçilerin bayramı olarak kutlanması için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini bu nedenle parti olarak kutlamalara güçlü bir katılım sağlayacaklarını ifade ettiler.
Mitinge Ahmet Türk ve Sırrı Süreyya önderin katılacağını belirten yöneticiler Cumhuriyet meydanında yapılacak olan kutlamaya herkesi davet ettiklerini belirtiler. Öncelikle belirtmek gerekir ki BDP’li yöneticilerin bu kararları doğru ve yerinde bir karardır. Yapılacak olan etkinlikten önce STK’ların ziyaret edilmesi ve görüşlerinin alınması her şeyden önce yapılacak kutlama için izlenecek yol konusunda en az hata yapma niyetini göstermektedir. İkincisi ortaklaşılarak alınan kararlarda çoğunlukla olumlu sonuçlar çıkmaktadır.
Dileriz BDP yöneticiler bundan sonra yapacakları çalışmalarda da bu yöntemlerini sürdürürler. Bu tür çalışmaların olumlu sonuçlar doğurduğu görüldüğünde izlenecek metodun doğruluğu da kabul edilecektir.