KCK yürütme konseyi başkanı Murat Karayılan yaptığı basın açıklaması ile 21 Mart 2013 tarihi başlangıç olmak üzere 23 Marttan itibaren ateşkes sürecine girdiklerini açıkladı. Hükümetin eylemsizlik veya çatışmasızlık olarak olumlu değerlendirdiği bu ateşkesin hem oluşum süreci hem de uygulama süreci açısından oldukça önemsenmesi gerektiği açıktır.
15 Ağustos 1984 tarihinden başlayan “ateş” komutu zaman zaman çözüme hizmet etme adına durdurulduysa da meydana gelen olaylar yüzünden başarılı bir sonuca ulaşamadı. Sürecin başarısızlığa uğraması için her iki tarafta da provokasyon olarak değerlendirilecek gelişmelerin yaşandığını bilmekteyiz.
Turgut Özal döneminde sorunun bitirilmesi için adımlar atılmaya başlanınca sürecin gelişiminden rahatsız olan çevreler sonucun Özal’ın yaşamının sona ermesi ile biten girişimleri başlattılar. Ardından gelen çözüm çalışması Erbakan’ın başını yedi. Dönemin ılımlı askeri ve sivil bürokratları tek tek görünmez kazalara kurban gitti. Ardından çetelerin iç yüzleri ortaya çıkmaya başladı. Susurlukların ortaya çıkması ile memleketin ne hale geldiği ortaya çıkmaya ve anlaşılmaya başlandı. Sadece o kadar değil tabi. Ateşkes oldu süreç Bingöl de sekteye uğradı.33 Asker pusuya düşürtülerek öldürtüldü. Ateşkes oldu Silvan’da operasyon düzenlendi ve yine çatışma çıktı ve süreç sekteye uğradı.
Şimdi altyapısı diğerlerinden farklı olan, sorunun muhataplarının birebir görüştükleri ve üzerinde uzlaşmaya vardıkları, toplum genelinde temkinli ve ihtiyatlı karşılansa bile genel kabul gören bir süreç sürmektedir. Taraflar belli, yapılanlar detayları bilinmese bile izlenebilmekte, barış niyeti net olarak ortaya konulabilmektedir. Üstelik taraflar olabilecek provokasyonların hazırlıklısı olarak hareket etmektedirler. Bu nedenle umutlu olmak için çok neden var. Ve böylesi bir dönemde İmralıdan gelen çağrıyı değerlendiren KCK yürütme konseyi başkanlığı “Ateşkes” diyor.
Bu ateşkesin ne anlama geldiği açık. Ardından gelen adımların ne olacağını beklemek gerekiyor. Öcalan mektubundan ve basına yansıyan aktarımlara göre KCK silahlı güçlerinin sınır dışına aşamalı olarak çekilmesi söz konusu olacak. Bu ikinci adım ve karar için bazı adımların atılması gerektiği açık. Bu anlamda istenen meclis garantisinin neyi kastettiği tam olarak anlaşılabilmiş değil. Bu nedenle olacak ki hükümet ve başbakan sorunun ve çözümün muhatabının hükümet olduğunu bu nedenle meclisin muhataplığı ve karar almasını gerektirecek bir durumun şimdilik söz konusu olmadığını açıkladı. Buna karşın “Akil Adamlar” komisyonunun kurulması çalışmalarını başlamış olması veya başlatılmış olması olumlu bir gelişme olarak kabul edilmelidir. Ancak bununla birlikte hakikatler komisyonunun helalleşme adına sağlıklı bir adım olacağının akıldan çıkarılmaması gerektiği bilinmelidir.
Silahların susturulması emrinin verilmiş olması sorunun konuşma ve diyalog yöntemi ile çözümü konusunda temel bir belirleme olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu karar konunun siyasal ve sosyal boyutlarının tartışılmasına zemin hazırlayacak olan bir karardır. Bu aşamadan sonra izlenecek olan strateji toplumun genel kabulünü gören kesimlerin sürece dahil edilmesi olacaktır. Sadece bu değil elbet. Ateşin kesilmesi ile oluşan olumlu havanın iletişim araçları vasıtası ile değerlendirilmesi toplumsal uzlaşmanın sağlanmasının gereklilikleri açısından önemlidir. Memleketin yazarçizer takımının sürecin olumlu yönlerine halka aktarmaları oldukça önem arz etmektedir. Kısacası aklımızda bin bir soru olsa bile cevaplar ikna edici olmasa bile bardağın dolu tarafından olayları incelemek gerektiği açıktır.
Sonuç olarak KCK yürütme konseyi adına açıklanmış olan ateşkes ilanı olumlu bir adımdır. Çözüm sürecinin yürümesi için gerekli ve zorunlu bir adımdı ve gerçekleştirildi. Bunun her kesim tarafından iyi anlaşılması gerektiği kanısındayız. Ateş denilerek, operasyon denilerek sürdürülen süreçlerin sonucu ortadadır. Bu nedenle Ateşkes denilerek başlatılan sürecin de değerlendirilmesi gerekir. Bu adımın karşılığı olan adımların atılması gerektiğini her halde söylemeye gerek yok. Resmen açıklanamasa bile operasyonun “O” sunun dahi gündeme alınmaması gerektiği açık. Herkes iyi niyetli olmalı ki iyi şeyler olmaya devam etsin.
Next