Cumartesi günü Batman Gazeteciler ve Yayıncılar cemiyetinde yazarların bir araya geldiği bir panel gerçekleştirildi. Panele konuk yazar olarak Şehmus diken Diyarbakır’dan katılırken Batmanlı yazarlardan Abdullah kaya, Yavuz Ekinci ile birlikte katıldık. Cemiyetin salonu küçük ama aynı zamanda edebiyata ilgi duyan seçkin bir topluluk tarafından doldurulmuştu.
Masa başında bulunan yazalar içerisinde hem eser hemde deneyim olarak en yeni olan bendim. Konu edebiyat olunca yazarların konuşmaları da doğal olarak değişik boyutlarda gelişmektedir. Bu toplantıda da gördük ki yazarın toplumsal gelişmelerin dışında kalması mümkün olmadığı gibi halkın veya toplumun aydın ve yazarlardan beklentileri de her alanda ve de özellikle fikir alanında öncülük yapmalarıdır.
Bu toplantıda her şeyden çok beni sevindiren olgu yeni bir kent olmamıza rağmen kendi yazarlarını üretir bir hale gelmiş olmamızdı. Herkesin mutlaka eksiklikleri, aksaklıkları bulunmaktadır ancak bir kentin aydınlarını, yazarlarını yetiştirmeye başlamış olması kendi sorunlarını, olanaklarını kendi yetiştirdiği insanların kaleminden yansıtıyor olabilecek bir hale gelmiş olması olumlu bir seviyenin göstergesidir.
Batmanlı olup Batmanda yaşayan ya da şehir dışında oturup Batmanlı olan bir çok yazarın varlığı, edebiyat ve düşünce alanında yetersiz bile olsa kentimiz ve hemşerilerimiz için bir başlangıç yapabilecek düzeye geldiğimizi göstermektedir. Bundan sonra yapabileceklerimiz öncelikle kentimizi iyi tanıtmak, kültürel mirasımıza sahip çıkarak kaybolmaya yüz tutmuş veya yazılı hale getirilememiş kültürel varlıklarımıza sahip çıkarak onları yazılı hale getirmek ve kültürel varlıklarımızın arşivine eklemektir.
Bu arada değinmeden geçilemeyecek bir konuyu da belirtmek gerekmektedir. Toplantıda da hem eleştiri olarak gündeme gelen hemde yorumlama bölümünde ortaya çıkan bir gerçek Kürt yazarların Kürtçe yazma konusundaki kısırlığıdır. Doğrusu bu konu yazmak isteyen insanların genelinde karşılaşılan bir durumdur ve çözümünü zamanla mümkün olacağının kabulü gerekmektedir. Kürtçe kitap yazacak düzeyde Kürt dilinin yazımına hakim olmak için bir eğitim sürecinden geçmek bir zorunluluk arz etmektedir. Çünkü ana dil dahi olsa eğer bir dilde kitap yazacak kadar geniş bir kelime hazinesine sahip değilseniz bunu başarmak çok zordur. Bu zorluk karşısında yazı yazmaktan uzak durmak ne kadar yanlış ve eksik bir davranış ise dili öğrenmeye yanaşmamak da aynı derecede yanlış veya eksik bir davranış olacaktır. Kürtçe yazı yazabilmek veya yazmak bir insanı Kürtlere ve sorunlarına karşı daha duyarlı hale getiremeyeceği gibi Türkçe yazı veya kitap yazmak da kimseyi etnik kökeninden uzaklaştıracak bir tavır değildir.
İnsanlar hangi dilde sorunlarını, duygularını, düşüncelerini daha iyi ifade edebiliyorsa mutlak surette o dil ile yazılarını yazmaya devam etmelidir. Ancak şu gerçekte çok iyi bilinmelidir ki anadilini öğrenmek, korumak, yaygınlaştırmak ve bir edebiyat dili haline getirmek her aydın ve yazarın temel görevlerinden biridir.
Bu da yazarlık yapan arkadaşların hangi aşamada başlayacaklarını kendilerinin karar verebilecekleri bir zamanda en azından kendi ana dillerinde bir eser yazmaları gerektiğini gösterir. Bu eser bir şiir olabileceği gibi bir senaryo, bir hikaye veya bir roman olabilir.
Bir halkın aydın insanlarının öncülük etmedikleri, fedakârlık edip emek sarf etmedikleri bir konuda başarıyı yakalamanın mümkün olmayacağını hepimiz kabul etmeliyiz.
Toplantıda da kabul gördüğü gibi Batmanlı yazarlar olarak anadilimiz olan Kürtçede yazılmış birer eser hazırlamak hepimizin önünde duran temel bir görev olarak durmaktadır. Bu işi ne kadar çabuk başarırsak o kadar çabuk bu görevi yerine getirmiş olacağız.
Next