Osman Baydemir, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı. Önümüzdeki dönem için de partisi tarafından aday olarak gösterilen şahsiyet ama biz Baydemir ile İnsan Hakları Mücadelesi sürecinde tanıştık. Türkiye Basınının birinci sayfalarında yayınlanan haberlerle baskılara maruz kaldığında göstermiş olduğu kararlı tutumuyla takdir kazanmıştı. Bu kararlılığından taviz vermeden bugün hak ettiği yerde bulunuyor. Baydemir’i tanıdığımız sürede hep Türkiye demokrasisinin ve insan hakları mücadelesinin gelişimine katkı sunmaya çalışan bunun için çırpınan ve kendi emeğinden taviz veren bir insan olarak gördük. Hem kendisi hem ailesi üstüne düşen görevi savsaklamadan yerine getirmeye çalıştılar. Onlar bizim için çalıştılar. Bu ülkenin insanları daha rahat etsinler diye, daha özgür olsunlar diye, daha eşit olsunlar diye, daha kardeşçe yaşasınlar diye bir birlerini öldürmesinler diye çırpınıp durdular. Genç yaşına rağmen kendilerini bu alanda dünya âleme kabul ettirdiler.

Baydemir demokrasi ve insan hakları mücadelesinde tabiri caiz ise Aslanlar gibi mücadele etmiştir. Bu nedenle ona aslanlık unvanı yakışır. Zaten mücadele ettiği alanda, coğrafyada geçerli olan semboller önceleri aslan, daha sonra kartal, onun uğraş alanında ise güvercin’dir. Çünkü o bir insan Hakları savunucusudur.

Ancak densizin biri çıkıp bugün ona sataşmaya kalkışıyor. Yaptığı açıklamaları nedeniyle taşıdığı ünvana bakmaksızın, yarattığı değerleri hesaba katmadan, verdiği mücadeleyi hiçe sayarak ona ;” ne idüğü belirsiz it” diyor. Hani bir söz vardır;”dinime küfreden Müslüman olsa” diye. Bu da öyle bir söz. Sözü söyleyen Bircan Akyıldız. Karabük doğumlu. Ankara SBF mezunu. Türk Kamu Sen genel başkanı sıfatı taşıyor. Kendisini Milliyetçi olarak görüyor ve kendisine yakışan tarzda konuşuyor. Asena’nın evladı kendi dilince konuşuyor.

Karabük 103 bin nüfuslu bir kentimiz. Ancak Akyıldızın doğum yeri olan Karabük’te doğduğu zamanlarda ki yapısı hakkında şu bilgiler mevcut; “ küçük bir yerleşim yeri iken süratli bir şekilde sanayileşme ve eş zamanlı olarak kentleşme evresi geçirmiştir. Sosyal hayat bu gelişme çizgisi içerisinde şekillenmiştir. Kent aldığı yoğun göç ile adeta Türkiye’nin küçük bir nüvesi olmuştur. 1944 yılında, Demir-Çelik’te istihdam edilen 3.812 kişinin; 58’i Trakyalı, 453’ü Egeli, 160’i Doğu Anadolu, 706’si Orta Anadolu, 2.346’sı Kuzey Anadolu, 62’si Doğu Akdeniz, 27’si ise Türkiye harici doğumlulardan müteşekkildir.” Akyıldız 1952 doğumlu. Merak ettiğim şey Akyıldızın bu gruplardan hangisinden olduğudur. Siyaseten çaresiz kaldığında saldırganlaşıp ağzını bozmasının altında yatan esas gerçek nedir? Akyıldız ailem Rize’lidir diyor. Ermeniler babaannemin altı kardeşini öldürmüşler diyor. Bu nedenle kin taşıdığını saklamıyor. Ancak aynı zamanda Talat paşanın verilerine göre 972 bin Ermeninin akıbetinden de sorumluluk taşımıyor. Toplumların dünya var oldukça bir birlerine düşmanlık yaparak yaşanmayacağını hesaplayamıyor. Kendi acısını ölçerken, sunarken, dile getirirken karşı tarafın da aynı duygular taşıdığını hesaplayamıyor. Aciz kalıyor ve acizliğin belirtisi olarak küfür ediyor.

Kürtlere saldırıyor, Ermenilere saldırıyor, yöneticilere saldırıyor bu yetmezmiş gibi devlet adamlarını, bürokratları saflıkla eleştirip onları bu durumlarından dolayı ülkeyi terk etmeye davet ediyor. Bir 31 Mart vakası ile Türk Kamu Sen’in başına gelen bu zat, üç dönemdir sarıldığı koltuğu bırakamıyor. Tabanda etkisizleştikçe, gücü tükendikçe sağa sola saldırıyor. Ve ayıp ediyor.

Kimse onun diliyle ona cevap vermek zorunda değil. Ancak şunu bilmesi gerekir ki gerçekler acıdır. Bu ülkede yaşayan herkes kardeşliği istiyorsa gerçekleri de kabullenmek durumundadır. Bu nedenle çözüm Baydemir’e kızmakta değil gerçekleri kabul etmekten geçer. Demokrasinin yolu, AB’nin yolu bu nedenle Diyarbakır’dan geçer…

Baydemiri, Baydemir yapan adam gibi duruşudur. Baydemiri büyük yapan ilkeli siyaseti, nazik tavırlarıdır. Birilerinin kuyruğuna basınca bir takım tanıdık sesler çıkıyor! Önemli olan Akyıldızın ne düşündüğü değil, inanların Baydemirde ne bulduklarıdır. Kem söz sahibine aittir diyoruz. Sen tasalanma Baydemir,” it örür kervan yürür” demiş atalar…