Batman'ın sorunları şu an ülke sorunlarına benziyor, o an konuşuluyor ve unutulup gidiyor. Sorunlara yaklaşım klasik davranış modelinde ve bu model;  az iyileştirme politikası ve yüreklere dokunan konuşmalar dahilinde oluyor.

Bizler Batı Batı diye bağırıyoruz ama her nedense şu adamların iyi tarafını kapamıyoruz, nerede kültürümüze ters ve biz dışı şeyler hemen o özellikleri kapıyoruz. Şu Batılıların öyle bir özelliği var ki onları Şıwan Perwer şarkıları gibi muazzam gösteriyor. Bu özellik;

Bilinçli toplum...

Bilinçli bir toplum, sorunları bir orman içinde gezen yaprak eder çünkü bu model doğru olanı destekler ve yanlış olanın mutlaka karşısında olur. Bu bilinçli toplum olaylar karşısında zamanında ve yerinde tepki verir. Yani dün tinerci sokak ortasında adam öldürdü 1 ay sonra bu sorunu çözelim veya temizlik sorunu hallolur gider gibi düşüncelerin olmadığı bir yapıdadır toplum bilinçi.

Bilinçli biri toplumsal sorunları, ailesine olan sorumluluklar gibi görmelidir çünkü bugün başına gelmez olana susarsan eğer yarın başa gelene razı olmak zorundasın.

Nasıl ki Sigmund Freud psikolojinin babası ise bilinçli olmak da bilginin babalığını yapar çünkü bilinçli olmak bilginin nerden geldiğini ve ne olduğunu bilir. Bilinç, bilgiye değer katar ve önemini yükseltir. Kuru bir bilgi, sınav kağıdını doldurmaktan başka bir şeye yaramaz. Belki de ülkemizde bilinçli bir toplumun olmayışı başlı başına kuru bilgiye verilen değerdir.

Sadece şöyle 1 ay içerisinde Batman'da olanlara bir göz atın. Başlı başına 4 veya 5 konu bulabilirsiniz ve bu konular tamamiyle kapanmamış ve yarın dahi karşınıza çıkacak sorunlar ve bu konular bu şekilde çözülmez. Konuları analiz etmek ve üzerinde yoğunlaşmak gerek. Bir konu çözülmeden diğer konuya da geçmek sistemi çökertir.

Batman, insanıyla potansiyeli yüksek bir şehir fakat sorunları olduğu için boğulma sürecini yaşar bir vaziyette. Bu sorunları bilinçli bir toplum vasfıyla hareket ederek çözmek bizleri bu boğulma sürecinden kurtaracaktır. Karmaşık bir yapıdan kurtulmak için istek ve bilinç çok önemlidir.

Aslında bilinçli bir toplumun olmamasının en büyük nedenlerinden biri de paradır. Para ile değişik stratejilerle olaylar gerçekleşebiliyor ve ortada bilinç bir tarafa, toplum adına bir şey kalmıyor. İnanıyorum ki para insanın değil, insan paranın sahibi olacak her daim ve aksi halde toplum adına hiç bir olay da rahata kavuşmayacaktır.

Bu Japon atasözünü de bilmekde fayda var;

Bir ihmal yüzünden bir çivi kaybolur,
Bir çivi yüzünden bir nal kaybolur,
Bir nal yüzünden bir bacak kaybolur,
Bir bacak yüzünden bir at kaybolur,
Bir at yüzünden bir savaş kaybolur,
Bir savaş yüzünden bir memleket kaybolur.

Yarınınızın, bugününüzden daha iyi olması dileğiyle, hoşçakalın...