Avrupa demokrasisi ve İnsan Hakları Aracı-Türkiye programı çerçevesinde finansal olarak desteklenen ve Global Dialogue tarafından ek finansmanı sağlanan,” Belgeleme ve raporlama yoluyla Türkiye’de ayrımcılıkla mücadele projesi” çerçevesinde Bilgi üniversitesi İnsan Hakları hukuku uygulama ve araştırma merkezinin Kent konseyi ile işbirliği yaparak gerçekleştirdiği seminer cumartesi günü ilimizde gerçekleştirildi.
Bir gün süren çalışmalar sırasında Kavramlar, Hukuksal Temeller, izleme ve Belgeleme konularında katılımcı STK temsilcilerine bilgi verildi. Burcu Yeşiladalı, Gökçiçek Ayata, Ulaş Karan ve İdil Işıl Gül tarafından verilen seminer de ülkemizde var olan ayırımcılık yapısı ve yapılması gerekenler konusunda bilgiler aktarıldı.
Seminerde Uluslar arası ve ulusal mevzuatta konu ile ilgili durumun ne olduğu ve bu durumlar konusunda neler yapılacağı tartışıldı.
2009 tarihinde başlayan çalışma ile ülkemizde;
 Etnik köken,
Din veya inanç,
Cinsel yönelim
Engelliler konusunda var olan sorunlar, uygulanan ayırımcılık yöntemleri, yasaların durumu ve pratikteki durumlar konusunda grup çalışmaları ile tespitler ve değerlendirmelerde bulunuldu.
Çalıştayda Türkiye’de iki konuda yasal olarak ayırımcılık yapıldığı (Çingenelerin iskanı,..) vurgulanırken diğer alanlarda yasalara bakıldığında ayırımcılığın görünmediği ancak uygulamada değişik türde ayırımcılıklara şahit olunduğu ortak fikir olarak kabul gördü.
Doğrudan ayırımcılık,
Dolaylı ayırımcılık,
Taciz,
Mağdurlaştırma,
Makul uyumlaştırma,
Olumlu önlemler,
İspat yükümlülüğünün yer değiştirmesi gibi konuların başlıklar halinde tartışıldığı ortamda STK temsilcileri bölgemizdeki uygulamalar konusunda bilgi paylaşımı gerçekleştirerek yapılması gerekenler konusunda tartışma yürüttüler.
Ayırımcılıkla mücadele konusunda istenen sonuçlara varılabilmesi için vatandaşların da duyarlılığının olması gerektiği, görülen yanlışlıkların mutlak suretle yazılı olarak yetkili makamlara iletilmesi gerektiğini vurgulayan sunumcu öğretim üyeleri ABD ve Avrupa ülkelerinin bu alanda bizden ileride olduklarının da altını çizdiler.
Ayırımcılık uygulamaları konusunda yargı yoluna başvurulması gerektiğini de hatırlatan eğitimciler yargıya intikal etmiş ve olumlu olarak sonuçlanmış tek bir dava bulunduğunu diğer davaların tamamının istenen anlamda sonuçlanmadığına vurgu yaptılar.
Sadece yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı aynı zamanda yasa uygulayıcılarının kanaatlerini kullanırken kendilerini önleyici tedbir alanların yerine koymaktansa işin boyutuna tarafsız bakmaları gerektiği aksi durumda yargılayanların kendilerini taraf olarak görmeleri durumunda istenen sonuca varmanın zor olacağı hatırlatıldı.
Ekim 2010 tarihinde sonuçlanacak olan proje ile bu alanda bir altyapı hazırlığının gerçekleştirilmesi de hedefleniyor.