Batman Üniversitesi Batmanın gözbebeği kurumlarından birisi. Kentimizin her yönden gelişmesi açısından da öncü olan ve olacak olan bir kurumumuz. Bu nedenle bu kurumun gelişimi için herkesin elinden gelen çabayı göstermesi gerekiyor.

Üniversitemiz ile ilgili değerlendirmeye geçmeden önce biraz bilgi sunmanın yararlı olacağını belirtmek gerekiyor. Önceleri Dicle üniversitesine bağlı Meslek yüksekokulumuz bulunmaktaydı. Bu yapının temelleri üzerine, 28 Mayıs 2007 tarihinde 5662 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda ve Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Değişik Yapılmasına Dair Kanunun Ek 88 Maddesi ile Batman Üniversitesi kurulmuştur. Kurulduğunda İnönü Üniversitesi rektörünün vekalet yürüttüğü rektörlük görevinden sonra 09 Eylül 2008 tarihinden itibaren Prof. Dr. Abdüsselam ULUÇAM  rektör olarak görev yapmaktadır.

Üniversitemizde;

 Fen - Edebiyat Fakültesi,

Mühendislik - Mimarlık Fakültesi,

Teknik Eğitim Fakültesi,

Teknoloji Fakültesi,

İslami İlimler Fakültesi,

İktisadi İdari Bilimler Fakültesi,

Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu,

Sağlık Yüksekokulu,

Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu, 

Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 

Fen bilimleri Enstitüsü;

Merkez Meslek Yüksekokulu,

 Kozluk Meslek Yüksekokulu

Sason Meslek Yüksekokulu

Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğretim faaliyeti sürdürmektedir.

Yaklaşık 5 bin öğrenciye öğretim hizmeti verilmektedir.

Üniversitenin şehir içinde kalan merkez kampusu kapasiteye yetmediğinden Raman alanında yeni bir kampus alan belirlendi ve inşaatların yapımına başlandı. Birkaç yıldır süren çalışmalar sonucunda bazı bölümler ve yurt binaları bu alana taşında ancak kampus halen inşaat alanı olmaktan kurtulamadı. Kampusun yerleşkesinin yanlış yapıldığını buradan tekrar belirtmemiz gerekiyor.Şehre olan mesafesinden dolayı alan seçimi yanlış olmuş bize göre ancak artık bu aşamayı geçmek durumundayız. Alan belirlendiğine göre artık yapılması gereken buradaki inşaat çalışmaları ile çevre düzeninin bir an önce tamamlanmasıdır.  Çünkü halen kampus alanı içindeki yollar bile tamamlanabilmiş değil. Hızla ilerleyen tek çalışma kampusa yapılmakta olan camii inşaatından ibaret gibi görünüyor.

Bu üniversitenin her taşında rektör hocanın emeği var. Bunu göz ardı edemeyiz. Ancak sayın hocamız da kabul etmelidirler ki işler çok da hesaplandığı gibi ilerlemiyor. Her ne kadar bu sene açılacak olan yeni bölümler  (İnşaat Müh. Vb) sayesinde kapasite artıyor ise de teknik ve idare anlamda yeni bölümlere ihtiyacımız var. Siyasal bilgiler gibi,mimarlık gibi,hata yeni kapasite ile Tıp Fakültesi gibi..

Bu tür birimler açılmadığı sürece istenen kapasiteye gelmemiz zor görünüyor. İkinci bir husus öğrencilerin barınma meselesidir. Evet, Üniversitemizin Batı Raman Kampusunda Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı 1 blok sosyal tesis, 3 blok yurt binasından oluşan, 2 kişilik odalarıyla 750 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdu bulunmaktadır. Şehir Merkezinde 600 öğrenci kapasiteli erkek öğrenci yurdu bulunmaktadır ancak bu kapasitenin yetmediğini hepimiz biliyoruz. Bir de Kampusta Erkek öğrenciler için yurt bulunmadığından dolayı öğrenciler her gün 10 kilometrelik yolu kat emek zorunda kalmaktadırlar. Hazır bu kadar alan varken yeni yurt yapımı için de gerekli adımların atılması faydalı olur bizce. Şehir merkezinde bulunan özel yurt ve pansiyonların yetersiz olduğunu özellikle yerel yönetimlerin yurt konusunda gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini düşünüyoruz.

Akademik kadro yapısının da yetersiz olduğunu belirtmek gerekiyor. Üniversitenin stratejik planında da verilen bilgilere baktığımızda başta profesörlük ve Doçentlik kadrosu olmak üzere kadroların çoğunluğunun boş bulunduğunu belirtmek gerekiyor. Bu durumda üniversite yönetiminin gerekli adımları atması gerekiyor. Gelecek eğitim ve öğretim sezonunda yeni sıkıntıların katlanmaması için sezon kapanmışken gerekli hatırlatmaları yapalım istedik.

Bir de üniversitemizde yolunda giden ve gidemeyen çalışmalar da var elbet. Sırası ile İdari yapılanmadan başlayarak bu gelişmeleri de kamuoyu ile paylaşmak gerekiyor. Asıl olan üniversitenin geleceği olduğunu göre bu konuda herkesin elini taşın altına sokması gerekiyor değil mi?