Bizler, çektiğimiz acılardan olsa gerek hep bardağın boş tarafına bakmayı yeğliyoruz. Aslında bardağın boş tarafından olaylara bakmak gelişme kaydetmek için çok yararlı olabilmektedir ama bu bakış açısının insanlarda karamsarlık ve ihmalkârlık yaratmaması şartıyla.
Bu kent 1990’lı yılların ağır tahripleri altında en önemli unsuru olan huzurlu yaşamı bir tarafa bırakın yaşamı bile sürdürmekte zorlanan bir kent kimliğine büründürüldü.
Güzelim kent faili meçhul cinayetler, adam kaçırmalar ve intiharlar kenti olarak tanınmak zorunda kaldı.
Oysa bu kentin kendini dünyaya tanıtacak o kadar güzel değerleri ve varlıkları vardı ki…
Ardından siyasal sorunlar nedeniyle sürekli sorunlar yaşamaya başladık. Yaşanan siyasal sorunlar nedeniyle sosyal problemler doğmaya ve büyümeye başladı.
İşsizlik, açlık, perişanlık kendini kapıya dayattı.
Uygulanan sosyal programlar bile kent sakinlerinin derdine çare olmaktan uzak kaldı. Belediye ve valilik aracılığı ile yapılan sosyal yardımlar milyonlarca lirayı buldu. Ancak altyapıya dayalı, sanayileşmeye dayalı gelişmeler nüfus artış hızının gerisinde kalınca yatırımları yetirince çekemeyince ve hemşerilerimiz Türkiye’nin diğer bölgelerine yatırım yapmaya kalkışınca, doğal olarak sorunlarımızı çözme konularında istenen düzeye gelemedik.
Siyasal sorunların çözümü talepleri nedeniyle meydana gelen tartışmalar esnasında kentin gelişmeleri konusunda da fazla farkındalık yaratmadığımızı belirtmek gerekmektedir.
Oysa bu kentte meydana gelen siyasal olayların yanı sıra gelişme konusunda da önemli adımlar atılıyor.
Belediyeler ellerindeki imkânları sonuna kadar kullanarak kentin çağdaş bir kent görünümüne kavuşturulması için çalışmalar yürütüyorlar. Hem merkez hem de diğer belediyemiz aynı çabaların içindedirler. Siyasal rekabet bu alanda işe yarıyor ve kaynaklar yatırıma ve hizmete dönüşüyor.
İktidar partisi olan hükümet siyasal alandaki çözüm mantığını veya görüş açısını yatırım yaparak göstermek istiyor. Bu çok önemli bir yatırım olanağı sağlıyor. Hele hele maliye bakanının bu kentin milletvekili olması kim ne derse desin bu kentin gelişiminin hızlandırılması açısında olumlu bir katkı sunacaktır.
 Yaşama bakış tarzı ister İngiliz olsun ister Fransız ama kendisi Gercüş doğumlu ve doğduğu yerlere fırsatını yakalamışken bir şeyler yapmanın derdi ile hareket etmeye çabalıyor. Bu avantajın bütün Batmanlılar tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğini unutmamak gerekir. Seçim zamanlarındaki yüklenmeleri bir tarafa bırakıp yatırımlar konusunda Sayın Mehmet Şimşek’in varlığını bir avantaj olarak kullanmak gerekir. Beğensek de beğenmesek de hükümetin bütün ülkenin hükümeti olduğunu, biz ne dersek diyelim kendisinin de kendini bir Batmanlı olarak tanıttığını unutmadan olgulara yaklaşım göstermenin bu kentin gelişimine katkı sunacağını düşünüyorum.
Batman 1927’lerde 500 nüfuslu bir köydü. Yıl 2011 ve Batman ilçeleri de dâhil edildiğinde 510 bin insana sahip bir il durumundadır. Kent merkezinde yerleşik olarak yaşayan vatandaşlarımızın sayısı 350 bini aşıyor.
Sağlık alanında kamu ve özel sektör yatırımları olarak toplamda on’un üzerinde hastanelerimiz mevcuttur. Bu alanda yatak kapasitesi binin üzerindedir.
Milli eğitim yatırımları ve üniversite yatırımları bütün canlılığı ile ilerlemektedir. Bu nüfus artışına rağmen okulların eğitimi aksatmayacak düzeyde olması bile önemli bir unsurdur. Yeterlimidir elbette değil ama yeterli olması için gerekli olan yatırımı sağlayacak olan imkânları(!) kullanmak da her haldi İngilizlerin talebi ile değil bizim talebimiz ile gerçekleşmelidir.
Ulaşım açısından demiryolu, Hava yolu ve karayolu ağına sahibiz. Organize sanayi bölgesinde yatırımcılara alan yaratma konusunda artık sıkıntılar oluştu bu konunun çözümü için çalışmalar sürüyor. Batman sulama kanalı ve Batman çayı havzası ıslah projeleri çalışmaları devam ediyor.
İluh deresi ıslah projesinin yaşama geçirilmesi çalışması devam ediyor. Tekstil konusunda hızlı bir ilerleme kaydediyoruz ve bu kent güzelleşerek gelişiyor.
Biraz sükûnet ve huzur ortamı sağlanabilirse insanlar sorunlar yerine çözümler konusunda odaklanırsa bu kenttin bir yaşam cennetine dönüşmemesi için bir neden yok.