21 Mart Diyarbakır Newroz’unda PKK lideri Abdullah Öcalan’ın mesajı Türkiye’nin gündemini oluştururken, Dünyada da büyük yankı uyandırdı. Çünkü mesajın şiarı “Yurtta Sulh Cihan’da Sulh”tu ve Sulhçularla ve savaşçılarla karşı karşıya getirecek bir mesajdı. Biz yazımızda Cihan’ın Sulhunu bir kenara bırakıp Yurdun Sulhunu işleyelim.

21 Mart Newroz’u mesajıyla Türkiye’nin ölüm acılarına artık yüreği dayanamayan barışseverleri için tarihi bir gün iken ve özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinin büyük bir bölümünde tam bir bayram havası yaşanırken; maalesef bu bayram havasını kabullenmeyen kimi kesimler de yok değil. Nitekim bu kesimlerin açıklamaları da bunu bizlere açık gösteriyor. Hele PKK’nin ateşkes ilanı sonrasında hükümetin bunu memnuniyetle karşılaması ve de karşılıklı jestler barışseverleri daha da umutlandırırken, savaş baronlarının ve de çapulcularını da adeta çileden çıkarttı diyebiliriz. Ve bunun en güzel örneğini de hiç şüphesiz gazetemiz Çağdaş’ın ülke gündemine getirdiği haber sonrasında görüyoruz, Çağdaş'ın gündeme getirdiği haberi hatırlayalım önce; Batman’daki Atatürk kaidesinde “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısı “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” yazısıyla değiştirildi. 

Ve bu haber sonrası kimilerince bu durum kıyametin alameti olarak gösterildi, bu alamete sebep olarak da Batman Valimiz Sn. Yılmaz Arslan gösterilip, saldırı oklarına maruz bırakılmak istenildi. Özellikle basın ayağının bazı iğrenç kalemleri hadlerini de aşıp hakaretten de aşağı kalmadılar. Emin Çölaşan ve onun gibi densizce yazıları kaleme alanları bildiğimiz için, onu ve onun gibilerini kale almamamız gerek; lakin Ahmet Hakan’ın çıkıp Vali Yılmaz Arslan’a saldırıp: “çıkıp mertçe savunulamayacak şeyleri, el altından yapmak, yapmak ama ben yaptım şundan dolayı yaptım diyememek, yaparken cesur olmak ama izah etmeye gelince tavşanlar gibi kaçmak…” yazısında olmaması gereken nahoş tabirler kullanması kabul edilemez.

Ahmet Hakan da iyi biliyor ki; bazen yapılması gerekenler el altından yapılmalıdır, zira vicdanı körelmişlerden dolayı yapan kişiye sıkıntılar çıkabilir. Bunun için de bazen güzel amaçlara ulaşılması için el atından bir şeyler yapılmalıdır ve bu el atından yapılan çalışmalar mert olmamakla itham edilmemelidir, yok illa edilecekse de Ahmet Hakan ilk önce kendisinden başlamalıdır; Çünkü ırkçılığı sevmiyorum diyor; ama ırkçılık kokan “Türkiye Türklerindir” sloganı altındaki bir gazetenin şemsiyesi altında yaşamasına devam ediyor…

Yine Sabah Gazetesinde Salih Memecan’ın bu olumlu değişikliği “İç Savaş” olarak karikatürize edip okurlarıyla paylaşması üzüntüden öteye gitmemektedir; oysa gönül isterdi ki bu güzel gelişmeyi, 30 yıldır yaşanılan bu iç savaşın bitmesine vesile olacak bir adım olarak karikatürize etmesiydi.

Batman Valisi Sayın Yılmaz Arslan; barışın ırkı olmaz diyerek akıl ve vicdanını birleştirip, doğrusunu yaptı ve Batman halkı da onu ve onun bu yaptığını sahiplendi…

Umut ediyorum Vali Yılmaz Arslan’ın bu güzel barış çıkışı Türkiye’ye yayılır ve Türkiye’de sulh oluşur…