Huzur ve barış elbisesi herhalde birilerine çok geniş gelmiş olmalı ki, ortalığı yine savaş alanına çevirdiler. Ülkenin birçok yerinde olduğu gibi ilimiz de adı demokratik ama içi şiddet dolu eylemlere sahne oldu.

            1990´lı yılları geri getirmek isteyenler bu milleti sevmiş olamazlar. Onların Kürt halkını sevdiğini ve Kürt halkının barış ve huzuru için çabaladıklarına da inanmıyorum.

            Cumhuriyet tarihi boyunca bu denli cesur demokratikleşme adımları atılmadığını herkes biliyor. En çok yakındığımız faili meçhullerin hesabı sorulmaya başlanmışken, asit kuyuları bir bir açılıp failler adalet önüne çıkarılma aşamasındayken, bütün bunları görmezden gelip süreci tersine çevirmek kimin işine yarar.

            Batman´ın birçok alanda geri kaldığından, yeterince yatırım yapılmadığından, özel sektörün yatırım yapmadığından yakınıp dururuz. İşyerinin camları kırılan, bankası ateşe verilen bir yatırımcı buraya yatırım yapmak için bir değil bin kez düşünür. Bu ortamı yaşayan bir memur bir an önce bölgeden ayrılmak için elinden geleni yapmaz mı? Hangi öğretmen sınıfının üçte biri öğrencilerinin eylemlere katıldığı, taş attığı bir ortamda rahat olabilir?

            Antidemokratik uygulamaları protesto etmek, eleştirmek herkesin hakkı. Ama bunu yıkarak, yakarak yapmak kimsenin hakkı değil. Şiddet, şiddeti doğurur. İnsanları sindirmek, korkutmak kolay olabilir. Ama bu durum o insanların sizi sevdiği ve desteklediği anlamına gelmez.

            Çocuk yaştaki gençleri polise taş atmak için yönlendirmek o çocukların hayatını karartmak değil midir? Bu çocukların geleceğiyle oynamak, onları toplum dışına itmek değil midir? Tabii eğer bu çocukların geleceği sizin için önemliyse. Kürt halkının demokratik haklarını, çocuklarını kurban ederek mi arayacağız?

            Günümüz dünyasındaki gelişmeleri doğru okumak herkesin, ama öncelikle topluma liderlik edenlerin görevi değil mi?

             Ortalığı ateşe vererek uzaktan yangını seyredenler bilsinler ki, bu yangın onları da yakar. Çünkü zulüm yanan ateştir ve öncelikle sahibini yakar.

            Yol yakınken ve barışa ile demokrasi ortamına bu kadar yaklaşmışken, bu fırsatı elimizin tersiyle çevirmeyelim. İyi ve güzel işlere sahip çıkıp, hep birlikte kardeşçe yaşamanın hazzını çıkaralım.

            Mücadelemizi demokratik ve barışçı yollardan yapmak için elimizden gelen gayreti gösterelim.

            DTP´ nin kapatılmasının halkın umutlarını kırdığı, beklentileri ters yüz ettiği ne kadar doğruysa, bu karara takılıp kalmak, demokratik mücadele dışında başka yollar aramak da o kadar sakıncalıdır.

            Hep birlikte şiddete, ayrımcılığa, kamplaşmaya karşı çıkalım. Üzerimizde oynanmak istenen oyunları sağduyu ile ancak biz bozabiliriz. Batman´ımıza sahip çıktığımız gibi birlikte yaşamaya da sahip çıkalım. Bölgede OHAL ortamı hazırlayanlara inat, demokratik açılıma sahip çıkalım. Bazı fırsatlar her zaman ele geçmez ve kaçarsa bir kez daha kolay kolay ele geçmez.

            Ve gelin hep birlikte bu kötü günlerin geçmesi için, barış, kardeşlik ve huzur için dua edelim.Ve bizi yaratana şöyle seslenelim.”İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eder misin Allah´ım?”